Puan vermedi·159 syf.····Okunma: 18 Eylül 2024 20:36 “Acımayı öğrenmişti”kitabın son cümlesi.
Bu cümle beni maziye götürdü.Ali şeriatinin bir kitabını çevirirken bir sayfada Nietchze hakkında bir fikrini dile getiriyordu. Nietchze yıllarca acizliği zayıflığı kabul etmeyen birisi olduğunu zayıflara merhamet edilmemesi gerektiğini savunur. Fakat yük altında kalan ve sahibi tarafından kırbaçlanan atı görünce o kadar üzülür ki üzüntüden yataklara düşer ve ölür. Kitapta başmuallime Zehra karakteri için de “zaafa düşkünlüğe ve çirkinliğe acımıyor.” diye anlatılıyor. Ta ki kendisine babasının ölüm yatağında olduğu ve onu görmek istediği haberi alıp müdürünün telkin ve ısrarları üzerine babasını görmeye istanbula gider. Fakat babası ölmüştür. Ama babası tarafından kendisine bir sandık verilir. Sandıkta bir defter ve babasının yazdıkları anlatılır.
Defterde Mürşit efendi hayatını anlatıyor. Kendisi bir memur ve yaşadığı haksızlıkları, bürokrasideki çürümüşlüğü, sefaleti, yanlış kadınla evliliği çocuklarını ve karısını kendisine düşman eden kaynanayı ve cehennneme dönen hayatını anlatıyor. Ben Mürşit efendi kadar yalnız ve bedbaht bir adam daha tanımamıştım. Ona çok acıdım.