·222 syf.····Okunma: 06 Eylül 2024 16:07 Okuduğum bilgilere göre eser, yazarın 1931’de Aydın’daki cezaevinde yatarken tanıştığı Yusuf’un yaşadıklarından yola çıkarak kaleme alınmış. Gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması bende daha çok merak uyandırdı diyebilirim.
Daha çok öykü türünde eserler verdiğini bildiğimiz
Sabahattin Ali’nin ilk romanı "Kuyucaklı Yusuf”
Romanda Anadolu insanının yaşam mücadelesi ve toplumsal adaletsizlikler ele alınmış. İnsanlara, suçlarına göre değil de sosyal statü ve maddi durumlarına göre ceza verilmesi, mahkemelerin sembolik olarak varlığını sürdürdüğünü ve adalet olgusunun işlenmediğini gösteriyor.
Sade ve akıcı dili aynı zamanda betimlemeleriyle beni kendine bağlayan bu eserde en çok beğendiğim kısımlardan biri Yusuf’un Muazzez’e karşı duyduğu o saf sevgiydi.
Henüz 9 yaşındayken ailesinin eşkıyalara kurban gitmesiyle kimsesiz kalan Yusuf’un Kaymakam Salahattin Bey tarafından evlatlık alınıp Balıkesir’in bir köyü olan Edremit’e götürülmesiyle başlıyor roman.
Edremit’teki zengin kesmin devlet memurlarıyla işbirliği yaparak oluşturdukları adaletsiz düzene Yusuf’un başkaldırışları, mücadelesindeki yalnızlığı ve iç dünyası akıcı bir dille anlatılmış.
Yalnız kitabın sonu hiç beklemediğim bir şekilde bitiyor. Bence bu kitabın kurbanı Muazzez oldu. Çünkü; Yusuf kitap boyunca ona iyi niyet beslemeyen herkesi öldürerek intikamını alıyor fakat Muazzeze kasıtlı ateş etmese de kurşunlar ona da isabet ederek onu hayattan koparıyor. Sonradan dahil olduğu ailenin her bir ferdinin yok olmasıyla Yusuf’un yalnız başladığı hayat hikâyesi yine yalnızlıkla sona eriyor.
Ben okurken çok keyif aldım, sizlere de keyifli okumalar diliyorum efenim :)