·210 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Eylül 2024 18:41 İspanyol yazar Miguel de Unamuno, ülkesinin siyasetinde rol oynayan ve toplum tarafından saygı duyulan birisidir. Olaylara karşı sessiz kalmanın o olayları onaylamak ile aynı anlama geldiğini savunan ve bu düşüncesiyle İspanya’nın iyiliği için yaptığı açıklamalar sonucu zamanın rejimi tarafından (toplumun tepkisinden de korkularak) ev hapsine çarptırılmıştır. Kısa bir süre sonra ise gizemli bir şekilde evinde ölü bulunmuştur. Eserlerinde genellikle varoluşçuluk konusunu işlemiştir.
Yazarımızın ‘nivola’ olarak adlandırdığı türdeki kitabımız hali vakti yerinde, eli yüzü düzgün olan ana karakterimiz Augusto Perez’in sokakta gördüğü bir kıza aşık olduktan sonra aşk hayatında yaşadığı gelişmelerin güçlendirdiği belirsizlik duygusunun sise benzetilerek ele alınmasıyla oluşuyor. Olaylar ve psikolojik yaklaşımlarla başlayan nivolamız gitgide felsefi diyaloglara dönüşmeye başlıyor. Yazar varoluş felsefesi sorgulamasını dördüncü duvarı yıkıp ana karakter ile tartıştıktan sonra ön söz ve son sözü de kitaptaki yan karakterlere yazdırarak sorgunun sınırlarını zorluyor.
Çevremizdeki insanların fikirlerine fazla kulak asarak ve yeri geldiğinde kendimizi onlara kanıtlamaya çalışarak düştüğümüz durumu bir kez daha görüyoruz kitapta. Karakterimizin evlilik hakkında yaşadığı sıkıntılarla doğru orantılı bir şekilde çevresinde konuştuğu her konunun evliliğe gelmesinin bunaltıcılığını da güçlü bir şekilde hissediyoruz.
Eğer psikoloji ve felsefe kitapları okumayı, varoluşunuzu sorgulamayı seviyorsanız kesinlikle sizlere önerdiğim bir kitap.
İncelememi okuduğunuz için teşekkür eder ve iyi okumalar dilerim.