Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir mevcudiyet sorgusu
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 18:41
İspanyol yazar Miguel de Unamuno, ülkesinin siyasetinde rol oynayan ve toplum tarafından saygı duyulan birisidir. Olaylara karşı sessiz kalmanın o olayları onaylamak ile aynı anlama geldiğini savunan ve bu düşüncesiyle İspanya’nın iyiliği için yaptığı açıklamalar sonucu zamanın rejimi tarafından (toplumun tepkisinden de korkularak) ev hapsine çarptırılmıştır. Kısa bir süre sonra ise gizemli bir şekilde evinde ölü bulunmuştur. Eserlerinde genellikle varoluşçuluk konusunu işlemiştir. Yazarımızın ‘nivola’ olarak adlandırdığı türdeki kitabımız hali vakti yerinde, eli yüzü düzgün olan ana karakterimiz Augusto Perez’in sokakta gördüğü bir kıza aşık olduktan sonra aşk hayatında yaşadığı gelişmelerin güçlendirdiği belirsizlik duygusunun sise benzetilerek ele alınmasıyla oluşuyor. Olaylar ve psikolojik yaklaşımlarla başlayan nivolamız gitgide felsefi diyaloglara dönüşmeye başlıyor. Yazar varoluş felsefesi sorgulamasını dördüncü duvarı yıkıp ana karakter ile tartıştıktan sonra ön söz ve son sözü de kitaptaki yan karakterlere yazdırarak sorgunun sınırlarını zorluyor. Çevremizdeki insanların fikirlerine fazla kulak asarak ve yeri geldiğinde kendimizi onlara kanıtlamaya çalışarak düştüğümüz durumu bir kez daha görüyoruz kitapta. Karakterimizin evlilik hakkında yaşadığı sıkıntılarla doğru orantılı bir şekilde çevresinde konuştuğu her konunun evliliğe gelmesinin bunaltıcılığını da güçlü bir şekilde hissediyoruz. Eğer psikoloji ve felsefe kitapları okumayı, varoluşunuzu sorgulamayı seviyorsanız kesinlikle sizlere önerdiğim bir kitap. İncelememi okuduğunuz için teşekkür eder ve iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2021 49. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 03:49
Unamuno, sürekli olarak ertelediğim bir yazardı. Ancak okuduktan sonra buldum dedim, ruh eşi diye bir şey varsa ruhumun dengi bu adamdır. Ruh demişken, ruh var mı yok mu bilmiyorum Unamuno da emin değil. Emin olmadığım metaforları kullanmak ise bu da Camus ile ortak yanım. Neyse ben ruh dengimden bahsedeyim, çelişkilerin adamı Unamuno. İnançlı bir inançsız olan Unamuno. Yaşamı boyunca inanmak ve inanmamak arasında mekik dokumuştur. Tanrı ile derdi olan yazarlardan biridir. Bu dert ölümsüzlük istencinden kaynaklanır. Çünkü ölümün olduğu yerde anlam yok olur. Yaşamak ile yaşamamak arasında bir fark görmez, burada bir parantez açmak istiyorum bu sonlu varlıklar için geçerlidir. Ölümsüzlüğe ise ancak eser bırakarak yaklaşabileceğini düşünür. Eser bırakmak Sartre için de önemliydi. O bu konuyla ilgili şöyle demiştir. “Daha mı alçakgönüllüydüm yani? Hayır, daha kurnaz. Benden sonra gelecek insanları, beni kendi yerime sevmekle görevlendiriyordum. Daha doğmamış kadın ve erkekler için günün birinde bir çekiciliğim, bilemeyeceğim bir şeyim olacaktı. Arkadaşlarımdan daha kötü niyetli ve sinsiydim.” “Sis” adlı esere döndüğümüzde, dışarıdan bakıp aşk, ihanet ve ölüm temalarını görürüz. Ancak bu, birinin sizi aldatmasından çok daha derin bir konudur. Çünkü sevgili aldatmakla kalmamış, onun varlığını da yok saymıştır. İşte bu muhteşem adam varoluşa aşkı karıştırmıştır. Kahramanımız, aşkı düşünürken yanından geçen sevgiliyi tanımayacak kadar bu işin içindedir. Evet, niye varız problemi, edebiyat değil, felsefe değil, hayat memat meselesidir. Kimileri bu konuyu bir netliğe kavuşturmayı başarır. Olumlu ya da olumsuz bir yargıları vardır. Bunun olumlu örneklerinden biri Viktor Frankl’dır. O kişinin bir toplama kampında bile anlam bulabileceğine inanır. Kimileri ise çelişmeye
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
Yazı sanatı olarak “Sis”
8/10
·210 syf.··
2021 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 15:16
Kurgusuyla geleceğe göz kırpan Sis, harika bir okuma deneyimi sunuyor arayış içinde olan okurlara. Buranın altını çizmek istiyorum: Kurgusuyla... . . Yaklaşık 4 yıl önce bir izleyicim çok ısrar etmişti, lütfen artık okuyun, yorumlayın diyerek... Ve görüldüğü üzere yıl 2021! Maalesef ne kadar istesek de bazı eserleri içten içe erteliyor ve bir dürtüyle doğru an olduğuna karar verip başlıyoruz kurtlamaya. Unamuno kuşkusuz çok büyük bir yazar, arka planda kurcaladığı varoluş evrenine daha sonra güzel bir video ile değinmeye çalışacağım. . . Kısaca Sis, aşk ve evlilik üçgeninde çileler çeken saf bir adamın hiç beklemediği bir sonuçla karşı karşıya kalmasını ve edebiyatın sanata dönüşme sürecini anlatıyor. Bu öyle bir sonuç ki “yazı”nın bir sanat eseri olarak “anlatmak”dan ziyade “göstermek” olarak kullanılmasının da kanıtı olma çabasında. İçerik hafif gibi görünse de yazarın kurguya yüklediği anlam ile klasikler arasına giren bir roman. Postmodern edebiyatın ayak seslerini iyiden iyiye açık eden bir zihniyetin ürünü. Hem de vaktinden çok önce... . . Çeviri olarak #olvidokitap çok başarılı, tavsiye ederim. #iyikitapkurtlamalar
Edebiyat
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
6/10
·210 syf.··
2022 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2022 18:03
Sis bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum ve beğendiğim bir kitap oldu.Onun tabiriyle bu kitap bir varoluş sancısı idi.Ben okurken önce kurguya odaklandım.Karakterimiz Augusto Perez'in Eugenia'ya aşık olması ve bu aşkı ile kadınlar üzerine felsefi düşüncelere girişmesiyle gelişir olaylar.Augusto'nun arkadaşı Victor ile olan diyologlarında da insan davranışlarına yön vermekte.Kitabın sonlarında ise ilginç bir bölümle karşılaştım ki yazarımız Miguel De Unamuno yarattığı karakterle konuşuyor.İlk defa böyle bir şeyle karşılaştım diyebilirim.Kitabın ana fikri de sonlarda ortaya çıkıyor gibi.Bir de köpeğimiz Orfeo var son sayfalarda ona da yer verilmiş ve bu sayede okuyucu sorgulamaya başlıyor.Mesela iki ayağı üzerinde yürüyüp edep yerini sonradan kapatmaya çalışan asıl hayvanlar biz miyiz!Bağırıp tehditler savurduğumuzda diğer hayvanlar tarafından anlaşılabilen sonra umursamayan bizler miyiz? Paragraflar dan yola çıkarak yazmak istediğim çok satır var.Bunlardan biri "Cürümler evet başkalarının işlediği cürümler birleştirdi bizi."cümlesi.Kitabın kurgusunun kalbi bu cümle gibi.Bahsi geçen aşk hikâyelerinde insanları eylemlerine sürükleyen düşünceleri miydi yoksa başkalarının davranışları mı yaşantımıza dokunmakta sorguladım dogrusu. Yazar ile karakter Augusto'nun ölüm üzerine olan diyalogları da okunması gereken cinsten ve bu kısımda da şu şekilde bir yorumda bulunmak isterim.Yazarlar karakterleri istediği şekle sokarak mevcudiyetini onlar var ettiği için onlar ölümsüz diğer yandan yazar gercek hayatta oldugu için ölümlü mü olmakta .Bütün bu yazdıklarımdan da anlayacağınız üzere kitap sizi düşündürecek.Bu tür okumayı seviyorsanız tavsiye ederim sizde okuyunuz kitapla ve sevgiyle kalınız.
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2020 21:55
O kadar çok alıntı çıkardım ki, kitabı yeniden yazdım resmen. Yazılışından tam 104 yıl sonra okuyan ben; hikayesinden yazım şekline, felsefesinden çevirinin akıcılığına, yani her satırına ayrı hayran kaldım. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri bence.. 2020'nin en iyilerinden biri daha bulunmuş oldu! =)
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2018 00:00
Miguel de Unamuno’nun Sis'i, klasik anlatı kalıplarını kıran, hem düşünsel hem de edebi açıdan son derece özgün bir metin. İlk bakışta Augusto Perez’in aşk hikayesi gibi başlayan anlatı, kısa süre içinde kimlik, irade, kader ve varoluş üzerine sıra dışı bir sorgulamaya dönüşüyor. Romanın en güçlü yanı, okuru sürekli şaşırtabilmesi. Unamuno, karakter ile yazar arasındaki sınırları bilinçli olarak bulanıklaştırıyor; kurmaca ile gerçeklik arasındaki çizgiyi ortadan kaldırıyor. Özellikle romanın ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkan kırılmalar, dönemi düşünüldüğünde son derece cesur ve yenilikçi bir etki yaratıyor. Anlatım hem akıcı hem de düşünsel olarak yoğun. Diyaloglar yalnızca olay ilerletmek için değil, fikir çatıştırmak için de kullanılıyor. Bu yüzden kitap, bir hikaye anlatırken aynı anda felsefi bir metin gibi de işliyor. Buna rağmen kuru ya da ağır bir tona düşmeden merak duygusunu korumayı başarıyor. Sis, yalnızca iyi bir roman değil, roman sanatının sınırlarını sorgulayan güçlü bir eser. Hem biçimsel cesareti hem de varoluşçu derinliğiyle uzun süre akılda kalan, tekrar okunmayı hak eden bir klasik. Bugün bile taze ve şaşırtıcı hissettiren nadir kitaplardan biri.
Edebiyat
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
Sis Kitap İncelemesi
8/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2022 00:00
Kitap genel olarak Augusto'nun aşk hayatı üzerine kurulu olduğunu söyleyebiliriz. Öyle bir aşk hayatı ki bu her sokağa çıktığında karşılaştığı kadınlarda aşık olunacak özellikler bulma umuduyla bakan gözler... Ancak yine de karakterimiz kendisini dizginleyip iki kadına aşık oluyor yani en azından sayıyı iki ile sınırlandırıyor. Bunlardan bir tanesi ise karakterin asıl aşkına sahip ve bu aşkı ilk başta hiçbir şekilde istemiyor ancak sonrasında bu aşkı kullanma yoluna gidiyor. Bu kısmı spoiler olarak görebilirsiniz belki ancak yine de detaya girmeyerek ne olduğuna dair bir ipucu vermeyeceğim. Asıl kadın olarak adlandırabileceğimiz karakteri ben hiç sevmedim ve çok bencil buldum. Bu yüzden hiçbir şekilde mutluluğa ulaşmamasını istedim. Ne yazık ki son akıbetleri hakkında bir bilgiye sahip olmadığımız için bu konuda içime su serpilmiş değil. Bizim zavallı Augustomuz ise zavallı olmaya devam ediyor tüm kitap boyunca. Yazdığım şeylerin bir bütünlük içinde olmadığının farkındayım ancak kitap da tam olarak bu şekilde anlatmayı tercih ediyor. Hep bir kargaşa ve düşünsel yoğunluk var. Olaylardan çok monolog ve diyalog okuyoruz. Zaten yazar da buna sık sık gönderme yapıyor. Daha detaylı üslupsal inceleme ise bu şekilde olabilir: Gerçeklik ile kurgunun iç içe girdiği, hayal ile rüyanın aynı teknede yoğrulduğu, okudukça anlam kazanan ve bir o kadar da başladığı yerden uzaklaşan ilginç bir kitap. Kitap boyunca gerçeklere -yazara, hayatına ve bu kitaba konu olanlara- göndermeler yapılıyor ancak yine de tüm bunların kurgunun bir parçası olup olmadığını tam olarak kavrayamıyorsunuz. İç içe geçmiş karakterler ve genişleyerek daralan olaylar silsilesi hakim. Normalde bir kitabı bu şekilde muğlak tarif etmeyi sevmem ancak kitap tam olarak böyle bir şey. Tıpkı adı gibi roman hep bir sisin
İnceleme
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2022 140. kitabı
Unamuno, sürekli olarak ertelediğim bir yazardı. Ancak okuduktan sonra buldum dedim, ruh eşi diye bir şey varsa ruhumun dengi bu adamdır. Ruh demişken, ruh var mı yok mu bilmiyorum Unamuno da emin değil. Emin olmadığım metaforları kullanmak ise bu da Camus ile ortak yanım. Neyse ben ruh dengimden bahsedeyim, çelişkilerin adamı Unamuno. İnançlı bir inançsız olan Unamuno. Yaşamı boyunca inanmak ve inanmamak arasında mekik dokumuştur. Tanrı ile derdi olan yazarlardan biridir. Bu dert ölümsüzlük istencinden kaynaklanır. Çünkü ölümün olduğu yerde anlam yok olur. Yaşamak ile yaşamamak arasında bir fark görmez, burada bir parantez açmak istiyorum bu sonlu varlıklar için geçerlidir. Ölümsüzlüğe ise ancak eser bırakarak yaklaşabileceğini düşünür. Eser bırakmak Sartre için de önemliydi. O bu konuyla ilgili şöyle demiştir. “Daha mı alçakgönüllüydüm yani? Hayır, daha kurnaz. Benden sonra gelecek insanları, beni kendi yerime sevmekle görevlendiriyordum. Daha doğmamış kadın ve erkekler için günün birinde bir çekiciliğim, bilemeyeceğim bir şeyim olacaktı. Arkadaşlarımdan daha kötü niyetli ve sinsiydim.” “Sis” adlı esere döndüğümüzde, dışarıdan bakıp aşk, ihanet ve ölüm temalarını görürüz. Ancak bu, birinin sizi aldatmasından çok daha derin bir konudur. Çünkü sevgili aldatmakla kalmamış, onun varlığını da yok saymıştır. İşte bu muhteşem adam varoluşa aşkı karıştırmıştır. Kahramanımız, aşkı düşünürken yanından geçen sevgiliyi tanımayacak kadar bu işin içindedir. Evet, niye varız problemi, edebiyat değil, felsefe değil, hayat memat meselesidir. Kimileri bu konuyu bir netliğe kavuşturmayı başarır. Olumlu ya da olumsuz bir yargıları vardır. Bunun olumlu örneklerinden biri Viktor Frankl’dır. O kişinin bir toplama kampında bile anlam bulabileceğine inanır. Kimileri ise çelişmeye
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
Sis
7/10
·210 syf.··
2022 8. kitabı
Aşkı, kadın psikolojisini, hayatın akışını anlamlandırmayı denerken gerçek hayatta bir sisin içimdeymiş gibi bazıları belirgin bazıları belirsiz düşüncelerin tanımlamalarını yapıyor yazar. Okurken hiç bir olaydan ve düşünceden dolayı netleşmedi aklım ama bazı parçalar bende eksik olsa da daha iyi bir okumayla daha iyi bir verim alınabilir.
Psikoloji
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma
5/10
·207 syf.··
2020 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2020 09:23
psikolojik ögeler son bölümde yerini felsefi ögelere bıraktı, bu yüzden sonlara doğru çok da keyif alarak okumadım. ama hayat hakkında bazen benim de üzerine düşündüğüm gerçeklik hakkında yaptığı sorgulamalar güzeldi. neredeyse tüm karakterlere sinir oldum, orfeo'yu seviyordum sadece. pek tavsiye edeceğim bir kitap değil, benim sevdiğim tarza uymuyor. psikoloji ve felsefe seviyorsanız -pek karmaşık değil, endişe etmeyin- okuyabilirsiniz.
1000Kitap
SisMiguel de Unamuno · Olvido Kitap · 20186bin okunma

Yazar Hakkında

Miguel de UnamunoYazar · 18 kitap
Miguel de Unamuno, İspanyol düşünür, yazar. Madrid Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat üzerine eğitim almış ve Bilbao'da felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1891 yılında Salamanca Üniversitesi'nde Eski Yunan Dili Kürsüsü'nde profesör olmuştur. 20. yüzyıl İspanyası'nı düşünmüş ve yazmıştır. Dogmatik düşünceye (özellikle faşizme) karşı savaşmış ve bu uğurda 1924 yılında diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Fransa'ya sürgüne gönderilmiştir. 1930 yılında tekrardan Salamanca Üniversitesi'ndeki görevine dönen Unamuno, bu kez de diktatör Franco'ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiştir. Tutuklu halde, 31 Aralık 1936 tarihinde ölmüştür. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türünde eserler vermiştir. “İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister” ve "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.