Kuş Uçar Kanat Ağlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,5bin
Gösterim
Adı:
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981924
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Buradan dağlara bakarım. Gün, eteklerini toplayıp giderken bir küçük anne gelir. Yatağındaki boşluğa bakar. Tülbentlerini açar, katlar. Kırlentleri düzeltir. Kitapları toplar. Çocukları sorar. Gözyaşımı kurular. “Göğsümdeki çiçeklerin dili yok, unutma.” Evine gülümser. Alın çizgilerimi düzeltir. Sonsuzluğun ağzıyla öper. Yalnızlığımı alır. Yalnızlığını verir. “Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma.”
Buradan dağlara...
96 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
'İnsan sevdiğinin bir sözüne küser mi..?
İnsan sevdiğinin söylemediği söze de küserdi'

Şu satırları yazmak için neler neler yaşamış olmak gerekir, hangi tecrübeler, hangi yanlışlar, hangi aldanışlar bu kadar içten satırlara dönüştürülür? Yaşanmış herşeyin kelimelere dökülmüş halisin Şükrü Erbaş.’
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Şimdi Şükrü Erbaş okumakda bir ayrıcalık değil miydi?
Kitapta altı çizilecek o kadar çok yer var ki..
Doğru kitap bir şeyleri, sevmek için çok önemli. Şükrü Erbaş'ı bana daha bi sevdiren hayran bıraktıran kitap.
Ara ara şiir okuyalım ruhumuza, çiçeklenelim..
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Son zamanlarda okuduğum ağır ya da karamsar kitaplardan sonra Şükrü Erbaş'ın son eseri... Nefes almamı sağladı. Şiir, nefes aldırıyor, huzur veriyor insana...

Hikaye-Şiir tarzında yazılmış olan kitap, yeni akım ve sanırsam sıkça da karşılaşacağız. Hoş olmuş mu? Evet ve Şükrü Erbaş'a da yakışmış.

Hislerim mi? Hüzünlü ve buruk...
Böyle güzel seven adamın acısını kaleminde hissetmeye devam...
Sevgiyi buram buram hissettiriyor:

" İnsan sevgisiz tanrım nasıl yaşar
Bunca arzudan sonra
Bunca büyüden sonra
Bunca gözyaşından sonra"

Sahi acı ve sevgi...
Olmazsa olmaz değil mi bu ikili? Ayrılamazlar değil mi?
Ölüm diye bir gerçek var.
Sev! İstediğin kadar sev bir canlıyı. Sonunda acı hep olacak. Kaçınılmaz olan bir gerçek bu.
O yüzden yapışık ikiz gibi acı ve sevgi...

Sadece bundan ibaret değil tabiki kitap. Dünyanın her türlü duygusunu, küçücük kitaba sığdırmış mükemmel şair.

" Ey özlenen zamanla şimdiki zaman arasında çırpınan yeryüzü... Senin mutsuzluğundan başka bizi bu cehennemden çıkaracak bir bilgi var mı, gözyaşlarıyla sulanmış o derin yalnızlıklarında..."

Yalnızlık... Evet o kadar derin ve yitirilmez ki...
Alışmalı insan, her şeye alışmalı!
Alışalım öyleyse hayata...
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Erbaş için bir açıklama yapamayacak kadar dolu ve buruğum.
Zaten ne zaman içimde sevgi tamirciliği hissetsem elime kitaplarından birini alırım. Diğer incelemelerimde çok güzel bahsettim dilini sevgisini aşkı ömür hanım'ı.
Bunda uzun tutmak istemiyorum .
Hem şiir hem düz yazı olarak okuduğumuz Erbaş, bu kitabıyla yine ağır duygulara pranga takıyor.
Canı sagolsun ...
sevgiyle kal , kadınları anlayan tek adam .
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Neden bu kadar geç tanıştım seninle Şükrü Erbaş neden?
Kitap o kadar güzeldi ki hiç bitmesin istedim, yavaş yavaş okumaya çalıştım.
Yıllar sonra tekrardan bir kitabın altını çizdim bu kitapla :))
O kadar fazla çizdiğim cümle var ki alıntı yapmak istemedim siz direkt kitabı okuyun(!) bence :)
Şükrü Erbaş okuyun, okutun...
96 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Şükrü Erbaş okudukça aradığım şey her ne ise onu bulmaya daha çok yaklaştığımı hissediyorum. Sanki bana bu sırrı bir yerde verecekmiş gibi düşünerek heyecanla çeviriyorum sayfaları.
Her kitabı ayrı ayrı okunmaya değer. Tıpkı bu kitap gibi.
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
" Şimdilik edebiyat kitaplarımızda böyle bir tür yok , ama ilerde ' siir-hikaye ' diye şiirle hikaye arasında ortak bir türe de yer verileceğini umuyorum."

Erbaş , kitaba Behçet Necatigil'in bu alıntısıyla bir giriş sağlıyor. Kitaptaki biçem de bu tarzda kaleme alınmış zaten . Siir ve hikayenin iç içe harmanlandığı bir mükemmellik. Şükrü Erbaş benim için bir mikenk taşı. Gerek kullandığı dil gerek imgesel çağrışımlar gerek içinde taşıdığı hüzün. Özellikle babasına dair . Bu kitapta bunu fazlasıyla duyumsayabilirsiniz.

Şükrü Erbaş ile birlikte lisanıma yeni kelimeler ekledim. Menevisler , eşikler, avurtlar , burgaclar...
Daha bir sürü. Hayatınızda en azından bir kez dahi olsa bir kitabını okuyun. Hatta burda başlayın.
Buyrun
96 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Göğsümdeki çiçeklerin dili yok,unutma." (13.SYF)

"Balam, taşa dokunacaksan, elin sıcak mı diye yüreğinin üstüne koy, taşında canı var." (25. SYF)

"Kapı, sessiz bir alfabeye, onun çağrışım yüklü cümlelerine, dışarının kaybettiği bir sonsuzluğa açılmıştır." (35. SYF)
96 syf.
·1 günde·10/10
Şükrü Erbaş...

Bu hafta tanışabildim kendisiyle, okuduğum 3. kitabı oldu biri bittiğinde hemen diğerine başlama isteği oluştu bende. Hepsini de çok sevdim, çok sevdirdi kendisini.

Güzel yürekli yazarımızın bu kitabı şiir ile hikaye arasında. Ben çok sevdim bu türü hayran kaldım hatta.
Şükrü Erbaş bir nevi Behçet Necatigil'in isteğini yerine getirmiş.

''Şimdilik edebiyat kitaplarımızda böyle bir tür yok, ama ilerde ''şiir-hikaye'' diye, şiirle hikaye arasında ortak bir türe de yer verileceğini umuyorum.''
Bunu Behçet Necatigil'in 23 Mart 1955 yıllında Yıldız Teknik okulunda yapmış olduğu konuşmadan almışlar.

Şükrü Erbaş çok güzel sevmiş, her sayfasında ne güzel sevmiş bu adam dedim. Kaç kişiye nasip olur ki böyle güzel sevilmek...

İçimizde ne varsa kaleminden dökülmüş, yüreğiyle sunmak kalmış bize.

Şiirleri o kadar yürekten olmuş ki mutlaka bir şeyler bulacaksınız kendinizden.

Gönül bu durmaz uçar, diyorum ve bu güzel şarkıyı bırakıyorum size. Aynı satırlarda görüşmek üzere.

https://www.youtube.com/watch?v=2X__kKb6kYM
96 syf.
Şükrü Erbaş.. Her dilden, her dinden insanın yüreğine hitap eden bir aydınlık insan..

Burak Abatay çok güzel anlatmış onun şiirlerini,
"Erbaş’ın şiirinde oldum olası hep yalnızlığı görmüşüzdür. Çoklukla köşeye sinmiş bir çocuğun gri renkte maceralarına benzer. Coğrafyaların terk edilişleri de vardır Erbaş’ın dizelerinde. İsyan ve özgürlük Erbaş’ın kalemindedir. Sevgi ve aşk geçtiği yollardır. Umut sofrasındadır, oturanını bekler. Yaşamsa Erbaş’ın gönlündeki çeşmelerdir. Susayan için damlaları kederden geçen bir çeşme..."

Bu kitap da baştan sona yalnızlık kokuyor..

“Yalnızlık, ah o canımızla çerçeveli kapımız, penceremiz. Ey anıların dalsız gölgesiz günbatımı.. bilmem ki bir gün açılır mısınız zamanın gök bahçelerine."

Biz o umut sofrasından payımıza düşen umuttan da hüzünden de nasibimizi alıyoruz ve kalkıyoruz sofradan ya da sadece öyle sanıyoruz çünkü devam ediyor içimizde kitaptan arta kalan bir şeyler; her şey yaşlanıyor, geceler kararıyor, babalar ölüyor, toprak biraz daha büyüyor, anneler dualarını tanrısına teslim ediyor, ağlıyor biri ve bir çocuk gözyaşlarını silmek için uzatıyor ellerini..
Herkes susuyor...

Ölüm rüzgarı geliyor, Hatice gidiyor, zaman hüzünleniyor. Onun boşluğu diz çökmüş pencereler içinden bize açılıyor..
Ölüm susuyor...

"İnsanın yalnız ağlaması ne kadar acıymış.
Sen evden çıktın ya, kırk beş yıl çıkmıyor işte..."

Sonra kelimeler delirip türkü oluyor, Tanrının olmadığı zamanlara uzanan kirpikleriyle biri avuçlarımın içinden öpüyor..
Sessizlik büyüyor, büyüyor...

"Eşikten sadece şiir geçmez. Sen de geçersin. Gider konuşursun. 'Bir şiir ne zaman başlar ne zaman biter; bir kitap ne zaman; nasıl karar verirsiniz?'"

Ve işte yalnızlıkla başlayan şiirler yalnızlıkla bitiyor..

"Ey özlenen zamanla şimdiki zaman arasında çırpınan yeryüzü.. senin mutsuzluğundan başka bizi bu cehennemden çıkaracak bir bilgi var mı, gözyaşlarıyla sulanmış o derin yalnızlıklarında..."

Büyük bir sessizlik kendini sonsuzluğa götürüyor...
96 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Herkese Merhaba :)

Şimdi size özlü sözlerle dolu, güzel mi güzel bir başlangıç yapmayı çok isterdim ama maalesef hiç beceremediğim işlerdir bunlar. :) O yüzden hemencicik lafı uzatmadan diyeceklerime geçeyim.

Şükrü Erbaş, okurken en ufak bir pişmanlık yaşamayacağımı hissedip bilsem de bir türlü okuyamadığım biricik yazarlardan(-dı). Bunu neden yaptığımı bilmiyorum ama bu saatten sonra yapmamam gerektiğine kesin karar vermiş bulunmaktayım. Şükrü Erbaş seni de bu kadar beklettiğim için ayrıca çok çok üzgünüm. Diğer kitaplarını bu kadar uzun süre bekletmeyeceğim ama. Siz de bekletmeyin arkadaşlar. Hemen şu an bile siparişlerinizi verebilirsiniz. Pişmanlık yaşamayacağınızın garantisi benden. :)

Kitaba da yorum yapmam gerekiyor biliyorum fakat ne dedem eksik kalacakmış gibi. Şiir-Hikaye uyumuna bayıldım. Cümleler adeta sizi içine çekiyor. Çok güzel bir dili var canım Erbaş'ın. Zaten okumaya başlar başlamaz hemen bitireceksiniz buna eminim. ( Benim okumam uzun sürmüş olabilir, çalışan insanların kanayan yarasıdır kitapları bekletmek :) )

Daha da ne diyeceğimi bilemedim. Mutlaka okuyunuz millet!

Saygılar, sevgiler. Keyifli okumalar. :)
Şükür cehalet bitti !  
Kimse okumuyor, herkes yazıyor. 
Kimse öğrenmiyor, herkes biliyor.
Kimse susmuyor, herkes konuşuyor. 
Kimse çekilmiyor, herkes ortada. 
Kimse kederlenmiyor, herkes şenlik. 
Kimse yere bakmıyor, herkes yıldız tozu. 
Kimse sevmiyor, herkes arzu ediyor. 
Kimse gözyaşı değil, herkes küfür. 
Kimse eşik değil, herkes duvarların ötesi. Kimse gölge değil, herkes ışık. 

Tevâzu bitti. İncelik bitti. Hatıra bitti. Gönül bitti. Şarkı bitti. Bir aynalar pazarı ki, yaşıyoruz işte...
Ömür Hanım...

Gelmiyorsun, gitmiyorsun
Sesin yok, yüzün yok
Canımın ilmekleri arasında bir ishak kuşu
Sabahlar, çiy düşmüş uykusuzluk
Akşamlar, gözyaşı lambalarından bir sokak.
Uzağın yok, yakının yok
Bir senden yapılmış odalarda
Seni seviyorum.
Ey sözüme merhametler bağışlayan kadın
Hatıran bütün pencerelerin baktığı yol
Hatıran insan olmanın sonsuz harfleri.
Şükür cehalet bitti! Kimse okumuyor, herkes yazıyor. Kimse öğrenmiyor, herkes biliyor. Kimse susmuyor, herkes konuşuyor. Kimse çekilmiyor, herkes ortada. Kimse kederlenmiyor, herkes şenlik. Kimse yere bakmıyor, herkes gökyüzü. Kimse sevmiyor, herkes arzu ediyor. Kimse gözyaşı değil, herkes küfür. Kimse eşik değil, herkes ufukların ötesi. Kimse gölge değil, herkes ışık.
Tevazu bitti. İncelik bitti. Hatıra bitti. Gönül bitti. Şarkı bitti.
Bir aynalar pazarı ki, yaşıyoruz işte.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981924
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Buradan dağlara bakarım. Gün, eteklerini toplayıp giderken bir küçük anne gelir. Yatağındaki boşluğa bakar. Tülbentlerini açar, katlar. Kırlentleri düzeltir. Kitapları toplar. Çocukları sorar. Gözyaşımı kurular. “Göğsümdeki çiçeklerin dili yok, unutma.” Evine gülümser. Alın çizgilerimi düzeltir. Sonsuzluğun ağzıyla öper. Yalnızlığımı alır. Yalnızlığını verir. “Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma.”
Buradan dağlara...

Kitabı okuyanlar 1.147 okur

  • İsmail GÜNEŞ
  • Balahenk
  • selin
  • M.İlhan Genç
  • Beyza Kuzu
  • Sadece Sevda
  • Ozlem oner
  • Ş
  • aysel
  • Müzeyyen karahan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%45.7
25-34 Yaş
%41.3
35-44 Yaş
%2.2
45-54 Yaş
%2.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.7
Erkek
%16.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.3 (132)
9
%25.6 (82)
8
%19.4 (62)
7
%7.5 (24)
6
%2.2 (7)
5
%1.9 (6)
4
%1.3 (4)
3
%0
2
%0.3 (1)
1
%0.6 (2)