Adı:
Robinson Crusoe
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053606741
Kitabın türü:
Çeviri:
Fadime Kahya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Daniel Defoe (1660-1731) Londra'da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatının ardından siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözü pek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin ardından, geç sayılabilecek bir yaşta onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Defoe bu ölümsüz eserinde, gemi kazası sonucu düştüğü ıssız bir adada hayatta kalma mücadelesi veren Robinson Crusoe'nun hikâyesini ustalıkla anlatır. İnsan doğasını çok iyi tanıyan yazar güçlü kalemi ve yalın üslubuyla insanlık tarihinin her döneminde, her okurun kendisinden bir şeyler bulabileceği bir kahraman yaratmayı başarır. Çeşitli konularda pek çok eser yazan Defoe, İngiliz romanının kurucularından sayılır.
Robinson için ne yazabilirim bilmiyorum. Kaç satır doldurabilirim ki. Adada mahsur kalan bir adam ve onu kurtarmak isteyen benden başka bir şey yok şimdi çocukluk hayallerimden aklımda kalanlarda...

Ben Robinsonu mahsur kaldığı adadan kurtaramadım. Umarım sen tüm hayallerini gerçekleştirirsin güzel yürekli çocuk.
Eserde Robinson'un bulunduğu geminin fırtına sebebiyle kayalara çarparak parçalanmasından sonra, kurtulan tek kişi olarak çıktığı ıssız bir adadaki hayatı anlatılmaktadır.
Bir insanın elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek yaşama tutunmasını; zorluklara karşı amansız mücadelesini anlatan harika bir serüven romanı.
Eserde Robinson'un bulunduğu geminin fırtına sebebiyle yön kaybedip parçalanmasından sonra, kurtulan tek kişi olarak ıssız bir adadaki 28 yıllık hayatı anlatılmaktadır.
Ada'da ilk günlerindeki korku, zaman ilerledikçe yerini yaşamının sevincine bırakır. Sürekli çalışır Robinson. Çitlerle çevirdiği keçi sürüsü, şatosu ve kendisine arkadaşlık eden köpeği ve papağanı olur. Bu yalnızlık süresince zamanının çoğunu iş yapmakla, bunun yanı sıra kutsal kitabı okumakla sürdürür. Hakikatleri derinlemesine düşünmeye başlar; hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, kötü şeylerde bile iyiyi bulabileceğimizi, yazgının elimizde olmamakla birlikte, buna asla karşı koyamayacağımızı, ama çalışarak, azm ederek bunun üstesinden gelinebileceğini hatırlatır bizlere Robinson. Sayfaları çevirirken şunu çok düşündüm: 'İnsan yalnızken kendisini bulup, hakikatlere daha yakından bakabiliyormuş' yalnız geçen 24 yıl sonunda insan yiyen yamyamların adaya ayak basmasıyla Robinson korkmaya başlar ve binbir güçlükle önlem almaya başlar. -daha öncesinden bir ayak iziyle ortaya çıkan kuşku gerçek olur.- insan yiyicilerin elinden kurtardığı "Cuma" onun adadaki geri kalan zamanında dostu (uşağı) olacak, yeni maceralara ve korkulara birlikte göğüs gereceklerdir.
Robinson Crusoe bir romandan, bir serüvenden daha fazlası...
Kitabı okuma amacım Ali şeriati'nin bi eserinde avrupalının yaptığı sömürgeciliği meşrulaştırmak adına olduğu eleştirisiyle başladı . Robinson abiyi iyi bilirdim ama bizim Robinson aslında pekte iyi değilmiş .Bize birşeyler ima ediyor .İnternette birkaç makale de okuyunca kitabı okumak artık farz oldu . Kapitalizmi savunan bir yapıt olması ilginç . Siyah adam yamyamdır, eğitilmesi gerekir ve biz avrupalı (sözde medeni toplum) siyahilerin medenileştirdik . Daniel Defoe, bu efendi-köle ilişkisinin öylesine mantıki sebeplere dayandırarak anlatır ki, okurken hiç de insanlık dışı olduğunu düşünmeyiz bile.
Birçok yazar hasır altından birşeyler anlatır. Daniel de bunu anlatmış...
Okuyup bu düşünceye sahip olmaya da bilirsiniz . ben bu duşunceyle okudum . ama eserin yazıldığı dönem bununla paralelik gösterir. Gene de anlamak istediğiniz size kalmış. Çünkü bazı duyumlarıma göre raskolnikov da baltayla ev sahibine değil sisteme saldırmıştı. Kafka böceğe dönüşmeside öylesine bi mutasyon bişey değil .fikri manada insanın kendine yabancılaşmasını anlatıyordu..
90lı yıllarda kitaplara aşık olmamı sağlayan roman ...nasıl olur da eklemeyi unuturum..
Hatırlıyorum o zamanları ortaokuldaydım ve bu kitap sayesinde deli gb okumaya başlamıştım.ders çalışmayı bırakıp kitap okuyordum..sonuç mu? Okulun en çok kitap okuyan öğrencisi olduğuma dair bir belge aldım ve takdir alan öğrenci tesekkur aldı :)
Ben bu kitabı okurken diğer kitaplardan daha çok aklımda canlandı.Açıkçası kendimi Robinson'un yerinde hissediyordum.Özellikle yamyalar kısmı harikaydı.Hikayede çok güzel şeyler vardı.Her kaçışında sanki ben kaçıyordum.Kalbim atıyordu.Hayatım boyunca unutamayacağım kitaplardan biri.Ellerim titriyordu.Hatta 15 tatilde azar azar okuyordum.15 tatilin son gününde okula bir gün varken bir okumaya başladım.Saat 1'de bitti ve bitmesini hiç istemedim.Çok güzel bir kitaptı.Şu an İngilizce'sini okuyorum.
Bu kitapta zorlu yaşam tarzlarını anlatıyor.kendi kendine nasıl koruna bileceğini anlatıyor.Öncelikle Robinson bir adaya düşer.adada yaşamaya mecbur kalır.Zamanla adanın zor şartlarında ustalaşır.O adada 30 yıla yakın yaşar.Sonunda adadan bir şekilde gider.Benim bu kitaptan çıkardığım bir derste şöyleydi;
Her zaman rahatlığa alışıpta diğer insanları unutmamak.Bu kitap bizi doğruya sürüklediği ve çokkkkk güzelde olduğu için tavsiye ederim.Hayatın tadı çok güzeldir,ölüme doğru pislenir.
Kapitalizmi (batının sömürgeciliğini) çok güzel anlatan bir roman
adaya düşmeden önce dindar değilken orda dindar olması dara düşünce aklınıza din ve tanrının geldğini gösterir . dara düşmeye gerek kalmadan tanrının her zaman bızımle oldugumuzu unutmamak lazım

cumaya öğrettiği ilk kelime master (efendi) olması romanın ana fikrini gayet hoş bir şekilde özetliyor ...

beğendiğim gönderiler
#25299030

#25298971


iyi okumalar =))
İnsan ne olursa olsun hayattan kopmaması gerektiğini, elindeki imkanları değerlendirerek yaşama sımsıkı sarılması gerektiği ilkesini en iyi anlatan bir kitap. Sürükleyici ve yalın bir anlatıma sahip bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Lisebirden sonra bu kitabı ikinci okuyuşum.Hatırlıyorum ilk okuduğumda uzun süre Robınson'un ada hayatını düşlemiştim.Kurğusu,konusu ilğimi çok fazla çekmişti.Robınson'un dik kafalılığı ailesine rağmen hayallerinin peşinden ğitmesi bir lise erğeni için ozamanlar çok değerliydi.Şimdi kitabı tekrar okuyunca daha farklı yönleri dikkatimi çekti.
Dini yönü;Robınson adaya düştükden sonra tanrıya,bir yaradana olan muhtaçlığı kanıksaması.
Psikolojik yönü;yalnızlığın ve çaresizliğin insanı nasıl küçülttüğü.
Siyasi yönü;Robinson'un adada keçileriyle,papağanıyla,köpeğiyle kendi anayasasıyla komünist bir yönetim biçimini oluşturması.
Sosyolojik yönü;ne olursa olsun bir insanın başka bir insanın arkadaşlığına muhtaç olması.Bunu da Robınson Cuma da bulmuştu.Kölesi olan,sırf sahibi istediği için sahibi için inğilizceyi öğrenen silah denen metel cellattan korkan Cumada.
Sonunda bitirdim kitabı.O kadar dersimin arasında bu kitabı okudum yaa çok şükür buna.

Ben her bir okura tavsiye ediyom bu kitabı.Çok güzel bir kitab gereçekten.Okurken hiç sıkılmıyıcaksınız.Ben hiç sıkılmadı.Heyecanla okudum.

Yazarın diğer kitaplarınıda okumak isterim ama ben yazar hakkında yani diğer kitabları hakkında öyle bir şey duydumki okumamağı karar aldım.Duyduğum kadarıyla daha doğrusu okudum kadarıyla yazarın diğer kitaplarında guya insanları ahlaksızlığa sürüklüyormuş.Bu yüzden onu haps etmişler.
Denize ve maceraya çok meraklı olan Robinson, anne babasının her türlü engeline rağmen denize açılır. Denize açılınca terslikler peşini bırakmaz. Daha sonra bindiği bir gemi fırtınaya dayanamayarak denize gömülür ve Robinson yıllarca kalacağı adaya gelir. Adayı yaşam için en iyi şartlara getirmek için çalışır ve daha sonra vahşilerden kurtardığı esirle beraber maceraları devam eder.
Bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplardan birisidir. Macera kitaplarını ve deniz serüveni kitaplarına ayrı ilgi duymama neden olan (tabi Moby Dick ile birlikte) kitaptır aynı zamanda. İki kez okudum uzun versiyonunu ve birkaç kez daha okumaktan hiç sıkılmayacağım :)
Bana insanlar arasında özgürce dolaşmaktan ve dünyanın bütün zevklerini tatmaktansa, yalnız olmakla bile daha mutlu olabileceğimi gösterdiği için Tanrı'ya alçakgönüllü bir şekilde ve bütün kalbimle teşekkür ettim.
Daniel Defoe
Sayfa 139 - Akvaryum Yayınevi, 2011.
İnsan yaşamı, yazgının ne garip bir cilvesidir! Koşullar değişince, değişik duygular çıkıyor! Bugün sevdiğimizden ertesi gün nefret ediyor, bugün aradığımızdan, ertesi gün kaçıyor, bugün istediğimizden ertesi gün korkuyoruz!
Daniel Defoe
Sayfa 190 - Akvaryum Yayınevi
En kötü durumlarda bile, insanın şükredecek şeyleri vardır ve bazen kurtuluş, umduğundan daha yakındır. Hatta ölüme gittiği sanılan yol, kurtuluşuna giden yolun ta kendisi bile olabilir.
Daniel Defoe
Sayfa 298 - Akvaryum Yayınevi
İnsanlar kendilerini daha iyi durumdakilerle karşılaştırarak sızlanıp yakınacaklarına, daha kötü durumda olanlara bakarak şükretselerdi, yaşamda pek az üzüntü kalırdı.
Daniel Defoe
Sayfa 202 - Akvaryum Yayınevi
Bugün sevdiğimizden yarın nefret ediyoruz; bugün peşinden koştuğumuzdan yarın köşe bucak kaçıyoruz; bugün arzuladığımızdan yarın korkuyor, hatta düşüncesi karşısında bile tir tir titriyoruz.
Daniel Defoe
Sayfa 171 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Robinson Crusoe
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053606741
Kitabın türü:
Çeviri:
Fadime Kahya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Daniel Defoe (1660-1731) Londra'da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatının ardından siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözü pek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin ardından, geç sayılabilecek bir yaşta onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Defoe bu ölümsüz eserinde, gemi kazası sonucu düştüğü ıssız bir adada hayatta kalma mücadelesi veren Robinson Crusoe'nun hikâyesini ustalıkla anlatır. İnsan doğasını çok iyi tanıyan yazar güçlü kalemi ve yalın üslubuyla insanlık tarihinin her döneminde, her okurun kendisinden bir şeyler bulabileceği bir kahraman yaratmayı başarır. Çeşitli konularda pek çok eser yazan Defoe, İngiliz romanının kurucularından sayılır.

Kitabı okuyanlar 3.996 okur

  • Selvihan Aksay
  • Burak KARADAĞ
  • Aygun Serifzade
  • Ö...
  • psy naz
  • Ayça Benli
  • Çağrı Beyceoğlu
  • Güngör Mert
  • Oğuz Can Dedeoğlu
  • Öznur Pistil

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%7.2
18-24 Yaş
%26.4
25-34 Yaş
%28.5
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%9.9
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.8
Erkek
%43.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (220)
9
%21 (185)
8
%24.1 (212)
7
%14.3 (126)
6
%4.8 (42)
5
%2.2 (19)
4
%1.8 (16)
3
%0.3 (3)
2
%0.5 (4)
1
%0.6 (5)

Kitabın sıralamaları