Okumalarima Reşat Nuri ile devam etmek istememin nedeni, yazarın kalemini özlemiş olmamdi. Hakikaten insan zaman zaman sevdiği yazarları özlüyor. Tam böyle düşünerek kitaplığımda uzun zamandır beklemekte olan Acımak isimli romanına denk geldim. Okumadığım kitaplarından biri olduğu için hemen başladım.
Kitabın kahramanı olan Zehra, yaşadığı kötü çocukluğunun suçlusu olarak gördüğü babasından nefret etmektedir. Anadolu ' nun bir kasabasında öğretmenlik yapmaktadır. İdealist ve disiplinli aynı zamanda adından söz ettirecek kadar yetenekli bir öğretmen olduğu halde asla merhamet duygusu yoktur.
Bir gün babasının ölüm döşeği haberini alır ve istemeyecek İstanbul' a gelir. Ancak babasını kaybetmiştir. Kendisini bir sürpriz beklemektedir. Babasının hatıra defteri. Cenaze gecesinin sabahına kadar okuduğu bu defter, onun babasına olan bütün bakış açısını değiştirir. Defterde yazanlar gerçekten yazarın usta kalemiyle okuyucuyu ters köşe yapmaktadır. Cenaze sonrası okuluna dönen Zehra artık acıma duygusu ile gerçek bir öğretmen kimliğine kavuşur.
Ben çok etkisinde kaldım kitabın. Hiç bir şey göründüğü gibi değildir. Yaşam insana bunları hep hatırlatır, gösterir. Bizler buna rağmen önyargılarımızda ısrarla devam ederiz. Reşat Nuri kitaplarını seviyorum..