·234 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Eylül 2024 15:36 Amerika'nın Çehov'u olarak anılan John Cheever ile ilk tanışmam "Bullet Park" kitabı ile oldu. Amerikan taşrasını ve taşranın insanlarını, onların hallerini çok başarılı şekilde anlatan yazarın öykü kitapları olduğunu öğrenince çok sevinmiştim. Yüzücü kitabını da yine keyifle okumuştum.
Ey Yıkılmış Hayaller Şehri'nde 13 tane öykü var. Hepsi taşrayı ve taşrada yaşayan insanları; onların bazen küçük bazen büyük dertlerini anlatıyor. Ama anlatımı o kadar güzel ki bir anda kendinizi öykünün anlatıldığı atmosferde düşünmeye başlıyorsunuz. Yazar bizi evlere, odalara, zihinlere, düşüncelere, davranışlara misafir ediyor.
Mesela kitaba adını da veren "Ey Yıkılmış Hayaller Şehri" öyküsünde kasabada yaşayan o küçük insanlardan birisi olan Evarts Malloy (gece vardiyasında çalışan otobüs şoförüdür ) bir oyun yazmaya çalışır ve bu oyunu New York'ta yaşayan bir prodüktöre satıp para kazanmak , bu yolla da hayatını değiştirmek ister. Tabii New York'taki o insanlarla baş edemez. Hikayeyi okurken Evarts'ın saflığına hem kızdım, hem üzüldüm.
Shady Hill'in Hırsızı, Domuzun Kuyuya Düştüğü Gün, Apartman Sorumlusu, Noel Yoksulları İçin Hüzünlü Bir Bayram ve Ey Yıkılmış Hayaller Şehri öyküleri en sevdiklerim oldu. Yürek burkan öyküler yazan yazarı ve kitaplarını ,öykü severlere tavsiye ederim...