Kitabın karakterine “ön söz” yazdırıp sonra o ön söze katılmadığı noktaları belirten “son ön söz” yazmak mı? Etkileyici bir girişti Unamuno.
Yoğun düşünce geçişleri nedeniyle gerçeklik algımı
Okuma grubumuzun Eylül kitaplarından biri Sis idi. Kitabı ikinci okuyuşum olmasına rağmen sanki ilk sefermiş gibi severek merakla bitirdim yine.
Kısaca konudan bahsetmek istiyorum öncelikle.
“Sis”e inceleme yazmayı düşünmüyordum ancak bazı düşünceler sıcağı sıcağına kağıdın güvenli kollarına emanet edilmezlerse kısa bir süre sonra unutuluyorlar ve ben bu hissi hiç sevmiyorum. Bu yazı bir
Sis: İradesizliğin ve varoluşun anatomisi
Miguel de Unamuno ’nun Sis'i bir roman okumaktan ziyade, puslu bir aynada kendi yansımanla kavga etmek gibi bir deneyim. Kitap boyunca Augusto Pérez
Miguel de Unamuno’nun edebiyat ile felsefeyi iç içe geçirdiği, klasik roman kalıplarının aksine, yazarın “nivola” olarak adlandırdığı, anlatının ontolojik sınırlarını sorgulayan deneysel eser
Söyleyecek çok sözüm var, soracak çok sorum, sorgulayacak bir hayatım var. Ancak kitabı o kadar sevdim ve beni kendine bağladı ki bu yazıyı uzun tutmak istemiyorum. Tavsiyem okuyun okutturun!
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,9bin okunma
Çok değişik bir kitaptı. Ana karakterin kararsızlığı ve gelgitleri,hayatında hep net olan kişileri rahatsız edebilecek düzeyde.
Yazar bile sonlara doğru dayanamayıp karakterle kavga ediyor:) Varoluşçuluk,imgelemeler,iyilik,kötülük,kadın erkek ilişkileri üzerine düşündürücü ve farklı açıdan bakan bir dili var. Kötülük yapmayı,hatta üç kadını birden idare etmeyi bile öyle bir mantığa bürüyor ki bu karakterle başa çıkamayacağınızı anlıyorsunuz.
Demem o ki felsefe seviyorsanız mutlaka okuyun.
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,9bin okunma
Bu kitabı ocak ayındaki fuarda almış,8 Ocak 2017 diye de üzerine not düşmüştüm.Ancak sırasını beklemek zorunda bıraktığım kitaplardan biriydi.Belki de yazarı tanımıyor oluşum ve aldığım ilk kitabı
Bu kitabın ilk sayfalarını açıp okumadan önce bir yerlere gitmek istiyordum. O an göğüs kafesimde hissettiğim garip boşluğu doldurabilecek bir yer... Evet... Keskin, kıvrak bir zeka ve trajikomik kelimelerle oluşturulmuş bir dünyaya gitmek istiyordum. İşte o aradığım, yüzümü güldüren ilk sayfanın sahibi bu eser. İncelemek için elime aldığım ve okumaya devam edip elimden bir türlü bırakamadığım bu eser...
Augusto, dostları, sevdiği kadınlar, köpeği Orfeo ve zihnindeki sis...
Augusto'nun yalnızlıkla başladığı serüvenine Aşk'ın dahil olmasıyla birlikte devam eden yolculukta yaşadığı acı tecrübeler ona bir deney yapma kararı aldırıyor. Fakat duygularını karıştırmaması gereken bu deneyde, duygularıyla hareket ederek, asıl kobay o oluyor. Eserin bu bölümlerini ve sonrasını ağzım açık okudum diyebilirim. Çünkü bence Augusto, sonu uçurum olan bu serüvene yalnızca kendi iradesiyle atlamadı. Başından beri, onu bu uçuruma atlaması için teşvik eden dostlarıydı. Dostları...
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,9bin okunma
"Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir"
Miguel de Unamuno, İspanyol düşünür, yazar. Madrid Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat üzerine eğitim almış ve Bilbao'da felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1891 yılında Salamanca Üniversitesi'nde Eski Yunan Dili Kürsüsü'nde profesör olmuştur.
20. yüzyıl İspanyası'nı düşünmüş ve yazmıştır. Dogmatik düşünceye (özellikle faşizme) karşı savaşmış ve bu uğurda 1924 yılında diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Fransa'ya sürgüne gönderilmiştir. 1930 yılında tekrardan Salamanca Üniversitesi'ndeki görevine dönen Unamuno, bu kez de diktatör Franco'ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiştir. Tutuklu halde, 31 Aralık 1936 tarihinde ölmüştür. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türünde eserler vermiştir.
“İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister” ve "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.