Dicle'nin Yakarışı

8,9/10  (35 Oy) · 
135 okunma  · 
38 beğeni  · 
1.564 gösterim
Uzun, Dicle’yle birlikte eski zamanlara, kuntlaşmış aşkların, barış içinde yaşayan çeşitli dinlerden kavimlerin diyarına götürüyor bizi. Kürtler, Yezidiler, Süryaniler, Araplar, Yahudiler, Ermeniler Türkler... Ester ve Biro’nun kırılmış, çaresiz aşkları. Mezopotamya’da, Dicle’nin kıyısında yaşayan Mir Bedirhan’ın, 16 yaşında tahta çıkışından, sürgüne gidişine, oradan da ölümüne kadar geçen zamanları sese tutkun, sözü mekan bilmiş Biro’nun kelimeleriyle ve hafızasıyla aktarıyor. Biro kelime avcısıdır. Ders alınsın diye hep anlatır. Dinleyenler de başkalarına anlatsın diye.

"Siz istediniz ben de anlatacağım. Kandili yakın ve unutulmuşların sesine kulak verin."
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2014
  • Sayfa Sayısı:
    327
  • ISBN:
    9789752732285
  • Orijinal Adı:
    Hawara Dîcleyê - İ
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya S. 
 05 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

``Mehmed Uzun`un romanları günümüzde yazılan en iyi romanlardır. Edebiyata yeni olanaklar getirmiş,birçok ülkede de bu romanlar çok sevilmiştir.``
Yaşar Kemal


Bıro, 16 yaşındaki Kürt Bey i Bedirhan ' ın tahta çıkışına şahit olmuş, her sese, her bilgi kırıntısına meftun Mezopotamya' nın öksüz ve yetim çocuğu... Bu seslere olan tutkusu onu "dengbej" olmaya iter. Bıro ile birlikte ne kadar zengin bir tarihe sahip olduğunuzu anlayacaksınız. Mezopotamya ' da yıllardır süregelen kardeş kavgalarından, savaştan yorulan, hırpalanan halkın sesi, çığlıdır Bıro.


Çok içten yazılmış, önyargısız olarak okumanızı tavsiye ederim. Hiç bir Türk-Kürt ayrımı yapılmadan anlatılmış. Dili biraz ağır ama içerik ve edebi bakımdan zengin bir kitap.

Pelşin Tekin 
23 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

bu kitapta geçmişimden bir şeyler öğrenebildiğim için çok memnun kaldım..başta biraz karmaşık geliyor ama sonradan alışıyorsun ..hatta kitabın bittiğini gördüğün anda devamının gelmesini istiyorsun ...eskiden insanların ne zorluklar yaşadıklarını okudukça bugününe şükr ediyorsun eskiden insanların her şeye rağmen mutlu olabildiklerini okudukça da kendine kızıyorsun..okumanızı tavsiye ederim..

Rezzan 
30 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Biro küçük yaşlarda iken bir katliam sırasında ailesini yitirmiş kendi de yüzünden yara alarak bir gözünü kaybetmiş öksüz yetim bir çocuktur. Dicle'nin suladığı topraklarda 1000 yıldır tekrarlanan kardeş kavgaları Biro'nun içinde sessiz yakarışa dönüşmüştür. Söz ustası olma aşkı ile eğitim almış, farklı kültürlerin kalemleriyle tanışmış okumuştur. Dicle için şiirler yazıp türküler söylemiştir. Mezopotamya topraklarında bitmek bilmeyen anlamsız çatışmalar nedeniyle yitip gitmişlerin, unutulmuşların sesi olmuştur.

Ümit Aslan 
16 Mar 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 8/10 puan

Mezopotamyanın tüm seslerini iki kapak arasına oldukça güzel bir şekilde sığdırmayı başarmış . Tavsiyem Kürtçe okunmasıdır. Çünkü Kürtçe stranların Türkçeye çevrilmiş hali istediğim duyguyu yakalamama mani oldu

Kitaptan 66 Alıntı

Sadettin TANIK 
14 Mar 15:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sessizliğin sesi duyulmaz, hissedilir; kulaklar değil, ruh ve yürek duyar onu.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 64 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 64 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 14:51 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kuşkusuz biliyorum, baskı altındaki çaresiz insan, yanan ağaç kütüğüne benzer, zararı önce kendine verir.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 17 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 17 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
 14 Mar 16:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dalkavuk dengbejlerin sesi, sahibinin sesidir. Sahibinin dini imanı onların dini imanı, sahibinin sözü, eylemi ve buyruğu yine onların sözü, eylemi ve buyruğudur. Ay nasıl dünyanın etrafında, dünya nasıl güneşin etrafında dönüyorsa, onlar da sürekli sahibinin çevresinde öyle dönüp dururlar.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 266 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 266 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 16:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dalkavuk dengbejlerin sesi neresinden bakarsanız bakın, her zaman şen şakraktır. Ne yangınlar tufanlar, ne felaketler yıkımlar, ne dertler kederler, ne de mağlup olmuş insanların çaresizliği umurlarında değil onların.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 266 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 266 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 15:10 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... insan sesleri hissetmeli yüreğini seslere açmalı, düşüncelerini seslerle süslemeli ve sesten yeni sesler üretmeyi bilmeli ki unutulmuşların, duyulmamışların sesi olabilsin.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 31 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 31 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 14:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Başarılı olamamış insanın sözü yavaş yavaş kaybolur, hayatı zamanın dalgalarına kapılır paramparça olur.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 15 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 15 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 15:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tozlu kitapların sesi ki kitapların sayfaları arasında tıpkı söz gibi dizilidir, aslında hayat ve tarihin sesidir. Her yararlı ve başarılı kitap, insani deneylerden ve bir ömür boyu edinilen bilgilerden meydana gelir.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 105 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 105 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 14:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Başaramamak benim yaraya benzer, derindir, yaralıyı yavaş yavaş öldürür.

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 15 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 15 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)
Sadettin TANIK 
14 Mar 14:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kanlı Mezopotamya'nın esareti niçin bu kadar sonsuz, derin ve köklüdür? Niçin Mezopotamya insanı her zaman gaddar darbelerle yıkılıyor? Esaret niçin bu kadar sonsuzdur burada?

Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 16 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)Dicle'nin Yakarışı, Mehmed Uzun (Sayfa 16 - İthaki - 15. Baskı - Mart 2016)