Çevirmen:
Selîm Temo
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
17 Ocak 2019
İlk Yayın Tarihi:
Nisan 2011
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Sen
Orijinal Dil:
Kürtçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786053758907
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·216 syf.··
2022 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2022 08:59
1953 yılında, Viranşehir kökenli bir aşiret ailesinin çocuğu olarak Siverek'te doğdu. Anne tarafı Zaza, baba tarafı Kürt kökenli... Babası koyun tüccarı olan Mehmed'in, beş kardeşi daha vardı. Küçük yaşlarında ailesinden duyduğu sözlü anlatım örnekleri, edebi sanatının temelini oluşturmuştur. İlerde yazacağı romanların kökü, bu çocukluk anılarından beslenmiştir.Satırlarındaki etkileyici altyapının bence en önemli kısmı yaşadığı coğrafyanın zengin kültür harmanı ve öncüsü olduğu bir dili keşfetme geliştirme arzusu... Kürt dilinin gelişim açısından kısıtlı olduğu bir dönemde özgün yanıyla Kürt diline yönelmiş bu alanda modern bir Kürt edebiyatının temellerini atmıştır. Eser,her satırında bir yaşanmışlık hissi...Sarsıcı ve etkileyici...Empati duygusunu yoğun hisettiğim satırlar...Her şeyden soyunuk sadece kahramana eşlik ederek okumanız dileğiyle.
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20194,760 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 33. kitabı
Mehmed uzun ünlü bir Kürt yazarıdır “sen” Diyarbakır “kadim ve hünerli “şehir.. Diyarbakır’da bir gencin bir gece tutuklanmasıyla başlar hikaye ve onu işkenceli zor günler bekler yalnızlığını ve içini dökebileceği tek varlık Bazen sadece yolu zindana düşmüş bir böcektir dertlerini , kederlerini paylaşacağı bir böcekciği vardır. Diyarbakır ; , ezilen bir halkın başkentidir.ezilen ve emekçi kadınlar , ezilen yok sayılan bir halk ..yalnızlık, işkence ,özlem, güzellikler ve çirkinlikler ,acılar ,iyilikler ve kötülükler herşey var kitapda ..bazı sayfalarda güzel stranlar ve dengbejlere de denk geliyorsunuz anneleri ağıt yakarlar yavrularına ah ..hayran oldum kitaba mehmed uzun dili çok güzel şiir okur gibi okudum kitabı garanti kitap diyorum.
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20194,760 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2022 40. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 00:33
Öncelikle sayın merhum Mehmet Uzun'u bir kez daha yad edip sonsuz teşekkür ediyorum ona. Onun gibisi bulunur mu sanmıyorum. Haksızlıklara boyun eğmeyen , gerçekleri çok güzel tasvir edip özgün üslubuyla çok derinden duygularıma tesir etti. Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli , Yaşar Kemal gibi sevdiğim diğer yazarlarında anlatım tarzını birbirlerine benzettigim ve etkilediğini düşünüyorum. Hepsi haksızlıklara karşı çabalayan değerli, çok sevdiğim insanlar. Çok çok teşekkür ediyorum hepsine . #y:70866
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20194,760 okunma
BAŞLIK ''İNSAN'' OLSUN...
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 15:28
Tarih her zaman insanın insana,insanın doğaya ve diğer canlılara yaptıkları üzerine dönmüştür. Hiç bir tanrı, hiç bir canavar ve doğa olayı insanların birbirine yaptıklarını,ne insana nede başka bir varlığa yapmamıştır.Biz birbirimizin felaketiyiz kısacası hobbesin dediği gibi ''insan insanın kurdudur'' Biz birbirimizle uğraşarak aslında kendimizi tüketen tek canliyiz bu konuda çok doluyum neyse... Ben incelememe geçeyım ''TU'' (SEN) Kitabını daha önceden orjinal dili olan Kürtçe okumuştum çevirisi de çok güzel,(arada yazım yanlışları olmasaydı daha iyi olurdu ama takılmamak gerek bu tür şeylere.)Yazarın dili ve Kalemine gerçekten diyecek yok Mehmet Uzun okuyanlar bilir çok sıcak çok sade ve çok zengin bir dili var. Kitap bir insanın Diyarbakır zındanında yaşadığı işkenceleri,yanlızlığı ve çaresizliği anlatıyor karanlık bir hücrede sahip olabileceğiniz tek dost olan bir böcekle yapılan sohpeti,işkence gören arkadaşlarının seslerini bastırmak için okunan şiir ve stranları (şarkı) insanların nasılda bir anda vahşileştiğini... Kitap kahramanının ismi yok ama biz şunu biliyoruz ki bu yazılanlar Mehmet Uzunun kendi yaşadıklarıdır keza o da bir söyleşide bunları dile getirerek bizi onaylıyor: “Diyarbakır Askeri Cezaevi benim ilk üniversitem oldu, burada Musa Anter ve Ferit Uzun'un, ki sonradan ikisi de öldürüldü, yardımlarıyla kendi dilimle okuyup yazmayı öğrendim. Ben orada kendi kültür mirasımla ilişkiye geçtim. İşte orada kendi dilimin, Kürtçenin, sözlü anlatım geleneğiyle tanıştım. Ayrıca dünya edebiyatının Türkçe çevirilerini okuma fırsatı buldum. İnsan içerideyse çok okur, ki ben de öyle yaptım. Orada, doğal olarak Kürtçe olan her şey yasaktı ama vardı''... Ben size biraz da yazardan bahsedeyim. Mehmet Uzun, gençlik yıllarımın kitapları gazete kağıtlarıyla
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2023 3. kitabı
" Kader, hoş geldin Dayak, hoş geldin Yalnızlık sen de hoşgeldin." Syf.159 Umudunu koğuşunu cocukluk masallarıyla özdeşleştirdiği böceğe yükleyen bir mahpusun romanı : Sen. Mehmed Uzunun yine harika bir romanıyla karşı karşıyayız. Her zaman ki akıcı dili, zengin üslubuyla buluşturduğu "Sen" romanını okurken romanın içinde buldum kendimi, onunla birlikte yaşadım olan biten her şeyi, beni derinden etkileyen ve bazı gerçekleri tekrar hatırlamama neden oldu. Konu olarak Diyarbakır Zindanlarında yaşanan acının, işkencenin, zulmün, baskının gerçek yüzünü tekrar gözler önüne serdi bu roman. Yine hiçbir düşüncenin özgür olmadığı, Kürtçe dilinin, Kürtçe kitaplarının yasaklı olduğu yıllardan yola çıkıyor Uzun. Romanda geçen karakterin ismi belirtilmemiş bu da akıllara yazarın kendinden yola çıkarak bu romanı yazdığına işaret ediyor. Bildiğiniz gibi sürgün yemiş, hapis yatmış zamanında. Diyarbakır zindanından söz ederken ; "Buradaki dünya, zulüm, işkence, zorbalık, haysiyetsizlik, ahlaksızlık üzerine inşa edilmişti." Syf.170 Onun gibi bir sürü kişi tek hücrede, aç ve sussuz, dayaktan tüm kemikleri kırılmış vaziyette, hiçbir yerleri sağlam kalmamış, hangi sebepten, neden burda olduklarından habersiz, sahi suçları neydi ? Sahip oldukları dilleri mi ? Kürt olarak doğmaları mı ? ... İşkence yapılırken çıkan sesleri söylediği stranlarla( şarkılarla), beyitlerle, şiirlerle bastırmaya çalışan, koğuşunu paylaştığı tek canlıyayla konuşmaya çalışan bir mahpusun romanıdır:Sen " Ve vurmaya başladılar. Dövdüler oğul saatlerce dövdüler.
1000k
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma
10/10
·215 syf.··
2021 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 14:19
İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır... Böylesi anlarda, içini dökebileceğin tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? "Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, doğunun renkleriyle benzemiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü bugününü iki farklı üslupla anlatan uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının Hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiryor... Buda tavsiyelerimin içine girmiş bir kitap oldu, bir solukta okursunuz o derece akıcı, benim geç okuma nedenim de yks sınavına hazırlanışım, lise son sınıf olduğum için yazılılar ayrı ödevler ayrı baskı yapıyor yoksa erken bitiririm:)) Şimdiden keyifli okumalar dilerim:)
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 23:15
Hiçbir ülke lideri, başkanları, başbakanları, adalet sağlayıcıları kendi düşüncesinden farklı, aykırı bir düşünceyi kabul etmemiştir! Bırakın uygulamayı, düşünceye bile tahammülleri yoktur, bunun adına da diktatörlük diyoruz kısaca. Suçlular cezalarını çekmeli evet, ama önce suçluyu suçsuzu birbirinden ayırmayı öğrenmeliyiz. Ve neyin suç olduğuna veya olmadığına karar verecek olan kişileri seçerken çok dikkatli olunmalı. Egoist insanlar halkı yönetmemeli ya da cezaları ile ilgili kararlar almamalı. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun şu kitabı okuyup da yüreği sızlamayan da, ne bileyim, boşa yer kaplıyor dünyada...
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma
9/10
·215 syf.··
2025 26. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 22:27
Bazen diyorum, bir halkın hafızası nasıl olur da bir yazarın kaleminde bu kadar canlı kalır? Sayfayı çeviriyorsun, birden bir dağın rüzgârı yüzüne çarpıyor; bir annenin fısıltısı, bir dengbêjin sesi, bir köyün suskunluğu… Hepsi aynı anda. Ama işte, tüm o acıyı okurken bile içimde küçük bir kıvılcım yanıyor: Ne kadar ezilmiş olsak da ne kadar bastırılmış olsak da hikâyemiz hep küllerinden toplanıp yeniden ayağa kalkıyor. İnsan acıya dayanıyor, yokluğa da… Ama inkâra? O başka bir yara. Bir halkın “siz hiç olmadınız” diye diye yıllarca susturulmaya çalışılması… işte o, tüyleri diken diken eden şey. İnkârın karşısında bile dimdik durabilmek… Bu halkın en büyük mucizesi.
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma
BEYNELMİLEL bir şey işte...
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 149. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 21:02
Ahh Gülendam, ne güzel hayallerin vardı gelecekle ilgili. Haydar'la bir yuva düşlemiştin. Her ne kadar Haydar, "Ben devrimci oldum" dese de sen hayallerinden vazgeçmedin. Haydar da hayallerinden vazgeçmedi, her ne kadar abisi "Lan oğlum biz çalgıcıyız, çalgıcıdan komünist olur mu, devrimci olur mu?" dese bile. Ama hayat istediğimiz gibi gitmiyor. Ahh Gülendam "cuntanın gelişi olur da gidişi olmaz inşallah" dediğin bedduanın bile bir tebessümü vardı. Nereden bilecektin cuntayı karşılayacak olan ENTERNASYONAL MARŞI'nın Haydar'ın ölümüne, babanın işkence çekmesine sebep olacağını. Ortalığın savaş alanına çevrilmesine sebep olan enternasyonal marşının yıllar sonra TRT'de yayınlanacağını nerden bilecektin. Memed Uzun' u Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy)Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy) kitabı ile tanıdım. O, bir aşk romanıydı. Okurken hüzünlendiren bir aşk. Ama bu kitap çok farklı. Bize yıllarca üstü örtülen gerçekleri gösteriyor. Kitapta okuduğum bir kelime (CUNTA) beni Beynelmilel filmine götürdü. Okurken nasıl bir inceleme yazacağımı bile düşünmezken, BEYNELMİLEL filmiyle başlamak istedim. Beynelmilel, sonunda ağlasak da bizi yer yer güldüren bir filmdi. Kitapta gülünecek bir cümleye rastlamadım maalesef. Kahramanımızın odasında bulunan bir şiir ve kitapla başlayan hapishane ve işkence günleri. Sadece kendi dilinde yazılan bir şiir için izi silinmeyecek acılar. Yıllarca yok sayılmış bir halkın içinden sadece birinin hikayesi. Bir de binlercesi var bunu yaşayanların. Okurken çekilen işkencelere yüreğim dayanmadı. Neyseki son bölümlerde yer verilmişti. Yoksa kitabı yarım bırakırdım. "Sarayın uzunluğu altı adım, genişlik dört adımdı." Kahramanımız da bu hücrede volta atmaya çalışıyor ayakta durabilmek için. Yemek için getirilenler "bir tabak yeşil su, bir parça ekmek ve küçük bir kase suydu. Nasıl 24 saat yetecekti?" s. 189.
Edebiyat
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2023 100. kitabı
İnsanın dünya üzerinde “yalnız “kaldığı anlar vardır…Böylesi anlarda içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir.Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı,sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi???
Edebiyat
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,760 okunma

Yazar Hakkında

Mehmed UzunYazar · 27 kitap
1953 yılında, Viranşehir kökenli bir aşiret ailesinin çocuğu olarak Siverek'te doğdu. Mehmed'in, beş kardeşi daha vardı. Küçük yaşlarında ailesinden duyduğu sözlü anlatım örnekleri, edebi sanatının temelini oluşturmuştur. İlerde yazacağı romanların kökü, bu çocukluk anılarından beslenmiştir. Kürt dilinin yasak olduğu bir dönemde, birçok Kürt yazarın aksine egemen dilde değil anadilinde yazmayı tercih etmiştir. Özellikle, zayıf olan Kürtçe yazı dilini geliştirmek, ortak bir edebi dil oluşturmak ve Kürt hikâye anlatım geleneğini canlandırmaya yönelik yaptığı çalışmalarla modern Kürt edebiyatında kurucu bir role sahiptir. 26 Ağustos 1977'de, sahte Tunus pasaportuyla Suriye üzerinden gittiği İsveç'e yerleşti. Kurmanci, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. Hakkında, Türkiye'de çok sayıda dava açıldı. 1981'de Türk vatandaşlığından atıldı ve 1992 yılına kadar Türkiye'ye gelemedi. Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı. Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Yakalandığı mide kanseri nedeniyle uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi. 13 Ekim günü Diyarbakır Ulucami'de kılınan cenaze namazı ardından, Mardinkapı Mezarlığı'na defnedildi.