·61 syf.····Okunma: 07 Eylül 2024 19:49 Aleksandr Puşkin' in sadece bir şair ve yazar değil, aynı zamanda bir antropolog edasıyla yazdığı, seyahatname özeliği taşıyan roman.
Kitabın konusu 1829 yılında Türk Rus savaşları esnasında Puşkin' in Erzurum'a gelirken aldığı notlardan oluşmakta, edebi yönü ise zayıf kalmış, seyahatname tarzında bir roman.
Rus edebiyatının babası olarak nitelendirilen puşkin, bu romanında maalesef objektif kalamamış, dini duygularını da ön planda tutarak Türk halkını ve kafkasya halklarını (Ermeniler hariç) küçük görmüş ve aynı zamanda bir paşanın sarayındaki hareme zorla girdiği bölümü anlatırken bunun bir Avrupalıya bile nasip olmayacağını belirterek hem kendi ile gurur duymuş hem de Rus anlayışının ne kadar ahlaksızca olduğunu bize yıllar öncesinden bir kez daha hatırlatmış.
Ayrıca bir iktidarın akıl ve gerçeklikten uzaklaşarak maddi ve idari gücünü kaybedince halkını nasıl aciz bir duruma getirebileceğini acı ve tanıdık bir şekilde tekrardan göstermiş.
Puşkin' in bu kitabındaki Türk halklarının durumu bize geçmişten gelen bir tarihi ders olmalı, Devlet ve Millet olarak aynı hatalara düşmemeliyiz.
İyi okumalar...