·280 syf.····Okunma: 11 Eylül 2024 19:29 27 hayat, 27 koca aile. 1961'den itibaren vatanlarını bırakıp bilmedikleri bir ülkeye, umuda yolculuk eden insanların çocukları onlar. Kimi Türkiye'de kimi Almanya'da doğan bu 27 başarılı, örnek insanın hayat hikayeleridir anlatılan.Sürekli dönebiliriz düşüncesiyle bavulları tam açılmayan 'Bavul Çocukları'.
Sürekli yok sayılarak, dışlanılarak, kabul görmeye çalışılarak geçen hayatlar.Hep bir öteki olduğunu hissettiren yaşanmışlıklar.Anne babalarının göç kararı sonucunda Almanya'da yaşayıp ne Türkiyeli ne Alman olabilmek. Nereye ait olduğunu, kim olduğunu sürekli sorgulama durumu.
Almanya'ya çalışmaya giden bu ailelerin çocukları bütün bu zorluklara ve dezavantajlara rağmen parlamak için çok çaba harcamış ve bu 27 hayat hikayesinden de anlıyoruz ki, sadece Türkiye'ye veya Almanya'ya değil dünyaya ilham olmuş, ışık saçmışlardır.
Aralarında BioNTech aşısının mucitleri Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin de olduğu bu 27 insanın arasında profesör, kalp cerrahı, belediye başkanı, milletvekilli, bakan, atlet, Tv programcısı, yıldızlı restoran işletmecisi olan değerli insanlar da var.Her biri Almanya'da farklı hayatlar ama benzer sorunlar yaşamalarına rağmen yılmamış, vazgeçmemiş birer deniz yıldızı.
Örnek olması dileğiyle, iyi okumalar...
Kitapta geçen Bertolt Brecth'in "Erik Ağacı" şiiriyle incelememe son veriyorum.
ERİK AĞACI
Avludaki erik ağacı bir küçük bir küçük,
benzemiyor doğru dürüst bir ağaca bile.
Ama gene de parmaklıkla çevrili dört yanı,
korunsun diye güvenlik içinde.
Büyüyemiyor, zavallıcık,
büyümeyi isterdi tabii.
Çok az görüyor güneşi,
yapacak bir şey yok artık.
Erik ağacı erik vermiyor hiç.
Gel de erik ağacı olduğuna inan.
Ama gene de bir erik ağacı o,
belli yapraklarından.