İngiliz yazar Daniel Defoe'nin yazdığı dünya klasiklerinden birisidir. Aslında biz Robinson'u hep hayatta kalma ile ilişkilendirdik. İlk aklımızda canlanan imge ıssız bir ada olmuştur. Bir yetişkin gözüyle tekrar okuduğumda bundan daha fazlası olduğunu kesinlikle keşfettim.
Örneğin bir maceraperest ruhuyla başlayan ve bu arzusunun bedelini nihayetinde bir ıssız yere düşmekte bulan Robinson için olası senaryolardan birisiydi. Tek bunlarla sınırlı kalmayıp bu yaşam mücadelesi içerisinde yaşadığı psikolojik buhranlar, kendisiyle iç çatışmalar, Tanrısal düşünceler ve orada sahip olduklarını yitirme kaygıları gibi birçok duyguyu çok net bir şekilde hissettiriyor.
Kaderin cilvesidir ki bir süre sonra yollarının tesadüfen kesişeceği o esmer tenli insan (nam-ı değer Cuma) dostluğun ve bağlılığın ne kadar güzel olduğuna dair en güzel somut örneklerinden birisi.