Kitapta Makar Devuşkin ile onun uzak bir akrabası olan Varvara Alekseyevna arasındaki mektuplaşmaları okuyoruz.Her iki karakterin mektuplarını okurken hem biraz başkalarının mahremiyetine girmenin heyecanını hissediyor hem mektubu yazanın hislerine hem de okuyanın anladıklarına ve hissettiklerine şahitlik ediyorsunuz.
Dönemin Rusya'sında ki hiyerarşik düzene ve sınıf ayrımına yapılan bir eleştiridir esasen bu kitap.
O dönemde Rusya'da yaşanılan fakirliği net bir şekilde gözler önüne seriyor.Öyle bir fakirlik ki bu insanlar en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz haldeler.Çay içmenin, çaya şeker katmanın ne denli bir lüks olduğunu size en ince bir üslupla hissettiriyor ve burada sevgili Dostoyevski'nin kaleminin gücünü derinliklerinizde hissediyorsunuz.
Varvara Alekseyevna yirmili yaşlarında genç bir kadın Devuşkin ise ellili yaşlarında bir devlet memuru her ikiside fakirliğin pençesinde ve edebiyatla ilgileniyorlar buluştukları ortak noktalar sayesinde birbirlerini anlıyorlar.