Puan vermedi·56 syf.····Okunma: 18 Şubat 2024 14:32 “Ben çalışmaya karşıyım.” repliğini akıllara getiren bir kitap olarak Tembellik Hakkı karşınızda. Fakat kitapta bu çalışmaya karşı olma durumu işten kaçma çerçevesinde nitelendirilmiyor. Çalışma kavramı bambaşka bir açıdan ele alınıyor. Yazar “Emeğini para karşılığında sunan bir yurttaş, kölelerin seviyesine düşer ve uzun yıllar ceza çekmesini gerektiren bir suç işler.” diyerek insan emeğine dayalı çalışma biçiminin zamandan, sağlıktan fazlaca şeyler götürebileceğini savunuyor. Bu yönüyle tartışmalı bir konuyu irdeleyen yazar, makineleşmeyi ve dolayısıyla teknolojiyi insan emeğine dayalı çalışma biçimini ortadan kaldırabilecek ve insana boş zaman yaratabilecek deyim yerindeyse bir nimet olarak değerlendiriyor.
Ücrete dayalı çalışma biçiminin önce fiziksel sonra da ruhsal çöküşe sebebiyet verebileceğini savunan yazar, ilginçtir ki Marx’ın damadı. Farklı görüşlerin bir ailede yer edilebileceğini ve ileri sürülebileceğini de bizlere hatırlatan bu eser dikkatle okunduğunda tembellikten ziyade düşünmenin önemine dikkat çekiyor diyebiliriz. Keyifli okunmalar dilerim.