Küçük Kadınlarımızın tek tek hayallerini gerçekleştirmesi… Ne kadar üzücü ki sevgili Beth’imiz de hayalini gerçekleştirdi ve her zaman anne ve babasıyla kardeşleriyle küçük evlerinde kedileri ve bebekleriyle yaşadı. Amy yetenek ve deha arasındaki ince çizgiyi anlayıp kendi hamuruna uygun hedeflere imza attı. Meg zenginlik ve konforun sadece maddiyatta olmadığını anladı. Evlilik müessesesinin zorluklarına karşılık içinde bulundurduğu küçük aşkını her zaman canlı tuttu. Jo ise… canım Jo. Bir karakter ancak bu kadar ben olabilirdi sanırım. Çevresindeki herkes bir doğruyu gösterse bile Jo o doğruya ait olmadığını düşünüyordu. Teddy ile olan arkadaşlığını ileri boyuta taşımayı reddettiği için bir dönem pişmanlık duymuştu. Fakat sonrasında Teddy ile en fazla arkadaş olabileceğini anlamış ve hedefleri için çalışmaya devam etmişti en sonunda istediği gibi tanınmış bir yazar olmayı başardı. Hatta Alcott tatlı bir sürpriz yapıp gerçek aşkı Jo karakterine de tattırdı. Ama bence Jo hiç evlenmemeliydi. Ya da Teddy’nin Jo’ya olan aşkı basit bir gençlik dumanı olmamalıydı. Kitabın sonunu ben yazacak olsaydım Jo ve Teddy’i birlikte ya da Jo’yu tamamen bekar bırakırdım. Sonradan gelen Profesöre hiç ısınamadım maalesef…