·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Eylül 2024 00:37 Tutunamayanlar demiş Oğuz Atay ben tutundum sıkı sıkı bırakmak istemedim adeta.
Kitaba başlarken, ortasındayken ve bitirirken çok başka hissediyorsunuz emin olun buna. Bütün ön yargılardan arınıp okumaya başlamak en önemlisi çünkü asla bahsedildiği kadar sıkıcı bir kitap değil. Evet kitap aynı akışta belli bir durağanlıkta ilerliyor fakat bu asla sıkmıyor sonunda şaşkınlık duymuyorsunuz ama aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz yani benim için öyle oldu. Zaten herkes tarafından anlaşılmak değil ki önemli olan veya bir kitabı iyi yapan belki de bu kitap gerçekten öyle hissedebilenlere anlaşılabiliyor sadece. Yazarın farklı bir tarz kullanması bizleri alışmışlıklarımızdan arındırıyor, bizler hep aynı düzlükte ilerlemeye niye bu kadar alıştık ki farklı olmak hep daha iyi değil mi aslında? Varsın herkes beğenmesin, varsın herkes anlamasın takdir edilesi bir kitap yazmış Oğuz Atay. Ne diyordu Selim:
"Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da, anormal dediler."
Aynı şekilde normal olan kime göre normal? Herkesle aynı olmak mı normal olan?
İlk başladığımda Süleyman Kargı bölümlerinde ciddi sıkıldım ama devam ettim bırakmak aklımın ucundan bile geçmedi, dedim bu kadar olur her kitapta sonra ilerleyince gerçekten de kaç sayfa okuduğumu bazen fark edemediğimi gördüm. Zaten kitapta üç yüz küsur sayfayı geçtin mi tamam devam etmek kendin istiyorsun ben son bölüme kadar Selim'den tam istediğim gibi bahsedilmediği için bir hüzün yaşıyordum ama onu da Oğuz Atay'cığım yerinde yapıvermiş ve çok güzel bir şekilde Selim İleri'nin günlüklerini okuma fırsatını vermiş okura. En sevdiğim ve dönüp dönüp okumak isteyeceğim satırlar.
Onu intihara sürükleyen düşüncelerini okumak...
Turgut Özben'in pişmanlıkları... gerçekten hayatın bir yerinde bizlerde mutlaka yaşıyoruz tutunmakta zorlanıyoruz evet sonumuz böyle tabi ki olmasın kimsenin sonu Selimler gibi olmasın ama hayatta anlaşılmamanın basit bir şey olmadığını görmek bu kadar zor değil belki psikolojiye olan ilgimden ötürü bu kitap bana böyle düşündürdü bilmiyorum ama içine kapanmak, kimseyle konuşamamak, hayattan zevk almamak, o koptu kopacak olan hayat ipine tutunamamak nice Selimleri öldürüyor bu hayatta.
Bizler zamanında anlaşılmak, kıymet görmek, dinlenmek isteyen varlıklarız zamanı karıştığında sonu olmaması gibi bitiyor.
Başladığınız işi yarıda bırakmamak için Tutunamayanlar okuyun.
Anlaşılmanın önemini görmek için Tutunamayanlar okuyun.
Selim İleri ve Turgut Özben'le empati kurabilmek için Tutunamayanlar okuyun.
Tutunamayanları her daim tutunabilmek umuduyla okuyun.
Hayattaki sıkıntılarımız, anlaşılmadıklarımız, kendi içimize attıklarımız ve daha fazlası ilk önce kendi tarafımızdan anlaşılmayı bekliyor, kendi kendimize iyi gelmenin yolunu mutlaka bulmalıyız. Evet tutunamayan listesine bizler de dahiliz ama farklı bir sonla ruha hep şifayla.
Her daim sevgiyle ve hayatta tutunabilmek umuduyla.