·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Eylül 2024 16:46 Bu kitap ilk çıktığında çok merak ettiğim kitaplar arasındaydı. Uzunluğu ve kitabın bana verdiği havadan dolayı başlamaya açıkçası korkuyordum. Bu kadar uzun süre okumayıp beklettiğim için pişmanım şu an.
Kitabın kurgusu, işlenişi, karakterleri, içeriği her şeyi o kadar güzeldi ki gerçekten bayıldım. İnanılmaz akıcı bir anlatımı ve olay örgüsü var. Konusundan bahsedecek olursam eğer Jacob ismindeki 16 yaşındaki erkek karakterimizin dedesinin anlattığı masalları ve bu masalların aslında masaldan çok gerçekten yaşanmış olaylar olduğunu öğrenmesini okuyoruz. Dedesi onun yaşlarındayken Bayan Peregrine'in yurdunda kalmış. Daha sonrasında oradan ayrılmış ve ikinci dünya savaşına katılmış. Dedesinin anlattıklarının gerçek olduğunu öğrendikten ve kendisinin de tıpkı dedesi gibi (!) olduğunu anladıktan sonra olaylar iyice meraklandırıcı oluyor.
Bu yurtta kalan öğrencilerin hepsinin farklı özel güçleri var. Kimisi uçabiliyor, kimisi görünmez bir adam, kimisinin içindeyse arılar yaşıyor. Tabii peşlerindeki hortlaklar ve canavarlarla hikaye oldukça sürükleyici bir hale geliyor.
Gerçekten soluksuz okuduğum bir kitaptı. Anlatılan karakterlerin fotoğraflarla desteklenmesine de bayıldım. Ayrıca içindeki resimlerin hepsinin gerçek resimler olması, üzerlerinde çok az sayıda oynamalar yapılmış olması kitabı daha da ilgi çekici yapıyor bence. Resimlerin hepsi yazarın koleksiyoncu arkadaşları tarafından toplanmış. Kimisi bit pazarından, kimisi de antikacılardan almış.
Serinin devam kitaplarını da bir an önce toplayıp okumak için can atıyorum.