Harun Raşit ŞAHİN, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

'Yaşam ağlamaya değmeyecek kadar saçmadır...' diyordu. 'Haklısın,' diyerek boynuna sarılıp ağlamaya devam ettim.

Sis ve Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 108)Sis ve Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 108)
Ali KARAYAZI, bir alıntı ekledi.
 9 saat önce · Kitabı okuyor

"Bir Müslüman vakit namazlarından birini elinde olmadan kaçırır, bir sonraki namazın vakti girdikten sonra hatırlar da, bundan dolayı kalbine şiş saplanmış gibi olursa, onda zerre miktar iman vardır." Hz.Muhammed S.A.V.

Bir Değirmendir Bu Dünya, Cahit Zarifoğlu (undefined)Bir Değirmendir Bu Dünya, Cahit Zarifoğlu (undefined)
Ecem Öztürk, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okuyor

İnsanda kendisine kötülük yapanları sevmek gibi bir yan vardır ya...

Sis ve Gece, Ahmet ÜmitSis ve Gece, Ahmet Ümit
Hafif SIYRIK, Sis ve Gece'yi inceledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Yaşam, ağlamaya değmeyecek kadar saçmadır.”
Hani bazı hikâyeler vardır ya okurken bir ileriki safhada ne olacağını tahmin edersiniz. Ve işte o an roman okumanın zevkine varamadan hayallerinizi bir kenara bırakırsınız. Fakat “Sis ve Gece” sizi roman okumaya resmen teşvik ediyor. Okurken tahmin bile edemeyeceğiniz bir yerlere sizi sürüklüyor. Aklınızın havsalanızın odalarını karman çorman edip öylece bırakıyor.
Romanın konusuna değinecek olursak: Çevresinin polis memuru olarak bildiği aslında MİT görevlisi olan Sedat’ın hikâyesi çerçevesinde birçok kişinin hayatına dokunan bir roman. Ailecek devlet için çalışan Sedat, karısı Melike ve iki kızıyla sakin bir hayat sürerken komşularının kızı Mine ile tanışıyor. Ona yardım etmesiyle aralarındaki bağ aşka dönüşüyor. Tatmadığı duygularının gün yüzüne çıkmasıyla Sedat kendini farklı dünyaların içinde buluveriyor. Aradığı şey aşk mı yoksa gizliliğin verdiği ulaşılmazlık hissi mi, bilinmez.

Selviler harman olmuş rüzgarın kollarında
Bir sis düşer yüreğe baharından yekpâre
Dehlizler ardında sessiz çığlıkları yüreğimin
Hançeri sapla-yanım ; sızlayan sol yanım
Firari aklım sende , şimdi dolaşıyorsun
Fırtınalara teslim hatıralarımda

AYDOĞAN AYDIN
Doksan kişiydik biz o gün,
Aç, susuz, uykusuz,
Nasır tutmuş ayaklarla
Yürüyorduk Kaygusuz.

Sis, çamur, kanla, terle
Üzerindeydik bulutların.
Ayrım Hanke yaylasında
Yeşerirken umutlarım.

Soğuk namlular elimizde,
Yürüyorken dağlara
Şehitlerden selam geldi
Savaşan tüm sağlara

Uzaklarım yakınlaştı,
İnancımla, davamla
Uyan Hanke geliyorum
Heybetimle, havamla.

1992
AYDOĞAN AYDIN
Topçu Üsteğmen


Kayıt Tarihi : 2.6.2017 00:39:00

Lale Lotte, bir alıntı ekledi.
19 May 21:31

Yüreğinin derinliklerinde bu sis duvarını parçalamak, bir yerlerde uyanışın, aydınlanışın mesajını, yaşamın gerçekliğini, güvenliğini, kesinliğini hissetmek istiyordu.

Mecburiyet, Stefan Zweig (Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,  4. Basım)Mecburiyet, Stefan Zweig (Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4. Basım)
Gaye Erdoğmuş, bir alıntı ekledi.
19 May 13:22

Ama hiç kimse, görmek istemeyenler kadar kör olmaz.

Sis, Stephen King (Sayfa 85 - Altın Kitaplar Yayınevi)Sis, Stephen King (Sayfa 85 - Altın Kitaplar Yayınevi)