Kendim bildim bileli Galatasaray'lıyım. Neden bu takımı tuttum, kimden etkilendim hatırlamıyorum. UEFA kupasını aldığımız seneyi ve o kadroyu hatırlıyorum. O günden sonra pek ilgilenmedim. Okan Buruk gelince tekrar başladı futbol sevdası. Çünkü Okanlı kadro benim ilk gençlik yıllarımdı. Sonra Okan Buruk bende hayâl kırıklığı oldu. Gençlere hiç yer vermemesi, bir tane bile futbolcu parlatamaması vesaire. Hep hazırcı. Şimdi bakıyorum da bir Galatasaraylı olarak Torrera'yı hic sevmiyorum mesela. En ufak bir şeyde kendine yere atması midemi bulandırıyor. Sonra diğer futbolcuları düşündüm. Şöyle oturtup çay içebileceğim bir tek Kerem Aktürkoğlu vardı. O da gitti. Şimdi takımla hiçbir aidiyetim kalmadı. Epeyi uzun bir ara daha futbolla ilgilenmem herhalde. Bu yazıyı sonuna kadar kim okur, o da ayrı bir mesele.