Bu yazardan okuduğum 4.kitap oldu. Her eserinde ayrı bir tat bırakıyor. Okurken insana kattığı şeylerin yanında ders niteliğindeki kurgularda verdiği mesajlar da çok yerinde ve güzeldi. Yazarın tabiat aşkını da romanlarında hissettirmesi ve bu perspektiften baktırması da ayrıca bir güzellik benim için. Yazarın kalemini okuyunca doğunun o dondurucu havasını hissederken sınırın sıfır noktasında yaşananları soluksuz okuyoruz. Yazarın sınıra yakın köylerde yaşananları aldığı romanlar çok gerçekçi. Bunu da oralara yaptığı ziyaretlere kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Buda yazarın gözlem gücünün ne kadar iyi olduğunu benim gözümde kanıtlıyor.
Adelya Antalya ilinde yaşayan, varlıklı bir ailenin kızıdır. Üniversite sınavında son tercihi olan iletişim fakültesini okumak için Van iline gider. İlk başta aksi tavırları ile ortama ayak uyduramaz.Bir gün bir sürpriz ile karşılaşır ve bir plan yapar. Aralarına karışıp onlardan biri gibi davranacaktır. Bu sayede ne yapmak istediklerini öğrenecektir. Ama zamanla ortama ayak uydurur. Okuldaki kulüp ile yaptığı zorlu bir yolculuk bütün hayata bakış açısını değiştirecektir. Taha isimli muzip genç ile yapacakları çılgınlıklara kendisi bile inanmayacak, ona karşı hayranlık duyacak ama asla aşk yaşamayacaktı.Taha sürekli yaptığı eşek şakaları ile kulübü yolculukta bezdirmişti. Bir gün daha da ileri giderek ortalığı karıştıracaktı. Kitabı okurken Van'ın Doğa harikalar üzerinden geçerken, Çaldıran'ın dondurucu soğuğu ile nefeslerimiz kesilecek. Sonunda ise büyük bir sürpriz bizi bekleyecek. Okulu bitiren Adelya'yı sonrasında nasıl bir hayat bekliyor? Taha'ya neler olacak? Heyecanla okuyağınızı düşünüyorum.
Hayallerimiz peşinden koşmanın, bu uğurda çaba sarf etmenin önemini bir kez daha anlarken, yazarın da dediği gibi Edebiyatta çöpe dönen eserlerden, önüne gelenin yazar olmasından duyulan üzüntüye kesinlikle katılıyorum. Nitelikli eserlerin her zaman bizi bulması dileği ile.Emeği geçen Meral Aydın teşekkür ederim.