Osmancık'tan Osman Bey'e, Osman Bey'den Osman Gazi'ye ve Osman Gazi'den, Osman Gazi Han'a giden uzun bir yol....
Eserde, Osmanlı devletinin kuruluşu açısından önemli bir değere sahip Osman Gazi'nin çocukluğundan vefatına kadarki yaşadığı olaylar anlatılmaktadır.
Yazar; dönemin toplum yapısını, aile hayatını ve yaşanan olayları açık, anlaşılır ve akıcı bir şekilde kaleme almıştır. Ayrıca kitapta yer alan diyaloglardaki şiirsel üslup da kitabın daha akıcı bir şekilde ilermesine katkı sağlamıştır.
"Osmanlı'nın sırrı nedir" sorusunun cevabını arayan yazarın Osmanlı kuruluş döneminin dinamiklerini ve felsefesini bugünkü dille inşa ettiği romandır. Duvarları süsleyen "Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde, katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana. Ey Osmancık bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengenlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana"
“Dünyâ’yı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüz, oğul. Hırsımız,sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor, sonra da Dünyâ’yı çok büyük görüyoruz.”
"Gönülden istek olunca ıraklar yakındır. Yolları bitmez gösteren isteksizliktir."
Merak edenlere keyifli okumalar