Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.628
Gösterim
Adı:
Bütün Şiirleri 2
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340926
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Babam gelirdi ve akşam olurdu.

Bahçedeki akasya ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşları,

birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza.

Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam.

Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi.

Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım.

Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam.

Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı.

Tanrıyı ve uzun konuşanları sevmezdi hiç.

Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya.

(!)
Bütün Şiirleri 2

1994 Bütün Mevsimler Güz
1995 Dicle Üstü Ay Bulanık
1996 Kül Uzun Sürer
1999 Derin Kesik
isimli kitaplardan oluşuyor.

Şükrü Erbaş'ın kendi kulvarında çıraklıktan kalfalığa geçiş dönemi yazdığı şiirler. Birinci kitaba göre şiirlerin türü biraz farklılık göstermiş. Özellikle Dicle kısmı tamamen siyasi odaklı şiirler.

Ah o kitabın orta kısmı yok mu? Bütün Ömür Hanım yazan kısımları silip kendi adımı yazmak istedim. Çok kıskandım evet. Ancak aşk değil acının tarif ediliş biçimiydi kıskandığım.

Dünya üzerinde daha çok ezilen insan türü olan kadına ve çocuğa dair elemlerin şiirsel bir dışa vurumu. Canlanıveriyor adeta mısralar. Elinden tutup uzaklara götürüyor okuyanı. Güneşli dünyanızı anında bulutlar sarıveriyor. Hüznü bile sevdiriyor. Duygu selinde boğulmak istiyor ve kopamıyor insan. Ölüm ve aşk yine kol geziyor. Buram buram yakan şiirler.
Şükrü Erbaş, Sayın Erbaş, Hatice Hanım, Ömür Hanım v.s. her kitabından sonra farklı bir isimle anıyorum kendisini. Galiba sürecin sonu ülkemizin sevdiği kişilere verdiği "Baba" lakabıyla tamamlanacak. Çünkü bu kitapla birlikte artık kendisine Şükrü Baba demeye başladım. Müslüm Baba nasıl kulaktan kalbe gidiyorsa, Şükrü Baba da okunan dizelerden kalbin en derin yerlerine kadar gidiyor...
İşin şakası bir yana her kitabı bittiğinde ayrı üzülüyorum. Ancak düşünüyorum ki kitaplarını her okuyuşumda daha farklı algılayacağım yazdıklarını. Çünkü onun kitaplarını okudukça; onun sevgisiyle, onun hayatı algılayışı ve insanlığıyla kendimin de değişmeye başladığını fark ediyorum.
Yüreği güzel insan, güzelliklerle yaşa...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.003 Oy)17.366 beğeni39.203 okunma2.050 alıntı164.064 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.953 Oy)12.399 beğeni31.542 okunma2.696 alıntı131.580 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.793 Oy)8.077 beğeni25.812 okunma614 alıntı125.695 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.398 Oy)8.351 beğeni22.633 okunma1.403 alıntı104.612 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.920 Oy)8.301 beğeni23.057 okunma1.114 alıntı111.915 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.099 Oy)10.756 beğeni26.373 okunma1.372 alıntı139.014 gösterim
  • Göğe Bakma Durağı
    8.4/10 (750 Oy)842 beğeni3.060 okunma633 alıntı16.065 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.019 Oy)7.276 beğeni19.703 okunma3.081 alıntı115.557 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.934 Oy)3.459 beğeni11.601 okunma1.026 alıntı47.288 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.776 Oy)7.304 beğeni20.408 okunma657 alıntı78.794 gösterim
Belki de yaşayan en büyük şairlerimizden. Yazdığı paragraflar düz yazılar o kadar tatlı ki içinizi ısıtıyor, şiir tadında koca koca cümleler, oturup ömür hanım ile iki kadeh de siz içmek istiyorsunuz. Kaybolup gidiyorsunuz cümlelerin, dizelerin arasında, sarıp sarmalıyor sizi o kış gecelerinde, yazın serinlik çöküyor yüreğinize öyle güzel bir insandır şükrü erbaş.

Kendisi ile ufakta olsa sohbet etme imkanı bulmuştum, kitap imzalatmak için sıra beklediğim ve imzalı kitabına sahip olduğum tek kişi. İki kitap imzalatacaktım uzattım eline dedi ki : " birini senin adına imzalayayım ötekini de sevdiğin biri varsa ona ver yoksa da o kişi gelene kadar bekle boş bıraktığım isim yerini sen doldur ona hediye et"

Sen çok yaşa emi büyük usta.
Sen bana menevisleri hatırlattın, ömrümün burgaclarini, inceliğini, sadeliğini, yalnızlığı ve acıyı ve korkularımı. Seninle sevdim ben hissettiğimi bilmediğim mecazları
Daim ol
"..Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce
bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir
engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır, Ömür Hanım?"
Senin gözlerini
Dağlardaki çocuklara vereceğim;
Çayır çimen kokusu rüzgarlar dolusu
Ocaklarda tüten hayal
Yıldızlı bir pencere bozkırın yoksulluğunda
Harana açılan balıklı göl
Biraz anne, biraz kardeş
Çokça sevgili
Gözlerini senin, çocuklara
Sevsinler diye birazcık kendilerini...
Görüldüğü gibi mükemmel bir şair herkese tavsiye ederim
Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler
söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün ka-
lıplarından. Beni duy ve anla.


Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi
yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun
ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi
atlasından. Ne aldanış! Bulutların rengi mavi-beyaz mıdır,
kurşuni-külrengi mi yoksa?


Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil
dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşı-
maktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sü-
rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir
aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim
değil mi? Kim ne diyebilir ki?
....her bireyin mutlaka okuması gereken kitap her şiirde yaşadıklarını bulup her Mısrasi ömrümüzün başka bir dakikasına eşlik şahitlik etmiş gibi özellikle ömür hanım şiiri hayata farklı bakmamı sağladı böyle bir eseri ortaya koyan Şükrü erbaş a ne kadar minnettar olsak azdır böyle bir şiirle tanışmış olmanın mutluluğu naif hüznü huzuru kelimelerle anlatmak ne mümkün
'Gidin o tembel vicdanınızı
Yıkayın başkalarının sözleriyle'

Sözün ustası Şükrü Erbaş'ın 1990-99 yılları arasında yazdığı şiirler var kitapta. Bence seksenli yıllarda yazdığı şiirlerden daha toplumcu bir hava var bu şiirlerinde. Sözcükler o kadar güzel sıralanmış ki birçok şiirini tekrar tekrar okudum.
Gel de gülme. :))"Ben Bu kitabı okurken kendimi kaybettim arkadaşlar." Nasıl mı??
Bütün Şiirler 1 den bir alıntıya rastladım kısa zaman evvel. Nasıl olur da bunu gözden kaçırmış, nasıl olur da okuyup geçivermişim derken, bu şiirin okuduğum kitapta olmadığına kanaat getirdim. Bu satırlar en koyu dalgınlıkta bile olsam beni ayıktıracak cinsteyken , okuyup geçmiş olamazdım ya. :)) Ve bu şiir o kitapta yok dedim. Evet doğruydu söylediğim. Ve bu şiir o kitapta yoktu. O an aklıma bir şey geldi arkadaşlar; Ya benim okuduğum o kitap değilse ve ya ben 5 gündür Bütün Şiirleri 1 diye Bütün şiirleri 2 den alıntı yaptıysam ve bunu Allah'ın bir kulu fark etmediyse. (?) Yerimden kalkıp yavaşça kitabın ön kapağına baktım. Yürürken sıkça DÜŞEN biri olarak, hissettiğim o duyguyu bu defa AYAKTA uzun bir süre hissettim. :)) Yine gülerek söylüyorum ki, Evet Ben, Bütün Şiirleri 2 yi okuyup, Bütün Şiirleri 1 diye bir haftadır alıntı yapan o kişiymişim. Ve siz de bunu fark etmeyenler..:)
İncelememe gelince ;
"Bana inanın, Bu kitabı okurken, kendinizi kaybedeceksiniz."
Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, sonsuz olur, insanın küçücük ömrünün karşısında...
Rüzgarını içinde taşıyan bir bulut gibi
Takılıp bir gece treninin düşlere bakan camlarına
Çekip gitsem bir gün.
İnsanın çocuklardan öğreneceği çok şey var
Düşmeyi göze almadan binilmiyor salıncağa.
Bir ölü yıkayıcı değil de nedir
Dudağına düğümlü kirpikleriyle
Dönüp dönüp anıları okşayan aşk...
Şükrü Erbaş
Sayfa 157 - Kırmızı Kedi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Şiirleri 2
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340926
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Babam gelirdi ve akşam olurdu.

Bahçedeki akasya ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşları,

birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza.

Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam.

Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi.

Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım.

Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam.

Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı.

Tanrıyı ve uzun konuşanları sevmezdi hiç.

Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya.

(!)

Kitabı okuyanlar 187 okur

  • Meltem bozkurt
  • Berna Kırım
  • Semiha Emine ARSLAN
  • Bahar Gök Barman
  • Begonya
  • Havvane Şama
  • Merdümgiriz
  • Mietzsche
  • Mervenur Taşdemir
  • Su

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%30.3
25-34 Yaş
%47.4
35-44 Yaş
%13.2
45-54 Yaş
%1.3
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.4
Erkek
%36.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.1 (24)
9
%29.8 (17)
8
%21.1 (12)
7
%5.3 (3)
6
%1.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0