Close enough, welcome back attack on titan
10/10
·464 syf.··
2024 22. kitabı
BU NEYDİ BİZ NE OKUDUK kitabın bir sürü yerli/yabancı okur tarafından övüldüğünü görüyordum. Beklentim yüksekti. Ve uzun zamandır geçtim fantastik kitabı herhangi bir film/dizi/kitap böyle içine çekip etkilememişti beni. Önümüzdeki 1 ay sadece bu kitap hakkında konuşmak istiyorum. Rin ile oturup konuşmak istiyorum, Altan'ı kolundan tutup terapiye götürmek istiyorum, Changan'la kafayı bulmak istiyorum. En son böyle çığlık çığlığa attack on titanı izlemiştim. Konu itibari ile benziyorlar da biraz zaten. Küçük bir birlik olmaları, savaşı kazanmayı kafasına koyan trajik komutan (erwin/altan), komutana sonuna kadar sadık yüzbaşısı (levi/changan), stratejik düşünen baş karakterin yakın arkadaşı (kitay/armin) ve bizim arkadaşlarını kurtarmak için dünyayı yakabilecek olan ne yapsalar hak gördüğümüz baş karakterlerimiz (eren/rin). İkisinin de bir halkın yıllardır yaşadığı sistematik zulmden doğan öfkenin taşıyıcıları olmaları. Bu öfkenin kendilerini yemesine izin vererek sevdiklerini kurtarmaya çalışmaları ve intikam almaları. Ayrıca Altan ve Changanı biraz geto/gojo ikilisi olarak kafamda canlandırdığım için ayrıca paramparça oldum. Bu evrende de başaramadık :,) AHHHH AHHHHH. Gebericem kahrımdan bu kitap yüzünden. Seri ilerledikçe Rin'in daha da trajik bir karaktere dönüşeceğini de biliyorum. Burdan dönüş yok. Kitabın gerçek tarihten çok etkileniyor olması da ilginç. Mesela direkt japon-çin savaşlarını ele alıyor. Ama aynı zamanda fantastik bir evrendeyiz o yüzden çok tarihi bir roman da değil. Öyle yani. Şimdi çevremdeki herkese baskı yapacağım bu kitabı okusunlar diye
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,081 okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.