GölgesizlerHasan Ali Toptaş
"Tıpkı o çöp kamyonu gibi belki bu gece ben de kaybolacağım diye düşündüm. Ya da çoktan kaybolmuştum. "
İki taraflı anlatılan bir kitap. Bir bölüm köy hayatına değinirken diğer bölüm ondan bir parça taşıyan şehir hayatı. Olaylar köydeki berberin kaybolması üzerine başlayıp ilginç olaylarla devam ediyor.
Yazarın zamanlar , mekanlar arası gel git yapması benim için başlarda oldukça kafa karıştırıcı olmakla beraber canımın sıkılmasına yol açtı ancak buna rağmen okunmaya devam ettikçe insanı içine sürükleyen mantığa yatan bir kurgu. Okurken zihni açık tutmak olayları iyi kavramak lazım. Kitaptaki karakterlerin kayboluşu o kadar fazlaydı ve iyi işlenmişti ki ben de okurken kaybolduğumu hissettim. Yazar sürekli olarak insanın kendini sorgulaması, varlık yokluk meselesi, içten içe olan çatışmalar, aidet duygusundan yoksunluk sorunlarını ortaya koymuş. Satırları okudukça bu soruları kendime sormaktan kaçınamadım.
Boşlukta hissi içi kaplarken bu kitabın tıpkı rüzgarda süzülen yaprak hissiyatı verdiğini düşünüyorum (boşluk/savrulma/aidetsizlik). Kesinlikle okuduğuma değdi. Şaşırtıcı sonuyla ( şaşırma sebebimde olayların daha iyi aklıma yatması da etkili.) akla kazınabilecek türdendi.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Can Yayınları · 200014,1bin okunma