Puan vermedi·283 syf.····Okunma: 18 Eylül 2024 18:12 Yaşar Kemal • Binboğalar Efsanesi
Umudun, umutsuzluğun, pişmanlığın, açgözlülüğün, aşkın, hüznün ve çaresizliğin anlatıldığı bir Yaşar Kemal efsanesi...
Beş mayısı altı mayısa bağlayan gece Hızırla İlyas dünyanın bir yerinde buluşurlar. Onlar buluştukları an dünyadaki bütün yaşam durur, tekmil canlılar ölürler. Hemen sonra da daha gür, daha canlı, daha doğurgan dirilirler. İşte bu gece Hıdırellezdir. Bu gece Hızırla İlyasın el ele tutuştuğu anda yıldızlar gökte birleşir. Kim ki gökyüzünde yıldızların birleştiği görür, o an ne istese olur.
İşte bu önemli günde Karaçullu obası da kendi aralarında anlaşarak Hızır'dan yaylak ve kışlak isteyeceklerdir. Çünkü yaylaksız ve kışlaksız kalmışlardır. Ama insanoğlu bu tabi, istekleri bitmez. Hızır'dan kendi isteklerini istemeyi düşünürler.
Kitapta da yörüklerin çektiği sıkıntılar anlatılmakta, bir yer bulup yerleşmek ve bir avuç toprak sahibi olabilmek için ne gibi zorluklara maruz kaldıkları anlatılmaktadır. Hiçbir yere sığamazlar, sığdırmazlar. Gittikleri yerlerde çeşitli saldırılara maruz kalırlar durmadan ve yeniden yolculuk başlar onları için. Oradan oraya gidip durular.
Kitabı okurken yörüklerin bu çaresizliğini iliklerimize kadar hissetmekteyiz. İnsanların bir yere ait olmak istemesi, çırpınışları, çaresizliği... Okurken insanı epey üzünlendiren bir eserdi.
Kitabın adı neden Binboğalar Efsanesi diye soranlara ise efsaneye göre; Sevenlerin kavuşmasına izin vermeyenlere öfkelenen Toros Dağları, bin tane boğaya bürünüp Çukurova’nın üzerine yürümüştür. Binboğa Dağları diye Toroslar’dan bahsedilmektedir. İşte kitabımızın adı da buradan gelmektedir.
Yaşar Kemal; şiirsel, etkileyici anlatımıyla ve güzel betimlemeleriyle adeta Çukurova’da oradan oraya gezdiriyor okuyucuyu. İyi ki okudum dediğim eserleden biri oldu. Bu kitabı #heraybirşiirbirromanokuyoruz grubumuzla birlikte okuduk. Okumak isteyenlere keyifli okumalar