Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
195
Basım Tarihi:
Temmuz 2021
İlk Yayın Tarihi:
Nisan 2011
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Orijinal Adı:
Tu
Orijinal Dil:
Kürtçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786257370257
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·195 syf.·
2024 6. kitabı
Yalnızlığın ne kadar iç gıcırtıcı olduğunu, yitirmemek adına bütün insanı vasıflarını, bütün direnciyle var olmanın gücüne ve de kudretine dayanarak. Ha gayret daha ne kadar sınırlarımızı zorlayabilirleri dedirten gerçeklerin yazıldığı ama kimi kesimlerin bunu roman olarak ele alıp okuduğu bir biyografi örneğidir Sen. Okunduktan sonra yalnız kalmamak için çaba göstereceğimiz bir yaşam hikayesi. Okunması ve dahi kendi benliğinize empoze ederek insanlığınızı sorgulatmanız gereken bir yaşam hikayesi. Umarım alınması gereken ders alınır bu kitaptan. Ve keyifli olacağını düşünmediğim keyifli bir okuma diliyorum.
Alıntı
SenMehmed Uzun · Sel Yayıncılık · 20214,758 okunma
10/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2025 77. kitabı
Mehmed Uzun’un Sen adlı romanı, klasik anlamda bir olay örgüsünden çok hafıza, kimlik ve dil üzerine kurulu içsel bir anlatıdır. Romanın merkezinde “sen” diye hitap edilen belirsiz özne vardır; bu “sen” bazen sevgili, bazen yazarın kendisi, bazen de bütün bir halkın yaralı belleği hâline gelir. Bu ikinci tekil şahıs kullanımı, okuru dışarıda bırakmaz; aksine metnin içine çeker ve onu anlatının sorumlusu kılar. Romanın asıl meselesi sürgündür; fakat yalnızca coğrafi bir sürgün değil, dilinden, hatırasından ve geçmişinden koparılmış olmanın sürgünü. Uzun, dili sadece bir anlatım aracı olarak değil, varoluşun taşıyıcısı olarak ele alır. Anadilden kopuş, romanda kimliğin çözülmesiyle eşdeğer bir kırılma olarak sunulur. Metin boyunca zaman doğrusal akmaz; anılar, iç konuşmalar ve düşünceler iç içe geçer. Bu parçalı yapı, bilinçli bir tercihtir: Çünkü parçalanmış bir kimlik, ancak parçalı bir anlatıyla dile gelebilir. Romanın dili sade ama yoğun; şiirselliğini süslemelerden değil, sessizliklerden ve eksik bırakılan yerlerden alır. Sen, bir hikâye anlatmaktan çok bir yüzleşme metnidir. Okurdan hız değil, dikkat ister. Ve sonunda şunu düşündürür: Bir insan, dilini kaybettiğinde yalnızca kelimelerini mi kaybeder; yoksa kendisini mi?
Duygu ve Düşünce
SenMehmed Uzun · Sel Yayıncılık · 20214,758 okunma
BAŞLIK ''İNSAN'' OLSUN...
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 15:28
Tarih her zaman insanın insana,insanın doğaya ve diğer canlılara yaptıkları üzerine dönmüştür. Hiç bir tanrı, hiç bir canavar ve doğa olayı insanların birbirine yaptıklarını,ne insana nede başka bir
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2023 3. kitabı
" Kader, hoş geldin Dayak, hoş geldin Yalnızlık sen de hoşgeldin."
1000k
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
10/10
·215 syf.··
2021 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 14:19
İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır... Böylesi anlarda, içini dökebileceğin tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? "Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, doğunun renkleriyle benzemiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü bugününü iki farklı üslupla anlatan uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının Hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiryor... Buda tavsiyelerimin içine girmiş bir kitap oldu, bir solukta okursunuz o derece akıcı, benim geç okuma nedenim de yks sınavına hazırlanışım, lise son sınıf olduğum için yazılılar ayrı ödevler ayrı baskı yapıyor yoksa erken bitiririm:)) Şimdiden keyifli okumalar dilerim:)
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 23:15
Hiçbir ülke lideri, başkanları, başbakanları, adalet sağlayıcıları kendi düşüncesinden farklı, aykırı bir düşünceyi kabul etmemiştir! Bırakın uygulamayı, düşünceye bile tahammülleri yoktur, bunun adına da diktatörlük diyoruz kısaca. Suçlular cezalarını çekmeli evet, ama önce suçluyu suçsuzu birbirinden ayırmayı öğrenmeliyiz. Ve neyin suç olduğuna veya olmadığına karar verecek olan kişileri seçerken çok dikkatli olunmalı. Egoist insanlar halkı yönetmemeli ya da cezaları ile ilgili kararlar almamalı. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun şu kitabı okuyup da yüreği sızlamayan da, ne bileyim, boşa yer kaplıyor dünyada...
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
9/10
·215 syf.··
2025 26. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 22:27
Bazen diyorum, bir halkın hafızası nasıl olur da bir yazarın kaleminde bu kadar canlı kalır? Sayfayı çeviriyorsun, birden bir dağın rüzgârı yüzüne çarpıyor; bir annenin fısıltısı, bir dengbêjin sesi, bir köyün suskunluğu… Hepsi aynı anda. Ama işte, tüm o acıyı okurken bile içimde küçük bir kıvılcım yanıyor: Ne kadar ezilmiş olsak da ne kadar bastırılmış olsak da hikâyemiz hep küllerinden toplanıp yeniden ayağa kalkıyor. İnsan acıya dayanıyor, yokluğa da… Ama inkâra? O başka bir yara. Bir halkın “siz hiç olmadınız” diye diye yıllarca susturulmaya çalışılması… işte o, tüyleri diken diken eden şey. İnkârın karşısında bile dimdik durabilmek… Bu halkın en büyük mucizesi.
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
BEYNELMİLEL bir şey işte...
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 149. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 21:02
Ahh Gülendam, ne güzel hayallerin vardı gelecekle ilgili. Haydar'la bir yuva düşlemiştin. Her ne kadar Haydar, "Ben devrimci oldum" dese de sen hayallerinden vazgeçmedin. Haydar da
Edebiyat
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2023 100. kitabı
İnsanın dünya üzerinde “yalnız “kaldığı anlar vardır…Böylesi anlarda içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir.Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı,sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi???
Edebiyat
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma
Sevgilerle
Puan vermedi·215 syf.·
2020 48. kitabı
Okuyan,irdeleyen,sorgulayan bir insan neden bir kitabın yazarına veya şairine sırf kültüründen,ırkından, ideolojisinden ötürü önyargıyla yaklaşsın ki? Eğer bu gibi durumlar içerinde ise bir okur, onun okurluğundan, kitaplardaki hakikati arayışından şüphe edilmez mi? Sadece kendi ırkından birinin yazdığı kitaplarla yetinen ve kendi ülke sınırlarının dışına okumak yoluyla da olsa çıkamayan bir okurun dünya görüşü,ufku,olaylara bakış açısı ne ölçüde geniş ve yerinde olabilir ki? Evet Mehmed Uzun... Aşkın,sevginin ve sürgün'ün yazarı... Kürt şair,yazar ve düşünür. Eserlerini çoğunlukla kendi dilinde kaleme almıştır. İsteyenler ve merak edenler için hepsinin çevirisi mevcuttur... Gelgelelim Sen'e,asıl ismiyle "Tu" kitabına; <Karanlık bir hücrede bir genç adam. Soğuk beton üzerinde işkence edilmiş,hücre hücre kanıyor sonra bir hatun böceği geçiyor gözünün önünden... Başka kimse yok, zaman yok, ışık yok, sadece o böcek var bir de hücre hücre kanayan bedeni.. O böceğe anlattıklarıyla öğreniyorsunuz hikâyesini. Mehmed Uzun'un kalemi,mürekkebi fırat'ın suyuna batırılmış gibi coşkuyla akar. Okurken hissedeceksiniz en kalbi duygularla...>
Kültür-Sanat
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,758 okunma

Yazar Hakkında

Mehmed UzunYazar · 27 kitap
1953 yılında, Viranşehir kökenli bir aşiret ailesinin çocuğu olarak Siverek'te doğdu. Mehmed'in, beş kardeşi daha vardı. Küçük yaşlarında ailesinden duyduğu sözlü anlatım örnekleri, edebi sanatının temelini oluşturmuştur. İlerde yazacağı romanların kökü, bu çocukluk anılarından beslenmiştir. Kürt dilinin yasak olduğu bir dönemde, birçok Kürt yazarın aksine egemen dilde değil anadilinde yazmayı tercih etmiştir. Özellikle, zayıf olan Kürtçe yazı dilini geliştirmek, ortak bir edebi dil oluşturmak ve Kürt hikâye anlatım geleneğini canlandırmaya yönelik yaptığı çalışmalarla modern Kürt edebiyatında kurucu bir role sahiptir. 26 Ağustos 1977'de, sahte Tunus pasaportuyla Suriye üzerinden gittiği İsveç'e yerleşti. Kurmanci, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. Hakkında, Türkiye'de çok sayıda dava açıldı. 1981'de Türk vatandaşlığından atıldı ve 1992 yılına kadar Türkiye'ye gelemedi. Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı. Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Yakalandığı mide kanseri nedeniyle uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi. 13 Ekim günü Diyarbakır Ulucami'de kılınan cenaze namazı ardından, Mardinkapı Mezarlığı'na defnedildi.