Uzun zamandır hacmi sebebiyle erteleyip durduğum Albert Cohen'in 1968'de kaleme aldığı Efendinin Güzeli kitabını bir hafta gibi kısa sürede okumuş olmanın haklı gururunu yaşıyorum.İlk önce şunu söyleyeyim çok yorucu bir okuma maratonu oldu:Neden derseniz; 928 sayfa süren bu kitabın küçük puntolarla yazılmış olması sebebiyle sayfalar bir türlü ilerlemezken, yazarın bazı bölümlerde hiç nokta koymadan onlarca sayfa süren paragrafları da (ki bu uzun paragraflar genellikle bilinçakışı tekniği ile yazılmış) ayrıca çaba ve sabır gerektiriyordu. Bu bakımlardan her tür okura hitap ettiğini söyleyemem; ilgilisine ve yeterince zamanı olanlara tavsiye edebileceğim bir kitaptı. Gelelim kitabın içeriğine:
Yunan asıllı, Fransa vatandaşı, Milletler Cemiyeti'nde üst düzeyde görevli, aynı zamanda Yahudi olan (bu bilgi kitabın kurgusu ve içeriği açısından önemli bir detay) olan Solal adlı karakterimizin, kendinden alt pozisyonda çalışan memurunun karısı Ariane ile ilişkisini anlatan bir aşk hikayesi gibi görünse de; insana, doğasına, en ilkel eğilim ve dürtülerine, duygularına, düşüncelerine, bilinçaltında yatan avcı toplayıcı ruhuna, kadın ve erkek olmaya, bireysellik ve toplumsallığa, güzelliğe ve çirkinliğe, bunların tanımlarına, davranış kalıplarının, sözlü ve sözsüz iletişimin farklı çevrelerde yorumlanış ve anlamlandırılmasına dair; yerine göre acımasız, yerine göre bence çok isabetli kimi zaman aşırı bulabileceğiniz tespitlerin uzun uzadıya,bıkmadan usanmadan, tekrarla anlatıldığı bir kurgu hazırlamış yazar bizlere.En çarpıcı tema olarak da güç ve güzelliği kullanmış. Tabii bu kurgunun sadece bir yönü.
Kurguyu şekillendiren diğer bir unsurda, ki romanımız 1935'li yıllarda geçiyor, Avrupa'daki antiseminist hareketler, Yahudi karşıtlığı, 2.Dünya Savaşı'nın ayak sesleri, ırkçılığın saçtığı dehşet yer yer mistik anlatımlarla, yer yer dini motifler kullanılarak, kimi zaman hayal gücünün de sınırlarını zorlayan bir anlatımla kitapta yerini alıyor.
Kendi aşklarının yoğunluğunda boğulan ve kendilerini ölüme sürükleyen bir çiftle; dünyayı ve insanlığı karanlığa boğan savaş ve ırkçılığın birlikte işlendiği sıra dışı bir metindi.