Gönderi

10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2024 55. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 21:55
Kitap, Giresun’un Görele ilçesinden İstanbul’a gelerek bugün Akasya AVM’nin yerinde bulunan Ford Otosan Fabrikası’nda çalışmayan başlayan Ülkücü işçiler; Ömer Bayraktar, Salih Uluğ, Bahri Bilge, Cevat Koca ve Sinan Koca’nın 1978 yılında Ümraniye’de TİKKO terör örgütünün kurtarılmış bölge ilan ettiği o dönemdeki adı 1 Mayıs Mahallesi olan günümüzde Ataşehir ilçesine bağlı Mustafa Kemal Mahallesi’nde gözleri uyularak, cinsel organları kesilerek derileri ve saçları yakılarak öldürülmesini anlatmaktadır. Alper Aksoy tarafından yazılan ve ilk olarak 1983 yılında basılan kitap, 1992 yılında ikinci baskısını yapmıştır. Giresun’dan İstanbul’a çalışmaya gelen 5 işçi, Ford Otosan Fabrikası’nda çalışmaya başlayınca Yenisahra Mahallesi’nde ev tutarak yaşamaya başlar. Bugün nasıl ev kiraları insanların belini büküyorsa o dönemde de aynı sorunlar yaşanmaktaydı. 5 işçi de Yenisahra’ya yakın olan kırsal arazide gecekondu yaparak kira derdinden kurtulmayı düşünür. Türkiye’de Cumhuriyet rejimini yıkıp yerine Sovyet Rusya güdümünde sosyalist bir devlet kurmak için çalışan birçok sol örgütün faal olduğu Türkiye’de, Çin’in komünist lideri Mao’yu kendine örnek alıp faaliyete başlayan TİKKO, 1977 yılından itibaren bu kırsal alanı mesken tutarak kendi kontrollerinde bölgenin gecekondulaşmasına ön ayak olurlar. Bu 5 ülkücü işçi de bölgede bir gecekondu yapmaya başlar. TİKKO militanları, halk komitesi verdikleri halkı sindirme ve baskı altına alma faaliyetlerine bu 5 işçinin de katılmasını ister. Ancak işçiler bunu kabul etmez. Üstelik işçilerin yaptığı gecekonduya terör örgütü çöker. Bunu öğrenen işçiler, teröristlerle konuşmaya gittiklerinde kaçırılır ve saatlerce işkence edilir. Kitabın kapağında roman yazsa da kitapta bahsi geçen isim ve olay tamamen gerçektir. Kitapta yapılan işkenceler detaylıca anlatılmaktadır. Bir işçinin cinsel organı kesilir. Bir işçinin derisi ve saçları ateşle yakılır. İki işçinin gözleri demir çubukla oyulur. Bunlar sadece işçilere yapılan işkencelerdir. Hala ölmemiş olan fakat ağır yaralı olarak can çekişmekte olan işçilerin üzerine şarjör şarjör mermi sıkılarak öldürülürler. Cenazeleri de günümüzde Ataşehir İçerenköy Kayışdağı Caddesi’nin uzantısında yer alan İBB sebze ve meyve halinin oradaki Karaman Çiftlik Yolu’na atılır. Tabi o zamanlar bölge kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdir. Cenazeler, iki gün sonra bulunur. 125 sayfadan oluşan kitap, insanlıktan nasip almayış Solcu TİKKO teröristlerinin vahşi işkenceleriyle öldürülen işçilerin hayatını ele almaktadır. Günümüzün ortalama insanına göre Solcular, hümanist, okumuş, Türkiye’nin aydınlık yüzü olarak kabul görür. Bunda Sol düşüncenin şehirli olması sebebiyle muhafazakar ve milliyetçi insanlara göre daha iyi eğitim almaları ve kültür sanatta sinemada aktif olmaları etkili olmuştur. Ancak görünenin aksine Sol, bir çukurdur. Daha önce iki cilt halinde okuduğum Derin Sol kitabında Sol’un 1965 ile günümüze kadar olan süreçte; Sol içinde farklı fraksiyonlara mensup kişilerin birbirlerini nasıl öldürdüklerini görmüş ve bununla ilgili detaylı bir inceleme de yazmıştım. İnsan haklarından yana olduklarını belirten, hak ve emeği kendilerine slogan yapmış Sol’un 5 işçiye yaptıkları vesikalarıyla ortaya konulan işkenceler Sol’un topyekûn nasıl bir kötülük ve fesat yuvası olduğunu göstermesi bakımından ibretliktir. Burada Sol şiddetin işkencesi ile öldürülen kendilerine göre faşist tarafın destekçiydi. Aytekin Yılmaz da yazdığı çok sayıda kitapta Sol’un kendi mensuplarına uyguladığı Sol şiddeti detaylarıyla ele almıştır. Deniz Gezmiş üzerinden masumlaştırılan Sol, aslında insanlıktan nasip olmamış katil sürüsüdür. İncelemede sert ifadeler olabilir ancak bu ifadeler sadece bu kitapta anlatılanlardan kaynaklı değildir. Gerek Derin Sol kitabında anlatılanlar gerek Aytekin Yılmaz’ın kitapları gerekse de yaşayarak gördüğüm olaylar bunda etkili olmaktadır.
Ümraniye İçinde Vurdular BiziAlper Aksoy · Ocak Yayınları · 198316 okunma
·
115 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.