Herkese selâmlar..
Halil Cibran uzun zamandır okumak istediğim ama bir türlü başlayamadığım bir yazardı.
Meczup ise okuduğum ilk kitabı oldu.
Kitabın ismi de bir hayli dikkatimi çekti ve okumak istedim.
Meczup nedir ve kime denir diye soracak olursanız:
•Tasavvuf yolunda ve Allah aşkı ile aklını diğer düşüncelerini kaybetmiş kişi, aklını yitirmiş kimse.
•Meczup olmak: Allah'ın katında onun sevgisini ve rızasını kazanarak yükselmek, ermek, deli ve divane olmak.
Kitap baştan sona çok güzeldi o kadar güzel ifadeleri vardı ki bol bol alıntı paylaştım bazı yerlerde durup istişare ettim, bir solukta bitebilecek bir kitap olmasına rağmen anlam derinliği bir hayli yüksek. Sizi daraltmayacak şekilde yazılmış. Akıcı ve sade devam ediyor.
Deneme tarzında yazılmış olmasına karşın yer yer kısa öyküler ile de desteklenmiş.
Üslup ve konuyu işleyiş biçimi de çok güzel.
Beğendim, Halil Cibran'ın diğer eserlerini de okumayı düşünüyorum ilerleyen zamanlarda.
Henüz sizde okumadıysanız, bir yerden başlangıç yapabilirsiniz.
Tavsiye ederim...
Beğendiğim bir kaç alıntıyı da eklemek istiyorum..
Ne var ki, hatıra, rüzgârda bir an fısıldaşan ve sonra sesi hiç duyulmayan bir güz yaprağından başka nedir ki!
Hüznüm doğduğunda, onu özenle besledim, sevgim ve şefkatimle üzerine titredim.
Ve Hüznüm büyüdü, bütün canlı varlıklar gibi güçlü, güzel ve derin hazlarla dolu.
Ve Hüznüm'le ben, sevdik birbirimizi; bizi kuşatan dünyayı da sevdik, çünkü Hüznüm'ün müşfik bir kalbi vardı ve benim kalbim de Hüzün sayesinde müşfikti.
Arzu doyurulmadığında, tutku amaçsız kaldığında hangi huzurdan söz edilebilir ki?