Geri Bildirim
Adı:
Sen
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
215
ISBN:
9789752732100
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tu
Çeviri:
Selim Temo
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır. Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi?

"Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, Doğu'nun renkleriyle bezenmiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü ve bugününü iki farklı üslupla anlatan Uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Mehmed Uzun'un ilk romanı benim de yazarın ilk okuduğum kitabı oldu. Siteden bir arkadaş bu kitabı önermemişti, ama kitap evinde Sen'i bulduğum için, tereddüt etmeden aldım.

Kitapla ilgili okuduğum yorumlarda genelde ilk romanı olmasının da etkisiyle yazarın şu anda çok sevilmesinin sebebi olan üslûbunun burada çok da belirgin olmadığı söyleniyor; ancak ben şu haliyle bile oldukça güzel ve sade olduğunu düşünüyorum. Hiç de yeni yazmaya başlamış birisinin değil, yazmaya alışık, eli rahat bir yazarın kalemi bu, ve oldukça güzel.

Kitabı okurken beni rahatsız eden yerler oldu ve rahatsız olmaktan rahatsız oldum. 80 darbesi sonrası Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu bulunan insanların yaşadığı zulümler üzerinden kürt mücadelesi veya hareketi hakkında bir çok şey söylüyor kitap. Kitapta düşmanlar denen insanlar askerler veya polisler değil, aslında Türkler gibi geldi bana. Bu anlamda önyargılı okuduğum yerler oldu. Buna rağmen eser ilerledikçe ve amca'nın da anlatıma dahil edilmesiyle, hikâyeye dahil edilme biçimi çok iyi olmasa da Kürtlerle ilgili verilen bilgiler ve eserin derdini bu yumuşak, edebi dille anlatışı etkilenmemeyi imkânsız kılıyor, Türk olarak değil, haksızlığa zulme uğramış insanları ve bir halkın hikâyelerinden bir tanesini okuyan bir insan olduğumuzu düşünerek sanki daha rahat bir bakış açısı yakalayabiliyoruz. Elbette artık benim, sizin, başkalarının ne düşündüğü veya neyi neleri talep ettiğinin çok ötelerine taşınmış durumlar söz konusu. Ancak buraya sınırlarını ve tarzını bizim belirlediğimiz biçimlerde, isimlerde, kimliklerde ait olmayı istemeyen, ve anlaşılan bu itiraz ve ait olmama hissi ülkenin kuruluşuna, belki daha öncelerine dayanan insanların ne şekillerde susturulduğu, işkence yapmanın bir devletin geleneklerinden olup olmadığı, bir ülkenin veya devlet geleneğinin emir veya yasaklarına uymayarak kendisi ve kendi doğası ve özü olmayı istemek gibi gerçekler kitabın başından sonuna dek önümüze konuyor ve aslında şaşırtmıyor tabi, çünkü meşrulaştırmak, oyalamak, göz boyamak yerine yazar Kürtler açısından günlük hayatlarının bir parçası olan şiddeti anlatırken, kendi adıma konuşarak söylersem kimlik sorunu yaşamamış, bu anlamda ezilmemiş ve ayrı bir dil yurdunda yaşayan- amca'nın söylediği gibi, kendilerinin en çok darbe aldıkları yer - bizim gibi insanlara uzaklarda yaşanan bir ızdırap hissi veren herşeyi şu ânımızın, şimdimizin bir parçası yapıyor... Bizim, oradan olmayanların bilmesi, kabul etmesinin dışında kendi yolunu yürüyen bir itirazın söz konusu olduğu, biz istemesek ve kabul etmesek de kendi kendisi olmaya yürüyen bir itiraz ve red olduğu açıkça görülüyor eserde yaşanan herşeyin, zulmün; zira kitaptaki politik kişiler, Amca olsun, hoca olsun ve anlatıcımız olsun, bu durumu, yani bir başkası ve o başkasının ismi değil sadece Kürt olma durumunu çok çok güzel ortaya koyuyor. Politik anlamlarda bilgim eksik olduğu için doğru tespitler yapamam, söyleyemem muhakkak, ama edebiyat anlamında bu derdi dile getirmesi, bu derdi taşıyanları hikâyeleştirmesi, bu kültürü hikâyeye yedirişi anlamında eserin oldukça iyi bir eser olduğunu, dilin ve üslûbun kimbilir ne kıvama, kıvamlara ulaştığını görmek için yazarın öteki kitaplarını da okumak istediğimi söylemem gerek. Kürt edebiyatı için Mehmed Uzun'un önemini hepimiz biliyoruz. Okumayı düşünenlere gönül rahatlığıyla öneriyorum Sen'i.
İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır. Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? "Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, Doğu'nun renkleriyle bezenmiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü ve bugününü iki farklı üslupla anlatan Uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiriyor.

Benzer kitaplar

kitabı orijinal hali ile değil de çeviri halinde okumama rağmen çok beğendim sen dili ile yazılmış olan Kürtlere yapılan acımasız ve işkenceli bir 'sen' i romanlaştıran akıcı bir kitap .
'hayat...hoşçakal...baba, dede, anne, nine, arkadaş, dost, amca, kuzen, hoca,oğlak hoşçakalın...dünya güzelliğin dünyası, kötülüğün dünyası, hoşçakal. gidiyorum, dönmemek üzere gidiyorum .hakkınızı helal edin bir su damlası gibi,Fırat'ın , Dicle'nin suyu gibi temiz ve duru yaşamak istedim. eğer hatalarım varsa affedin sizi sevdim. ey hayat, seni sevdim . dünya seni de sevdim.yurt, yurdum ey...yüreğimin kızıl gülüydün. baba, dede, anne, nine, arkadaş, dost, amca , kuzen, hoca, oğlak...sizi sevdim hayatın çekiçleri, balyozları insin varsın,Sizi seviyorum'
Mekan küçücük bir hapishane hücresi , üstelik hücre oldukça karanlık , peki yazar nasıl bir kitap yazacak bu kadar az bir malzeme ile , işe yazarın ustalığı giriyor devreye ,bir böcek görüyor belli belirsiz , konuşmaya -dertleşmeye başlıyor kahramanımız...
Mehmed'in okuduğum ilk kitabı ve beğendim.Kitabın tarzı güzeldi; sondan ve baştan başlayıp sonunda hikayenin birleşmesi.Dili fena değil ha vurucu bir kitapta değil ama kendinizi roman kahramanlarının yerine koyabiliyorsunuz,bazen bunun ihtiyacını da hissediyorsunuz.
Seckin kurt edebiyatından

İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır. Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? "Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, Doğu'nun renkleriyle bezenmiş pastoral bir manzara...
Anlatımı çok masalsı buldum. Sanki her şey iyi ama daha farklı kelimelerle anlatılmalı gibi hissettim. Bazı yerlerde tutarsızlıklar vardı. Tüm bunlara rağmen kişi bu kitabı okuduğuna pişman olmuyor.
Tu
Okuduğum ilk Mehmed Uzun kitabı.
Ardından sıraladığım bütün kitapları..
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine başlamıştım ve bırakamadım kitabı.
Destan yazarı.
Işığı bol olsun.
Kürt romanı konusunda en uzun yolu yürüyen Mehmed Uzun'un aslında Kürtçe yazılmış ilk romanı olan ve Türkçeye çevrilen 'Sen', romani yalnızlığın, çaresizliğin ve aynı zamanda bir direnişin romanıdır
Ben 9. Siniftayken okumam icin bana bir arkadasim vermisti mehmed uzunun okudugum ilk kitabi guzel bir kitapti ancak kitabin kurtce baskisida var onu okunuma izi tavsiye ederim cunku kitap kurtce yazilmis bir kitap..iyi okumalar
Benim kalbimin zindanı, kara gözlerindir senin.. Varlığımın yuvası kirpiklerinin gölgesinde saklı..!

Mehmed Uzun
Mehmed Uzun
Sayfa 23
Ama her 21 Mart'ta demirci Kawa'nın ateşi yükseliyordu kalelerin burçlarından.
Mehmed Uzun
Sayfa 20 - İthaki yayınları
Çocukların varlığı ve sevgisi insanı daha bir güçlü kılıyor .
Buradaki dünya zulüm, işkence, zorbalık, onursuzluk, ahlâksızlık üzerine kurulmuştu. Bu dünyaya karşı ne yapmalıydı?
Mehmed Uzun
Sayfa 188 - İthaki yayınları
Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir.
İnsan isterse cezaevinde kendini geliştirebilir. Bizleri üniversitelerden aldılar, getirip cezaevine koydular.
Neden?
Dünyayla, aynı şekilde üniversiteyle ilişkimizin kesilmesini istediler tabii. Bizi cezaevinin yalıtılmışlığı içinde dondurmak istediler. Ama zorbalar cezaevlerinin de üniversite olduğunu anlayamazlar.
Mehmed Uzun
İthaki Yayınları
Arkadaşlığında tedbirli ol; dostun bir gün düşmanın olabilir, düşmanlığında yumuşak ol; düşmanın bir gün dostun olabilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
215
ISBN:
9789752732100
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tu
Çeviri:
Selim Temo
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır. Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi?

"Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, Doğu'nun renkleriyle bezenmiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü ve bugününü iki farklı üslupla anlatan Uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 317 okur

  • Tarık Kamacı
  • ronahi deniz
  • Abdullah Güney
  • .
  • fatih okatan
  • Halim Kaya
  • Çiğdem Yaman
  • Arda Karaarslan
  • Medya Özcan
  • Çağla A.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%32.6
25-34 Yaş
%41.6
35-44 Yaş
%10.1
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%46.9
Erkek
%52.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.7 (32)
9
%22.9 (16)
8
%17.1 (12)
7
%5.7 (4)
6
%4.3 (3)
5
%2.9 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.4 (1)