Puan vermedi·134 syf.····Okunma: 14 Eylül 2024 19:14 Herkesin zaman zaman kendisine “Ben kimim?” diye sorduğu olmuştur. Bu soru esasen varoluş amacımızdan çok nasıl var olduğumuzla ilgilidir. Nerede doğduğumuz, nereli olduğumuz, kendimizi nereye ait hissettiğimiz…
Bazı kitapların -hatta çoğu kitabın- yazarının hayat mücadelesinden, yaşadığı ve düşündüğü şeylerden farksız olduğunu sanırım hepimiz onaylayabiliriz. Bu kitap da yazarının hayatına bir ışık niteliği taşıyor. Yazar Lübnan’da doğmuş, yirmi altı yaşında Fransa’ya yerleşmiş. Yani hayatının yarısını Lübnan’da yarısını da Fransa’da geçirmiş. Hristiyan bir aileden geliyor, ülkesinde azınlık durumunda. Hatta kitapta bir cümle var: Hristiyan olmak ve anadilimin İslam’ın kutsal dili olan Arapça olması, benim kimliğimi oluşturan temel çelişkilerden biridir. Bu yüzden Amin Maalouf’un bu kitabı yazması çok da sürpriz olmuyor.
Herkesin kendini bir yerlere, kişilere ait hissetme çabası içinde oluşu bu kitaba bir şans vermeye değer kılıyor.
Keyifli okumalar.