Spoiler İçerir!
Puan vermedi·517 syf.··
2024 8. kitabı
En başta martin ruthların evine gittiğinde bir yağlı boya resmi görüyor uzaktan baktığında onu büyüleyip kendine çeken resme yaklaştığındaysa özensiz ve göze hoş gelmeyen fırça darbelerinden oluştuğunu fark ediyor kendi kendine ne kadar dalavereli bir resim diye düşünüyor. Esasında yazar tüm kitabın özetini ilk sayfalarda okuyucuya sunmuş bile :) Diğer incelemelerde bazı kişiler keşke onla arkadaş olabilsem tam benim kafadan tarzı şeyler yazmışlar ama ben tam tersini düşünüyorum. Martin Eden en başında da pembe bir fanusun içindeydi en sonunda da, evet farklı fanuslar ama içindeydi işte. En başta kendi kesiminden nefret etti onlarla konuşmak yüz yüze dahi gelmek istemedi kendini yüce gördü onların yanında ve hep burjuva kesime hayranlık duyup onlardan olmak istedi. Sonra bu hedefine ulaştığında ise bu sefer burjuvaları küçük görmeye başladı onlara beyni boş olan yapmacık küçük insanlar gözüyle bakmaya başladı onların yanında da kendini yüce gördü. Yani bu arkadaş bir tık garip herkesin yanında kendini en akıllı zannediyor kalan herkesi gerizekalı görüyor gibi bir şey. Biraz narsistçe bile denebilir. Demem o ki onla arkadaş olsaydınız onun kadar mükemmel derece de felsefe okuyup bilmediğiniz sürece sizi de küçük görecekti gururunuz incinmiş şekilde küfürler yağdıracaktınız. Evet yazarın ve Martin’in ağzından okuyunca öyle değilmiş hayatın oyununa kanmış gibi gözüküyor ama dışardan bakınca tam da anlattığım gibi bir adam bence. Zaten Brissenden’in şiirini de sırf para için dergiye sattı bu bile sanıldığı kadar iyi bir insan olmadığını kanıtlar cinsten. Ruthla en başından beri olmadığını düşündüğüm en sonunda kendisinin de olmadığını fark ettiği aşkına gelirsek de bu konuda kendisi de en az Ruth kadar sahtekarca davrandı. En başta onun entelliğine, ait olduğu tabakaya aşık oldu ve o aşkı kızın kendisine olduğunu sandı. Kızı fark etmeden kullandı esasında. Ben Ruth’a kızamıyorum çünkü herkes gibi davrandı hatta bir tık bile daha iyi davranmış olabilir. Çünkü sürekli çalışan ama başarılı olamayan açlıktan ağzı kokan bir sevgili düşünün kim olursa olsun bir süre sonra inancını yitirir ve terk ederdi zaten ama sonradan gurursuzca geri dönüp af dilemesi alçaklık ona lafım yok ama en başındaki aşk konusunda Ruth’un Martin’den daha gerçek olduğu bir aşikar. Dediğim gibi Ruth’u suçlamıyorum ama bu ona hak verdiğim anlamına da gelmiyor o da kendi geldiği tabakaya göre görece idare eder biri. Kısacası bana göre Martin kendi etti kendi buldu en başından ait olduğu toplumu aşağılamamalıydı,başkalarına özenmemeliydi eğer çok istiyorsa sadece kendini geliştirmeye bakacaktı yine içine kapanacaktı belki ama en azından hayal kırıklığına uğrayıp intihar etmemiş olurdu. Son bir şeyden daha bahsetmek istiyorum onca sayfa yazıların reddedildiğini okuduk bir anda nasıl kabul almaya başladı orası kopuktu bence yani Brissenden’in ya da başkasının yardımıyla olmuş olsa daha gerçekçi olurdu diye düşünüyorum. Okurken çok zevk aldım yazarın ve çevirmenin dili övülmeye değer evet her şeye sövdüm ama kitabın üslubu çok güzel ve kesinlikle okumaya değerdi.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.