Okuduğum ilk Miguel de Unamuno kitabı bu kitap oldu...
O nasıl önsözdü öyle beynimden vurulmuşa döndüm.
Aynı şekilde kitabın sonundaki epilog nasıl güzeldi öyle...
Yazarın bu bizim karakterlerin
Aşk ve Felsefe iç içe ancak bu kadar güzel işlenebilirdi.Kitap oldukça sürükleyiciydi.Sanki zaman zaman insanın durup kendine kendisine soru sormasını ister gibi bir tavrı vardı da denilebilir.Gerek kurgu gerekse işlenen karakterler olarak sıra dışıydı.
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20025,9bin okunma
SİS – MİGUEL de UNAMUNO
Augusto, Eugenia, Rosalio, Victor, Mauricio, Orfeus… tüm bunlar yazarın kendini anlatmak için kurguladığı kahramanlar. İçten içe her şeyle dalga geçen, yaramaz bir yazar var. Kendini hiç unutturmuyor. Okuyucu olayın içinde kaybolmak için çabaladıkça her şeyin hakimi olduğunu bilen yazar el sallıyor bir yerlerden.
Sözde bir aşk hikâyesinin içinde saklanıyor. Bazen de cüretkârca çıkıp okuyucuyla konuşuyor.
Her şeye karşı çıkan anarşist eniştenin içinde de , en yakın arkadaşı Victor’un içinde de yazar var. Alıştığımız biçimde değil. Hem kendiyle hem okuyucuyla hem de yarattığı kahramanla dalga geçen bir yazar.
Olay sözde bir aşk hikâyesi. Kadın erkek ilişkileri, dünyaya bakış, cinsiyet farklılıkları ve aynılıkları… Şekspiryen traji komik üsluplar, monoloğumsu diyaloglar… Kendi yazdığı türün adını da nivola koymuş yazar. Yazar her şeye karşı kafası da çarşı. Kitap her düşüncenin antitezini de savunuyor.
‘’ Kendilerini görebilselerdi, kendi içlerinden doğru kendi kendilerini görebilselerdi okuyucular ancak o zaman, burada bir şey olduğu yok demezlerdi. Eserde geçen bir şahsın ruhu; bu şahıs ister bir dramda, bir novelle’de, isterse n i v o l a’da bulunsun, ancak onların ruhu kadardır.’’ (Sa181) Bu ruhu hem yazara hem de okuyucuya mal ediyor.
Kahraman ve yazar arasındaki sis. Yaratmanın ve yaratılmış olmanın arasındaki sis. Bir varlık ve yokluk sorgulaması.
Tek gerçek kahraman Orfeus dersem yazarın tuzağına düşüyorum.
Altı çizilecek çok cümle var elbette. Bu sarkastik üslubu ve felsefeyi sevdim.
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20025,9bin okunma
Kitabın karakterine “ön söz” yazdırıp sonra o ön söze katılmadığı noktaları belirten “son ön söz” yazmak mı? Etkileyici bir girişti Unamuno.
Yoğun düşünce geçişleri nedeniyle gerçeklik algımı
Okuma grubumuzun Eylül kitaplarından biri Sis idi. Kitabı ikinci okuyuşum olmasına rağmen sanki ilk sefermiş gibi severek merakla bitirdim yine.
Kısaca konudan bahsetmek istiyorum öncelikle.
“Sis”e inceleme yazmayı düşünmüyordum ancak bazı düşünceler sıcağı sıcağına kağıdın güvenli kollarına emanet edilmezlerse kısa bir süre sonra unutuluyorlar ve ben bu hissi hiç sevmiyorum. Bu yazı bir
Sis: İradesizliğin ve varoluşun anatomisi
Miguel de Unamuno ’nun Sis'i bir roman okumaktan ziyade, puslu bir aynada kendi yansımanla kavga etmek gibi bir deneyim. Kitap boyunca Augusto Pérez
Miguel de Unamuno’nun edebiyat ile felsefeyi iç içe geçirdiği, klasik roman kalıplarının aksine, yazarın “nivola” olarak adlandırdığı, anlatının ontolojik sınırlarını sorgulayan deneysel eser
Sis, İspanyol yazar Miguel de Unamuno tarafından yazılan kitap. Benim de okuduğum ikinci Miguel de Unamuno kitabı. Bundan önce yazarın Yaman Adam adlı kitabını okumuş ve beğenmiştim.
KİTABIN
Söyleyecek çok sözüm var, soracak çok sorum, sorgulayacak bir hayatım var. Ancak kitabı o kadar sevdim ve beni kendine bağladı ki bu yazıyı uzun tutmak istemiyorum. Tavsiyem okuyun okutturun!
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,9bin okunma
Miguel de Unamuno, İspanyol düşünür, yazar. Madrid Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat üzerine eğitim almış ve Bilbao'da felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1891 yılında Salamanca Üniversitesi'nde Eski Yunan Dili Kürsüsü'nde profesör olmuştur.
20. yüzyıl İspanyası'nı düşünmüş ve yazmıştır. Dogmatik düşünceye (özellikle faşizme) karşı savaşmış ve bu uğurda 1924 yılında diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Fransa'ya sürgüne gönderilmiştir. 1930 yılında tekrardan Salamanca Üniversitesi'ndeki görevine dönen Unamuno, bu kez de diktatör Franco'ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiştir. Tutuklu halde, 31 Aralık 1936 tarihinde ölmüştür. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türünde eserler vermiştir.
“İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister” ve "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.