Puan

910 üzerinden
914 kişi
BAŞLIK ''İNSAN'' OLSUN...
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 15:28
Tarih her zaman insanın insana,insanın doğaya ve diğer canlılara yaptıkları üzerine dönmüştür. Hiç bir tanrı, hiç bir canavar ve doğa olayı insanların birbirine yaptıklarını,ne insana nede başka bir varlığa yapmamıştır.Biz birbirimizin felaketiyiz kısacası hobbesin dediği gibi ''insan insanın kurdudur'' Biz birbirimizle uğraşarak aslında kendimizi tüketen tek canliyiz bu konuda çok doluyum neyse... Ben incelememe geçeyım ''TU'' (SEN) Kitabını daha önceden orjinal dili olan Kürtçe okumuştum çevirisi de çok güzel,(arada yazım yanlışları olmasaydı daha iyi olurdu ama takılmamak gerek bu tür şeylere.)Yazarın dili ve Kalemine gerçekten diyecek yok Mehmet Uzun okuyanlar bilir çok sıcak çok sade ve çok zengin bir dili var. Kitap bir insanın Diyarbakır zındanında yaşadığı işkenceleri,yanlızlığı ve çaresizliği anlatıyor karanlık bir hücrede sahip olabileceğiniz tek dost olan bir böcekle yapılan sohpeti,işkence gören arkadaşlarının seslerini bastırmak için okunan şiir ve stranları (şarkı) insanların nasılda bir anda vahşileştiğini... Kitap kahramanının ismi yok ama biz şunu biliyoruz ki bu yazılanlar Mehmet Uzunun kendi yaşadıklarıdır keza o da bir söyleşide bunları dile getirerek bizi onaylıyor: “Diyarbakır Askeri Cezaevi benim ilk üniversitem oldu, burada Musa Anter ve Ferit Uzun'un, ki sonradan ikisi de öldürüldü, yardımlarıyla kendi dilimle okuyup yazmayı öğrendim. Ben orada kendi kültür mirasımla ilişkiye geçtim. İşte orada kendi dilimin, Kürtçenin, sözlü anlatım geleneğiyle tanıştım. Ayrıca dünya edebiyatının Türkçe çevirilerini okuma fırsatı buldum. İnsan içerideyse çok okur, ki ben de öyle yaptım. Orada, doğal olarak Kürtçe olan her şey yasaktı ama vardı''... Ben size biraz da yazardan bahsedeyim. Mehmet Uzun, gençlik yıllarımın kitapları gazete kağıtlarıyla
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2023 3. kitabı
" Kader, hoş geldin Dayak, hoş geldin Yalnızlık sen de hoşgeldin." Syf.159 Umudunu koğuşunu cocukluk masallarıyla özdeşleştirdiği böceğe yükleyen bir mahpusun romanı : Sen. Mehmed Uzunun yine harika bir romanıyla karşı karşıyayız. Her zaman ki akıcı dili, zengin üslubuyla buluşturduğu "Sen" romanını okurken romanın içinde buldum kendimi, onunla birlikte yaşadım olan biten her şeyi, beni derinden etkileyen ve bazı gerçekleri tekrar hatırlamama neden oldu. Konu olarak Diyarbakır Zindanlarında yaşanan acının, işkencenin, zulmün, baskının gerçek yüzünü tekrar gözler önüne serdi bu roman. Yine hiçbir düşüncenin özgür olmadığı, Kürtçe dilinin, Kürtçe kitaplarının yasaklı olduğu yıllardan yola çıkıyor Uzun. Romanda geçen karakterin ismi belirtilmemiş bu da akıllara yazarın kendinden yola çıkarak bu romanı yazdığına işaret ediyor. Bildiğiniz gibi sürgün yemiş, hapis yatmış zamanında. Diyarbakır zindanından söz ederken ; "Buradaki dünya, zulüm, işkence, zorbalık, haysiyetsizlik, ahlaksızlık üzerine inşa edilmişti." Syf.170 Onun gibi bir sürü kişi tek hücrede, aç ve sussuz, dayaktan tüm kemikleri kırılmış vaziyette, hiçbir yerleri sağlam kalmamış, hangi sebepten, neden burda olduklarından habersiz, sahi suçları neydi ? Sahip oldukları dilleri mi ? Kürt olarak doğmaları mı ? ... İşkence yapılırken çıkan sesleri söylediği stranlarla( şarkılarla), beyitlerle, şiirlerle bastırmaya çalışan, koğuşunu paylaştığı tek canlıyayla konuşmaya çalışan bir mahpusun romanıdır:Sen " Ve vurmaya başladılar. Dövdüler oğul saatlerce dövdüler. Önce yumruklarla, sonra coplarla, tekmelerle vurdular sana oğul... Her yerine vuruyorlardı. Gözlerin bağlı, ellerin bağlıydı. Vuruyorlardı. Ahh oğul ahh..." Syf.186 Nasıl bir vahşettir bu? Nasıl bir işkence ? Nasıl bir zulüm? İnsanların biribirine
1000k
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·215 syf.··
2021 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 14:19
İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır... Böylesi anlarda, içini dökebileceğin tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? "Sen", acılı, trajik bir yaşamdan, doğunun renkleriyle benzemiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü bugününü iki farklı üslupla anlatan uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının Hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiryor... Buda tavsiyelerimin içine girmiş bir kitap oldu, bir solukta okursunuz o derece akıcı, benim geç okuma nedenim de yks sınavına hazırlanışım, lise son sınıf olduğum için yazılılar ayrı ödevler ayrı baskı yapıyor yoksa erken bitiririm:)) Şimdiden keyifli okumalar dilerim:)
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 23:15
Hiçbir ülke lideri, başkanları, başbakanları, adalet sağlayıcıları kendi düşüncesinden farklı, aykırı bir düşünceyi kabul etmemiştir! Bırakın uygulamayı, düşünceye bile tahammülleri yoktur, bunun adına da diktatörlük diyoruz kısaca. Suçlular cezalarını çekmeli evet, ama önce suçluyu suçsuzu birbirinden ayırmayı öğrenmeliyiz. Ve neyin suç olduğuna veya olmadığına karar verecek olan kişileri seçerken çok dikkatli olunmalı. Egoist insanlar halkı yönetmemeli ya da cezaları ile ilgili kararlar almamalı. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun şu kitabı okuyup da yüreği sızlamayan da, ne bileyim, boşa yer kaplıyor dünyada...
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma
9/10
·215 syf.··
2025 26. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 22:27
Bazen diyorum, bir halkın hafızası nasıl olur da bir yazarın kaleminde bu kadar canlı kalır? Sayfayı çeviriyorsun, birden bir dağın rüzgârı yüzüne çarpıyor; bir annenin fısıltısı, bir dengbêjin sesi, bir köyün suskunluğu… Hepsi aynı anda. Ama işte, tüm o acıyı okurken bile içimde küçük bir kıvılcım yanıyor: Ne kadar ezilmiş olsak da ne kadar bastırılmış olsak da hikâyemiz hep küllerinden toplanıp yeniden ayağa kalkıyor. İnsan acıya dayanıyor, yokluğa da… Ama inkâra? O başka bir yara. Bir halkın “siz hiç olmadınız” diye diye yıllarca susturulmaya çalışılması… işte o, tüyleri diken diken eden şey. İnkârın karşısında bile dimdik durabilmek… Bu halkın en büyük mucizesi.
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma