İnce memed edebiyat tarihimizin sayılı eserlerinden biri. Türk edebiyatı denince akla gelen ilk üç eserden biri. Ben de 30 yaşımda okumaya başladım ve ilk kitabını bitirmişken bir inceleme yazısı yazmak istedim.
-spoiler olabilir-
İnce memed yazarın büyüdüğü Çukurova topraklarında geçiyor. Kurtuluş savaşından yeni çıkmış bir toplumun ağalık bir nevi derebeylik problemleriyle boğuşmasını konu ediniyor. Aslında günümüzde de mafyalar büyük aileler multimilyarderler gibi problemlerle uğraşan toplumumuzu görünce ince memedin hiç eskimeyecek bir eser olduğunun farkına varıyoruz. Böyle büyük bir problemi betimlemeleriyle yazım biçimiyle yalın diliyle o kadar güzel o kadar akıcı anlatıyor ki yazar kendimizi o sıkıntıları yaşayan insanlar olarak o topraklarda bir köylü olarak buluyoruz.
İnce memed bu sıkıntılarla boğuşan köylü bir çocuk. Aşkı için bu düzene baş kaldırıyor. Zayıf ince bir çocuk. Aslında düzene yapılan baş kaldırının ne kadar zayıf olsa da nasıl değişikliklere yol açacağını gösteriyor bize. İnce memed üzerine sayfalarca incelemeler yazılsa dahi az kalacağını yazmaya başlayınca anlıyorum. O yüzden burada bitirmem gerekli yazımı çünkü ben o kabiliyete sahip bir insan değilim. Yalnız şunu söyleyebilirim Türk edebiyatının bana göre yazılmış en iyi eseridir bu kitap. Ben şu an ikincisini okumaya başladım önümde kocaman bir serüven var. O yüzden çok heyecanlıyım. Yaşar Kemal’i saygı ve minnetle anıyorum.