Nar Çiçekleri

9,1/10  (73 Oy) · 
259 okunma  · 
79 beğeni  · 
2.378 gösterim
"Nar Çiçekleri", Mehmed Uzun’un Türkçe yazdığı, hayatımıza değen dokuz denemeden oluşuyor. Çokkültürlülüğün, azınlık ve öteki olma sorununun, sürgün ve aydın olmanın onulmaz ağırlığının merkezde olduğu bu denemeler, şiddetin ve reddetmenin çözüm olamayacağını, ancak anlayarak, empati kurarak bir arada yaşanabileceğini savunuyor.

Kırık bir hüznün egemen olduğu bu denemeler, aynı zamanda arada kalanların dünyasına içerden bir bakış.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    167
  • ISBN:
    9789752732339
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
mısra 
 06 Oca 01:52 · Kitabı okudu

Bu kitapla bir insanı daha tanımış oldum. 12 Mart döneminde fikir suçlusu olarak tutuklanıp cezaevine konan, 24 yaşında yasaklar, sınırlandırmalar, baskılar sonucunda yurdundan ayrılıp yabancı bir ülkede yıllarca sürgün yaşamak zorunda kalan Mehmed Uzun'u.

Çokkültürlülük üzerine yazmış olduğu deneme yazılarında yaşamından izler var, yoğun hüzünle dolu. Bu yazılardan ilki kitaba ismini de veren Nar Çiçekleri… Nar çiçekleri, nar ağaçları yazarın çocukluğu.

Okul dönüşü dedesinden okula gitmesinde büyük payı olan şekerlerini aldıktan sonra bahçeye çıkarak nar ağaçlarını, tomurcuklarını, yapraklarını, çiçeklerinin yeşilden kırmızıya dönüşmesini izlemenin ve dışarda yatılan sıcak yaz akşamlarının sabahında hemen yanı başında nar ağaçlarıyla uyanmanın mutluluğu.

Aynı zamanda büyükçe bir nar ağacının altında Ermeni arkadaşı Mıgo, annesi Meyre, babası Ape Vardo’yla yaptıkları piknik sonrasında kılıç artığı Ape Vardo’nun başını ellerinin arasına alarak sessizce ağlamasının verdiği anlamlandıramadığı, nedenini soramadığı hüzün.

Nar çiçekleri; ırkçı, bağnaz, hoşgörüsüz iktidarların uyguladığı katliamlar, sürgünler, acılar, dışlanmışlıklar, insanlara konan sınırlar, kendi kültürleriyle bağlarının koparılması.

Mehmed Uzun’un ninesi de çocukluğunda ona anlattığı hikayelerle kendisinde iz bırakmış. Zazaca sözcüklerin götürdüğü hayal dünyasında gezdiği yerlerin Kürtler’in sürgün yerleri olduğunu sonra öğreniyor. 1977 yılında gitmek zorunda kaldığı İsveç’te uzun süre kendisi de sürgün olarak yaşar. Sürgün insanların yaşadığı süreci yaşar. Anayurdunu, dilini, benliğini, kimliğini yitirip yabancı, göçmen olur. Hep yanında olan insanların manevi desteğini, sözlerini, sevgisini yitirir. Bunun yanında kazandıkları da vardır her şeye rağmen. Yeni bir dil, yeni insanlar, farklı bir kültür. Öncelikle kendi anadili Kürtçe’yi geliştirir, Kürtçe romanlar yazar, Kürt Edebiyatı’na yönelik çalışmalar yapar. Sürgün hayatını, farklı kültürlerin, renklerin oluşturduğu yaratıcı bir kaynağa dönüştürür.

Bu deneme yazılarında yazar çeşitli dönemlerde yaşamış, sürgün yazar ve şairlere dair yazdıkları da ilgi çekici. Son kısımlarda da öldürülen Musa Anter’e yazdığı masalımsı ağıt ve Yaşar Kemal’in aldığı bir ödül töreninde yaptığı Yaşar Kemal’in edebi kişiliğini, toplumsal gerçeklere ilişkin verdiği mücadeleyi anlatan konuşma metni var.

İnsanların yaşadığı yerlerden koparılmalarının acılarını, geride bıraktıklarını mübadeleyi anlatan romanlarda, roman karakterleri aracılığıyla öğrenip duyumsamıştım. Nar çiçeklerinde bu acıyı bizzat yaşamış olan yazar Mehmed Uzun’un yazdıklarından okumak oldukça sarsıcıydı. Irkçılığın, bağnazlığın, yok saymanın, aşağılama ve dışlanmanın kendinde ve diğer insanlar üzerinde yarattığı etkileri yazılarında o kadar iyi ifade etmiş ki, çokça hüzün yüreğinize çöküyor. İnsanların tarih boyunca kini, nefret, maddi, manevi çıkarları için yaptığı zulümler karşısında beynimize kazınmış olan “evet ama …” diye başlayan önyargılar etkisini yitiriyor. Her “evet ama …. “ dediğimizde kaybeden biz, kaybeden insan.

“Sürgün bir ayrılıktır, bir hüzündür. İnsani olmayan, ağır bir cezadır Yaşanmış, çok iyi bilinen uzun bir zaman kesitini, daha doğrusu bir yaşamı geride bırakmaktır. İstemeyerek, zorlanarak…” s. 65

“en çok özlediğim şeylerden biri nedir, bilir misin?” diye sordu. Uzun süren bir sessizlikten sonra yine konuştu: “Bal arılarını, bal arılarının vızıltılarını, seslerini… Nar bahçelerine gittiğimiz o günlerde en çok kızdığım şey nar çiçeklerinin, narların tepesinde durmadan vızıldayan o küçük arılardı. O vızıltılar uyumamı engellerdi. Sinirlenirdim. Şu işe bak ki şimdi de özlüyorum. Yıllar önce Diyarbakır’dan, Dicle kıyılarının o kırmızı toprakları içinde nar ağaçları getirttik. Belki onları diker, onlar da büyür, çiçek açar ve o vızıltıları yine duyarım diye. Ama olmadı.” s. 54

Sinan yaprak 
 08 Nis 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

İyi bir İnceleme ve denemeydi. Musa Anter'e yazdığı kısa, ağıt niteliğindeki yazıda bambaşka güzeldi. Ve nem u zine de ayrı bir güzel yazı idi. Eline sağlık büyük usta...

Dicle Tuba 
28 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

'Bana denemeyi sevdiren betimlemeleriyle beni kilometrelerce ötedeki şehirlere ve bir miktarda çocukluğumun güzel yaz akşamlarına götüren buram buram toprak kokusunu ve kültürümü hissetiren bir şaheser en çokta mahkemede savcıyla olan konuşması hoşuma gitti birde çocukluğumun bir simgesi sayılan nar çiçekleri.Eseri elimden bıraktığımda diyar-ı bekirli arkadaşıma ya bu gavur mahallesi Diyarbakırın neresinde diye sorduran eser.'

mahmut yiğiter 
31 May 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Mehmed Uzun'un Türkçe yazdığı tek kitaptîr. . Mehmed Uzun 2001'de bu kitaptan dolayı yargılanmış ve beraat etmiştir. . Nar çiçekleri geçmişe olan bir özlemdir, sürgündür. biraz Nazım Hikmet biraz Ahmet Kaya dır.

Mihemedê NOJDAR 
20 Oca 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Min dema ku ewil car lîseyê bûm xwend. Berîya wê min 2 pirtûkên wî bi tirkî xwendibûm. Piştî vê ev nivîsên ceribandinê min got madem ez kurd im û ev camêr ji bo kurdî ev qas zilm û zorî dîtiye.. ji min re ferze ku ez kitêbên wî bi kurdî bixwînim. Elhamdülillah min kitêbên wî bi kurdî qedand. Û tama ku min kurdî de dît min tirkî de nedît. Divê her kurd kurdan bi kurdî bixwîne

Emine Sevgin 
22 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 9/10 puan

"Nar Çiçekleri"... Ve diğer kitapları gibi yine kendini gösteren "Yaşar Kemal " ama bir farkla. Bu sefer kitap Yaşar Kemal'e ithaf ediliyor. Mehmed Uzun her zamanki gibi doğal, yalın, akıcı anlatımıyla okuyucuyu kendine çekmeyi başarıyor. Her zamanki gibi Mem û Zin, Siyabend û Xecê, Cembelî û Binevşa Narîn aşkı yüreğinize serpiyor. Her zamanki gibi Memduh Şevket, Celadet Bedirxan, Musa Anter, Ahmed Arif... vs satırlarda yerini alıyor. Çokkültürlülük, öteki, sürgün, özlem, aydın olma, dengbejlik, azınlık, yaşam mücadelesi, insanlık, var olma... çok güzel hayat hikayeleriyle kafalarımızda yer ediniyor.

Umut 
07 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Mehmed Uzun'un Kürtçe dışında kaleme aldığı tek eseridir. Kürt sorunu üzerine incelemelerin de bulunduğu, genellikle sürgün, ülkeye özlem temasını içeren öykülerden oluşuyor. Eseri tek cümleyle açıklamak zorunda kalsaydık eğer, kitapta geçen Gombrowicz'in "Sürgün bir mezarlıktır" cümlesi yeterli olurdu.

Haticee 
02 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mehmet uzun okurken kendimi çok iyi hissederim..
Nar çiçekleri kitabı bu iyi hissetmeyi kat be kat arttıran bir kitaptı.
İçinde sayısız okuma tavsiyesi bulduğunuz ,okunmaya değer bir kitap...
Not: Mehmet uzun'un her kitabı okunmaya değerdir...;)

Selim KOÇ 
06 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Eserinde içinde yaşadığımız çok kültürlü toplumsal yapıda sürekli karşılaştığımız temel sorunları ve bu sorunların çözümüne yönelik çabayı kendi hayatından örneklerle aktarmaya çalışan Mehmed Uzun, üzerinde yaşadığımız kadim coğrafyada biz ve öteki arasındaki etkileşimin nasıl olması gerektiğini hakkıyla dile getirmiş ve toplumsal yapının anlaşılması ve toplum olarak ortak bir iyiye ulaşabilmemiz için bir yol haritası çizmiştir.

ADNAN CORAK 
10 Ara 2017 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek dil, tek din, tek kültür, tek toplum, tek lider, tek düşünce,tek siyaset. Hep varsa yoksa tek olmak istendi edebiyat ve şiirin görevi insan olduğumuzu bize hatırlatmaktadır.

2 /

Kitaptan 98 Alıntı

Sinan yaprak 
 07 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"xwin bi xwnle na ye şuştin"(Kan kanla yıkanmaz)
"Kan, ancak adalet duygusu, insani ve vicdani yaklaşımla yıkanabilir, temizlenebilir. Adalet anlayışının, insani ve vicdani duyguların kaynağı da edebiyattır. Edebiyat insanların birbirlerini daha iyi anlamalarının yolu, kültürlerin birlikteliğinin vazgeçilmez köprüsüdür."

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 113)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 113)
Sinan yaprak 
06 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

işte bu benim dilim
"Kendim seçmediğim ama içinde doğduğum öğrendiğim, büyüdüğüm ve kendimi ifade ettiğim anadilim..."

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 83)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 83)
Sinan yaprak 
06 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

kayıplar süreci
"Her şeyden önce dilimi, benim için çok kutsal olan varlığımı, Albert Camus'un deyimiyle ana yurdumu kaybettim."

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 70)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 70)
Visal... 
06 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sanki dünya, dünya değil bir ölüm tarlası, ölüm üreten, ölüm saçan bir makine.

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 37 - İthaki Yayınları)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 37 - İthaki Yayınları)

Sürgün...
Sürgün bir ayrılıktır, bir hüzündür. insani olmayan ağır bir cezadır. Yaşanmış, çok iyi bilinen uzun bir zaman kesitini, daha doğrusu bir yaşamı geride bırakmaktır... Hem Ovidius hem de Mevlana Halid sürekli anılarının gölgeleriyle yaşadılar. Kendi zamanlarını değil, geride kalmış, kaybolmuş bir zamanı yaşadılar. Tam da Marcel Proust'un ünlü eserine verdiği isim gibi, onlar yitmiş bir zamanın peşine düştüler.

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 59 - GendaşKültürYayinevi)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 59 - GendaşKültürYayinevi)
Visal... 
02 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

... sen bir savaşın ne olduğunu bilir misin ey insanoğlu?

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 33)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 33)
Ce-mâ 
31 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bunlar Türkiye'de olsa kim ne kaybeder?
Kürt çocukları için kreşler ve anaokulları vardı,eğitimciler Kürtçe ve İsvecçe bilen iki dilli öğretmenlerdi.Kürtçe dergi ve gazeteler çıkıyordu ve bunlar Kültür Bakanlığı'ndan devamlı yardım alıyordu. Kürtlerin çeşitli dernekleri vardı ve bunlar Göçmenler Bakanlığı'ndan yardım alıyordu.Kürt çocukları okullarında,haftanın belli saatlerinde anadil eğitimi alıyorlardı.Yüksek Öğretmen Okulu'nda Kürtçe öğretmen yetiştirmek için bir bölüm vardı ve tüm ülkede 20'den fazla eğitimci , öğretmen vardı. Kürt aydınları,yazarları kültür adamları kendilerini rahatlıkla ifade edebiliyorlardı.Kütüphaneler Kürtçe kitaplar alıp raflarına yerleştiriyordu. Eğitim Bakanlığı Kürt çocuklarının eğitimi için Kürtçe okuma kitapları hazırlıyordu.Belediyelerde Kürtçe bilen asistanlar,danışmanlar,tercümanlar vardı.Devlet Kürt göçmenlerine ulaştırmak istediği enformasyonları iki dil, İsvecçe-Kürtçe, ile hazırlanmış broşürlerle,rahatlıkla,ulaştırılıyordu. Kürtlerin kendi dilleri, kültürleri ve kimlikleriyle ilgili tüm talepleri anlayışla karşılanıyordu ve olabildiğince yerine getirilmeye çalışılıyordu...

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 101)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 101)
mısra 
02 Oca 16:28 · Kitabı okudu · İnceledi

Rejimler, ideoloik ve siyasal sistemler ve çeşitli davaların bağnaz savunucuları hep insan ve insanlığı sınırlandırmışlardır. Hep başkasını, ötekini bir tehdit unsuru olarak görmüş akıl almaz önyargılar, düşmanlıklar yaratmışlardır. Hep farklılıkları öne çıkararak, ötekilerden üstün olduklarını iddia ederek bağnazlığı ve tutuculuğu bir yaşam tarzı haline getirmişlerdir. Hep tekliği, tekyanlılığı savunmuşlardır Hep siyasi, idari, kültürel, dinsel ve etnik sınırlar koymuşlardır. Ve bu sınırları koruyabilmek için de bir yığın yasakla yaşamı daraltmış, çekilmez hale getirmişlerdir. Edebiyat ise bunun tam tersini yapmıştır; hep sınırlara karşı koymuştur, insan yaşamını genişletmiş, zenginleştirmiş, diller, kültürler arasında iletişimi sağlamış, önyargıların ortadan kalkması için aydınlık, renkli ufuklar açmıştır.

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 126 - İthaki Yayınları)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 126 - İthaki Yayınları)
mısra 
03 Oca 23:21 · Kitabı okudu · İnceledi

Ne zaman bunları aşabildim ve ne zaman Türkçeyi, bugün burada yaptığım gibi, severek isteyerek konuşmaya ve kullanmaya başladım? Yeniden anadilimle çok güçlü bağlar kurduktan, Kürtçe ile romanlar ve edebi metinler yazmaya başladıktan sonra. Anadilimle barışmam, onunla harmonik bir ilişki kurmam, Türkçe ile de ilişkilerimi düzeltmeme yaradı. Kuraldır, kendi anadilini bilen birisi diğer dillerle de rahatça ilişki kurar. Kuraldır; kendi ana diliyle barışık olan birisi diğerleriyle de barışık olur, onları sever. Türkçe ile ilişkilerim şimdi çok sıcak. O artık ne bir tehdit unsuru, ne de beni benden çalan bir araç. O sevgili dillerimden biri.

Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 100 - İthaki Yayınları)Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun (Sayfa 100 - İthaki Yayınları)