·
Okunma
·
Beğeni
·
15427
Gösterim
Adı:
Gidiyorum Bu
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755702513
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınları
Her mısrası dehanın gümüş çivileriyle çakılmış, sapasağlam şiirler! gidiyorum bu, en görmüş geçirmiş okuru bile hayretlere gark edecek nitelikte: Fırından yeni çıkmış bir kült kitap!rnrnAh Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiiri'nin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor.rnBu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin ikinci baskısını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz..
84 syf.
·1 günde·3/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda uzak durulması gereken ve başkası adına utanabileceğiniz kitaplardan bahsettim: https://youtu.be/cZco9tl4rBs

Eklektik yok oluşların grotesk tinsellikleri
Ait olamayış pastoralitesinde Bergman proporsiyonu
Transandantal bir ayrıksılaşmanın bayram çikolatası
Deniz fenerleri ne kadar da Fenerbahçe

Oğuz Aktürk

Evet arkadaşlar, gördüğünüz gibi yukarıda asla hiçbir anlamı olmayan ve tamamen kendi yazdığım bir şiirle birlikte artık ben de şair olup edebiyat ortamlarına atılmaya ya da İsveçli bir black metal grubu kurmaya hazırım. Çünkü bu çağda "Deneysellik be kardeşim. Dadaizm falan işte anlıyor musun moruk? Yeraltı, aykırılık... falan..." gibisinden bir düşünceyle anlaşılmazlığı ve kavramsal rastgeleliği yansıtan şiirler yazıyorsanız başarılı olmamanıza da imkan yok bence.

Binlerce kişi tarafından okunmuş ve 260 kişi tarafından 10 puan verilmiş bu kitabın içinde neler yazıyor hadi hep beraber bakalım... İncelemeyi okurken yanınızdan deneyselliklerinizi, kavramsal rastgeleliklerinizi ve Google Translate'i eksik etmezseniz ve sonuna kadar da okuma sabrını gösterirseniz sizin için daha verimli bir süreç olacağının sözünü veriyorum.

Öncelikle kitabın arka kapağında yazan yazıyla başlayalım:

"Gidiyorum Bu, en görmüş geçirmiş okuru bile hayretlere gark edecek nitelikte bir kült kitap."

Bu cümleyi gördüğüm anda verdiğim ilk tepki Çocuklar Duymasın dizisindeki Haluk'un dediği "BABABABABA" şeklinde oldu. Yani düşünsenize benim tanıdığım en görmüş geçirmiş okurlardan olan fakat maalesef 2016'da aramızdan ayrılan Umberto Eco, mesela İtalya'daki evinde bir gün Gidiyorum Bu şiir kitabını okur ve birden o İtalyan evinde hayretler gark olur, dünya birkaç dakikalığına güzelleşir, Eco Gülün Adı ve Ortaçağ tarihi kitaplarını yırtıp şair olmaya karar verir falan... Neyse, biz deneysel rastgeleliklerimize devam edelim.

Onur Ünlü'nün bu kitabı önce İngilizce yazıp sonra Google Translate ile birlikte Türkçeye çevirdiğini düşünüyorum. Hatta bu tezimi de kitabının içinden şu şiirle desteklemek istiyorum:
https://i.ibb.co/QnC3LgH/ne-anlad-n-z.jpg

Anlıyor musun dostum? Demode lakırdılar bunlar yeaaa, irrasyonalizm, antikapitalizm ve anlaşılmayan dizelerin harikaymış, yazan kişinin de çok zekiymiş gibi düşünülmesi bunlar moruk. Eğer yukarıdaki şiiri okuduktan sonra aklında herhangi bir düşünce kırıntısı oluşan bir arkadaşımız varsa incelemenin yorumlar sekmesinde sizin de kendi ayrıksı eprimişliklerinizi bekliyor olacağım.

İnternet edebiyatçısı olup anlaşılmamazlığı yüceltmeye çalıştığını düşündüğüm Onur Ünlü, belki de koronavirüs sürecinde kapalı olmak zorunda kalan kafelerin ve çayevlerinin kurtarıcısı olabilir. Yani şöyle düşünelim, eskiden Hamdi Alkan Gazman tiplemesiyle suçluları nasıl tokatlamışsa bence Onur Ünlü de koronavirüsün Gazman'ı olabilir. Bunları İncil Çalınmaları ve Türkiye şiirinin sonunda bulunan kısımdan dolayı diyorum. Belki de Onur Ünlü'nün "Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün. Haydi iç de çay koyayım." ya da aşağıdaki cümlesini okuyan çayevi sahipleri devrimci ruhlarını da yanlarına alıp sıcağa dayanamadığı yönünde söylentiler olan koronavirüsün üzerine sıcak çaylar atarak onun yok olmasına yardımcı olabilirler:
https://i.ibb.co/.../koronadan-sonra.jpg

Bir de Çarmıha Geriliş'ten Ayrıntı şiirinden bir örnek vererek incelememi yavaş yavaş sonlandıracağım:

"Kızlar bana yaklaşmakda zorluk çekiyorlar. Köfteci de öyle. O da bana yaklaşmakda zorluk çekiyor."

Eskiden okullarda okurken "f, s, t, k, ç, ş, h, p” ünsüzlerine "d" ile başlayan bir ek getirildiğinde "d"nin "t"ye dönüştüğünü hatırlıyorsunuzdur. Ama yooook. Bilinçli olarak imla hatası yapmalıyız ki deneysel rastgeleliğimiz ve transandantal şairsi yok oluşlarımız daha çok ön plana çıkabilsin. Hatta Fıstıkçı Şahap da bu şiirleri yazarken bana evinden fıstık getirsin ki, tanzim kuyruklarında fıstık alıp fıstıklı köfte yapmak için boşuna sıra beklemeyeyim. Gördüğünüz gibi benim de yazdığım şeyler yavaş yavaş Onur Ünlüleşi... pardon Ah Muhsin Ünlüleşiyor. BRUH.

İnternette rastladığım Murat Menteş ile yaptığı bir röportajında bir de şöyle demiş:

"Murat Menteş: Bundan sonra şiirlerini Ah Muhsin Ünlü imzasıyla yayınlamayacak mısın?
Ah Muhsin Ünlü: Çok mu önemli? Herif o kadar şahane şiirler yazıyor ki, belki ona bir fırsat daha verilir."

Valla adamın kafası Fıstıkçı Şahap'ın verdiği fıstıklarla o kadar güzel olmuş ki, Onur Ünlü'nün bir dahaki şiir kitabı için "kafamız güzel ama nası güzel öyle bir güzel ki" abisiyle birlikte düet yapması gerektiğini düşünüyorum. Hatta eminim ki o adamın dediği şeylerin içeriği, Onur Ünlü'nün demeye çalıştığı şeylerden çok daha anlamlı olacaktır.

Peki bu kadar şeye rağmen neden 3 puan verdim?

Çünkü içerisinde Resulullahla Benim Aramdaki Farklar adında çok güzel bir şiir var, mesela bence bu harika bir şiir. Çünkü hiçbir kasıntı kelime yok, anlaşılmazlık kasıntısı da yok. İsterseniz bulup okuyabilirsiniz. Bunun dışında "Ben gece korkunca istemediğim kitaplar okuyup anlamadığım annelere saygı duyuyorum." gibi muhteşem cümleleri de barındırıyor içerisinde. Fakat ne zaman ki deneysel rastgeleliklere, dadaistliklere ve aykırılık olaylarına girilmiş, o kadar da başkası adına utanılacak ve şiir sanatı olan poetikanın yanından geçemeyecek ürünler çıkmış ortaya. En büyük dadaistlerden Duchamp, Onur Ünlü ile tanışsa ne tepki verirdi merak ediyorum.

Bence bu kitap bir şiir kitabı değil arkadaşlar. Eğer öyle düşünenleriniz varsa bana nedenleriyle birlikte yorumlar sekmesinde yazarsanız sevinirim. Onur Ünlü'nün Aristo sözü olan "Şiir, felsefeye tarihten daha yakındır ve daha değerlidir." cümlesini çok yanlış anladığını düşünüyorum. Ayrıca o kadar eleştirdik fakat vasatı yüceltmek yerine eğer nitelikli şairler tanımak isteyip esas usta kalemlerden şiirler okumak istiyorsanız, ben size en sevdiğim şiir kitaplarından şöyle 10 tanesini önermek istiyorum:

1- Homerosçu İlahiler'den Pindaros'a Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi
2- Francesco Petrarca, Canzoniere
3- Aleksandr Puşkin, Seviyordum Sizi
4- Edgar Allan Poe, Kuzgun
5- Behçet Necatigil, Eski Sokak
6- Oruç Aruoba, Hani
7- Cemal Süreya, Sevda Sözleri
8- Didem Madak, Pulbiber Mahallesi
9- Şükrü Erbaş, Yaşıyoruz Sessizce
10- Arkadaş Zekai Özger, Sevdadır + Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası

Eğer bu incelemeyi buraya kadar okumuşsanız siz de en başta yazdığım gibi deneysel rastgele şiirlerinizi yorumlara bırakabilirsiniz. Ayrıksı eprimişler olarak kalabilmemiz dileğimle...
84 syf.
·8/10
Opus Magn Mu provasıyla incelemeye başlayalım.

Şiirler yani bu şiirler çok fazla farklı şiirler. Adam kendine özgü bir yol tutturup yazmış. İnsanlara bir şeyleri kanıtlama amacı taşımayan şiirler. Sanki bazı kelimeleri kendine ait bambaşka anlamlara sokarak kişisel bir farklılık yakalamaya çalışmış ve bunu layıkıyla yerine getirebilmiş. Kendi olmuş kendileşmiş ve kendini kanıtlamış.

Muhsin yada Onur Ünlünün şiirlerinin teması kendini tamamlamış durumda, neyi anlatmak istediğinin farkındadır. Bizleri şaşırtan ise aslında bu farkındalıktır. Bir hayal gücü, bir zaman öncesi sonrası yoktur tamamen şimdiki zamanın gerçeklerden bahseder. Bu tarz bir şiiri tür olarak görebilir miyiz bilmiyorum ama tamamen kişisel olduğunu söyleyebilirim. Askeri ve dini ögelerin varlığı ile şiirlerinde toplumsal hayatı vurgulamış ancak dini ögeleri, dini öge olarak değilde bir şeyleri anlatmak için kullanmış. Genel ve kişisel sorunlarına kendince cevap aramaya çalışmış.

Yani adam modaya uymamış kendi tarzını yaratmış. İlla şiirin biçimi, anlatımı gibi temel ilkelerine uymak zorunda değilim diyor. Şiirde kullanılan dil çok farklıydı. Şive desen değil böyle bir değişik bir şey yapmış. Genel olarak güzel değil kötü değil. Farklı bir şeyler okudum. Kendi çapında gayet başarılı buldum aslında değişik yani.

Neyse bu kadar inceleme yeter şimdi ciddileşme zamanı. Ciddileşemezsem eğer hatırlat haziran sonunda çocukluğumu yakacağım.

Evet bu sabah yine günüm aydı. Gözlerimi tam dokuzda tornavidayla açtılar. Kahvaltı etmedim. Aman kim hazırlayacak. Sütlü Kahvemle güne başladım. Muhsin şiir kurmuş ben seyreyledim.
Tamam sen uyu Muhsinciğim benim -m ler bile yarım kafiye olamaz.

"Bugün sokakta yürürken
Bütün kızlar bana baktılar
Allah Allah Niye hep bana bakıyorlar diye düşündüm."
Yoo Murat'ın gömleğini giymemişim. Zaten Murat kim gömleğini neden giyeyim. Düşüyorum Zehra beni topla.

Sevgilim sana çokomel alayım mı? Geçen gördüm yeni modelleri çıkmış üstündeki harflerden isimlerimizi yazarız. Olmazsa insanla elmaları aynı ipe dizeriz. Adınla büyük yeminler vermek istemiyorum ki zaten yemin tutamam.

Jack Daniel feci çarptı diyor şair. Karıcığım neredesin eroin komasına girdim. Rabbim beni bağışla bak yine saçmaladım.

Çünkü sen beni öpmedin. Sen beni öpseydin ben gangsterleşecektim. Belki şair olup seni yanıma aldırtacaktım. Yok vazgeçtim sen benden güzel değilsin. Bu sebeple aşkımız pratik bir karşılık bulamayacak. Fransız olmak istemiyorum istemiyorum.

Tamam sevgilim kızma. Biraz boş başıma dolaşmak istedim hepsi bu. İrrasyonel aşkımız bitiverir sonra.

Resulullah süper bir insandı. Bense iyi değilim. Lanet kadın Burçak bile beni sevmedi. Aman be sevmezsen sevme. Muhsin beni sever.
84 syf.
·8/10
Onur Ünlü.. nam-ı diğer Ah Muhsin Ünlü.
Sözlüklere Onur Ünlü kafası diye bir başlık eklettiren adam..siyah beyaz filmi dışında tüm filmlerini izleyip Leyla ile Mecnun ve ben de özledim dizilerinin ve bitmesine çok üzüldüğüm Beş kardeş dizisinin babası.. samanyolu izleyenler bilir hakkını helal et ve Hızır-Salih li Beşinci Boyut dizilerinde de emeği vardır senaryo vs de.. İtirazım Var filmini izledikten sonra tek tek tüm filmlerini izledim ve şimdi de şiir kitabını bitirdim..doğru bildiğini öyle bir çarpıyor ki insanların yüzüne yüzüne.. kimi ''ne diyo bu'' derken kimi de ''helaalll'' diyip baştacı ediyor.. ben de kendi adıma Maşallah diyorum.. Ölümle hesaplaşmış kanser olmuş yenmiş vs.. Okadar belli ki yaptığı filmlerden dizilerden.. çok iş yapmaz filmlerim diyor.. zaten doğruyu söyleyeni kim sevmiş ki ezelden..
gelelim kitaba.. kelime ve harflerle dans.. tek kelimeyle.. genişletilmiş baskısını okumak da iyiydi..hele de Alper den 700 lira borç aldım ve Rasulullah ile aramızdaki farklar şiiri o kadar samimi ki.. kimse bilemeyecek sanırım bu adamın dinle arasındaki meseleleri.. kedi ve at takıntısını.. etkilendiğim yerlerden alıntı yaptım ama daha anlamadığım çok yer vardı sanırım.. o kafaya sahip olmak kolay değil..lübabeyim lübabesin demiş mesela bir yerde kim bu lübabe diye araştırdım ne demek istediğini..fotoğrafı vel asr ile açıkla derdi babam diyor mesela.. gayri ihtiyari vel asr ı okurken buluyorsunuz kendinizi..asra yemin olsun ki insanlar hüsrandadır ancak iman edip salih amellerde bulunanlar,birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden başka.. fotoğrafa bakıp uçup giden yılların düşündürdükleri..diyorum ya garip adam bu onur ünlü..kafasında onca şeyi Rar yapmış da bunu yazmış gibi ..
ara ara okumak lazım.. ince ama şok etkisi yapan bir kitap anlayacağınız..iyi okumalar diliyorum..herkesin kendi birikimine göre illaki çok şey anlatacaktır yazılanlar..
84 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Doğum günü hediyesi olarak geldiği ve yazarın yönettiği dizileri severek izlediğimden dolayı hevesle okumaya başladım. Dürüst olmak lazımsa anlaşılması zor sözlerle dolu bir kitap, anlaya bilmek için sanırım her şiirin yazılırken oluşmuş şartları ortamı ve şiirin türemesinden önce cereyan eden yani yazılmasına sebep oluşturan olayları da bilmek gerek bu nedenle anlaşılmaz olmuş, leyla ile mecnun kafasını izleyiciler bilir bunun biraz şiirsel eleştiri versiyonu olmuş. Çok uçlara gidip gelmiş inanç açısından bazı yerlerde, yazarın iç dünyası hakkında fikir yürütmek imkansız gibi. Son kısımdaki şiir mi dersiniz yazı mı bilmem çok hoşuma gitti, gözlerim doldu, 30 dan sonra daha mı duygusal oluyor insan, yoksa okuduklarım mı çok dokunaklı okuduktan sonra kararı size bırakıyorum. O son yazıdan bir kısımı alıntı yaparak " Ne tuhaf,Anneler ölürken bile çocuklarının, Anneler ölürken bile çocuklarının elini bırakmıyor, ne tuhaf ''

Ve bu katabı bana doğum günü hediyesi olarak gönderen bu sitede tanıdığım Derya 'ya teşekkür ederim...
Manası çok derin şiirlerle karşılaştım!! sanırım ondan pek anlayamadım yada şiirden beklentilerimiz farkli.mısralarin arasında hiç alakası olmayan absürt kelimeler, mısralar.. Üslubu hiç alışık olmadığım bir tarz.. Bence Onur Ünlü yönetmenliğe devam etsin..
84 syf.
·2 günde·9/10
Leyla ile Mecnun'un yönetmeni olan Onur Ünlü'nün ( Ah Muhsin Ünlü ) adından merak ederek aldığım kitabı beğenerek okudum. Son derece kapalı ve modern tarzda serbest olan şiirlerden oluşuyor. Bazı cümleleri, bazı şiirleri anlamayabilirsiniz. Gerçekten kelimelerle çok oynamış. Hatta öyle kelimeler kullanmış ki, bazılarının harflerini yuvarlamış, bazılarının hecesini kesmiş okurken siz kelimeyi normal okuyorsunuz ama tekrar bakıtığınızda kelime yuvarlanmış yada harfi eksik fark etmiyorsunuz kelimenin anlamına göre.

İsmi gibi Ah'lar ile başlayan mısralar var bol bol. Hüzün dolu, mesaj dolu süper şiirler. Kudüs, savaş, 90'lar, siyaset, aşk konularında yazılmış şiirler. Dini konularda yazdığı şiirler var çoook beğendim. -" Resullullah ile Benim Aramdaki Farklar"- şiiri beni benden aldı.
https://www.youtube.com/watch?v=Bp-DFYaGaCc kendi sesinden dinlemek isterseniz buyrun.
Ah O Gemide Bende Olsam şiiri de ayrı bir muazzam. Kısacası okunması gereken bir eser. Son derece zeka ürünü, kapalı bir üslup... Sakin kafa ile tekrarlayarak ve satır satır düşünerek okunması gereken bir eser. İtiraf etmeliyim ki ilk kez bu kadar farklı bir üslup ile karşılaştım. Bazı şiirleri sıkıcı olabilir ama genele vurduğumuzda bunu kapatacak güzellikte. Beğendim sizlere de tavsiye ederim.
84 syf.
Zihin açıcı bir kitap.Yazarı bağımlılık yapabiliyor.Her bir mısrası başlı başına bir şiir olabilecek kadar niteliklidir ayrıca.

''Artık seni bir çiçeğin yerine kopartmak istiyorum sevgilim.''
84 syf.
·1 günde·7/10
Öncelikle, bu incelemeyi hiç kimseye ithaf etmiyorum.

Alsancak'ta çimenlere oturup okudum bu kitabı dün akşam. Aklımda İzmir'in sahil şeridi yürüyerek dolaşmanın maddi ağırlığı vardı. Ayaklarıma yapıştırdığım yara bandının son kullanma tarihi geçmiş, lakin yorgunluğum manava yeni düşmüş tarla domates kadar taze. Emrah koş, inceleme elden gidiyor!

84 sayfalık bir kitabın ruhumdaki bu kargaşaya "durun siz evlenemezsiniz" edasıyla müdahele etmesini de ömrüm boyunca unutmam, unutamam.

Şiirlerin dili zor, hani bu modern şiirlerden. Fakat, size aktarılan duygular çoğunuza çocukluğundan tanıdık gelen, kimilerin "vintage" etiketi adı altında iki-üç katı bedel ödedikleri hislerden başkası değil.

Yer yer okuduğunuz kitabı sekiz yaşında, Allah olgusuyla ilk kez başbaşa kalan, annesinin o doğaüstü bir güç olduğundan çok, ölümlü bir varlık olduğunu sezen çocuğun yazdığını sanıyorsunuz. İşin garibi, belki gerçekten de öyle. Sonuçta bir insan kendini uçurtma sanarak da mutlu olabiliyorsa bence bırakın ipini, özgürce süzülsün gökyüzünde.

Kalıplaşmış sevgi sözcükleri yok bu kitapta. Varsa bile samimiyetin içerisinde sıcak servis edilmiş, fark edemiyorsunuz. Zaten Onur Ünlü'nün kendisi bu. "Usta!" diyerek bizim üstümüze kapanıp (bknz. https://youtu.be/MsTOKc7-DAQ), kurşunların değilse bile küçük çaplı kötü düşüncelerin önüne atlayarak zihnini hedef eden bir içtenlik elçisi.
84 syf.
·3 günde
Bu kitaba şairin sosyal medyada paylaşılan bir kaç dizesini okuduktan sonra merak sardım. Şiirler şairin özgünlüğünü ortaya koyuyor. Mutlak surette sevebilirsiniz gibi iddialı birşey söyleyemem. Ama kendi iç dunyanizdan, hayatın icinden birşey bulabileceğinizi düşünüyorum. Aynı zamanda şair farklı kumaşıni çok güzel ortaya koymuş. Edebi şiirlerin katı, belirli bir kalipta olması gerektiği ön yargısında olanlar için iyi bir ilaç. Şair şiirlerindeki üslupla bize şunu anlatmak istiyor genel anlamda; şiir yazarken sıkılan, ilham bekleyen ve kendini belirlediği bir duyguya sokmaya çalışan şiir severlere sesleniyor. Çıkın böyle gereksiz kalıplardan diyor. Yüreğinizden ne duyuyorsaniz ve nasıl söylemek istiyorsanız öyle bağırın diyor. Şiirdeki üslup anlamında farklı bir damak lezzeti tatmak isteyenlere, alelade ve hayatın içinden kelimelerle güzel ve farklı bir bakış açısı yaratacak şiir okumak isteyenlere tavsiye edebilirim.
84 syf.
·2/10
İnsanlar anlayamadıkları cümlelerin fazla zekice olduğunu ve bu yüzden anlayamadıklarını düşünüyor ve cümlenin sahibine de hayranlık duyuyorlar. Bu kitabın da bu kadar meşhur olmasını bu tezime dayandırıyorum çünkü bunun başka bir izahı olamaz. Günümüz popüleritesine hakim olan "ünlü olmak istiyorsanız saçmalayın, saçmalayın ki kimse hiçbir şey anlamasın" felsefesini çözmüş ve kitabına da muazzam bir şekilde uygulamış bir abimiz. Bence okuyarak vakit kaybetmeyin.
84 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Güldürürken düşündüren kısmını at 'düşündürürken güldüren' kısmı bu kitabın özeti.
Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

-yoksa seni rahatsız mı ettim?


Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gidiyorum Bu
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755702513
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınları
Her mısrası dehanın gümüş çivileriyle çakılmış, sapasağlam şiirler! gidiyorum bu, en görmüş geçirmiş okuru bile hayretlere gark edecek nitelikte: Fırından yeni çıkmış bir kült kitap!rnrnAh Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiiri'nin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor.rnBu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin ikinci baskısını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz..

Kitabı okuyanlar 2.707 okur

  • Zübeyde Nur
  • 1zehra
  • Şafak Öztürk
  • Gizem
  • Deniz
  • Sinan albayrak
  • Mazlum Turğay
  • Kitap kurdu
  • Beyzanur
  • Edebiyat Memuru

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.4
14-17 Yaş
%3.6
18-24 Yaş
%37.3
25-34 Yaş
%40.4
35-44 Yaş
%8.4
45-54 Yaş
%0.9
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%3.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.5
Erkek
%36.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.7 (261)
9
%17.7 (126)
8
%16.9 (120)
7
%14 (100)
6
%4.6 (33)
5
%3.2 (23)
4
%1.4 (10)
3
%1.3 (9)
2
%1.7 (12)
1
%2.5 (18)

Kitabın sıralamaları