·282 syf.····Okunma: 12 Eylül 2024 20:48 Dikkat, ufak bir spoiler içermektedir. :)
*Aleksey Maksimoviç Petrov'un hayatındaki mütemadi hüzün ve sefaletin varlığı, "acı" anlamında gelen Gorki takma adını kullanmasının sebebi olmuştur.* Bu kitapta Gorki bizi öylesine yürek dağlayan bir çocukluğa götürüyor ki... Israrla okumak için yürek ister diyorum. Nitekim Gorki'nin hayatını az çok bilenler kitabın ne denli ağır olacağını tahmin edebilir. Şiddetin ve dayağın sıradanlaştığı hatta bu dayaktan çocukların da nasibini aldığı alt kesim Rus köylüsünün cehaletini, sevgisizliği, vahşeti, ölümleri ve bunlara rağmen yaşama çabasını usta bir soğukkanlılıkla sunar bize.
Gelelim kitabın konusuna.
Gorki, babasını 5 yaşında kaybedince annesi onu büyükannesi ve büyükbabasının yanına götürür. Elbette buraya gelen Gorki onu bekleyen sefaletten habersizdir. Akrabalarının birbirlerine çıkar için saldırmaları, miras için türlü tuzaklar kurması ve öz anne babalarına şiddet uygulaması işten bile değildir. Sürekli bu gibi olaylara maruz kalan Gorki'nin etrafındaki yegane şefkat ve iyiliği büyükannesi gösterir ona. Elbette büyükannesi bile onu "terbiye" amaçlı dayaklardan kurtaramaz ve şiddete şahit olmasını engelleyemez.
Zaman zaman arkadaşları olur Gorki'nin, ne yazık ki geçicidirler. Ruhuna dokunabilen birileri bulmuştur da, kötü yazgısı engel olmuştur kalmalarına işte.
Eğitimi de sancılı geçmiştir. Okuma yazmayı Zebur üzerinden, dedesinin yardımıyla öğrenir. Okula da yalnızca birkaç ay gidebilmiştir, orada da dışlanır ve alaya alınır. Maddi sıkıntılar yüzünden daha 8 yaşında çalışmaya başlar ve hayat bir kez daha Gorki'den yana sırt çevirir.
Ben okurken birçok kez yarıda bırakmak istedim, bu denli şiddetin tanığı olmak zordu. Yüreği kaldırabilenler okusun, keyifli okumalar...