Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 20 Eylül 2024 21:50 Bu kitabın bana hitap edildiği yaşlarda olmadığım için biraz üzgünüm. Lise yıllarımda mesela. Kitabı az önce bitirdim. Kitabın sonunda yalnızlığın mavi beyinlere hiç iyi gelmediğinden bahsediliyor da liseli kendime üzüldüm bir kez daha. Her neyse
Kitap gençlik çağındaki insanlara hitaben yazılmış. Günümüzde gençlerin kötüye yönlendirilmesi daha kolayken onlara iyiyi anlatıp iyiye yönlendirmek üzerine takdir edilesi bir çaba. Gerçekten herkesin okumasını tavsiye edeceğim bir kitap. Mavi beyinliysen de oku mavi beyin yetiştiriyorsan da oku.
Mavi beyin diyip duruyorsun da bu ne demek derseniz de "MAVİ" yazarımızın bulduğu bir hitap kelimesi. Çoğumuzun duymuş olduğu "büluğ" kelimesinin ingilizce blue(mavi)'yi çağrıştırması ama aslında arapça blğ kökünden gelen " ulaşmak, yetişmek" anlamına gelen bu kelimelerden türemiş bir hitap.
Serkan hocam yine bir sürü bilgiyi aşırı eğlenceli bir şekilde öğrettiği bir kitap yazmış ben de keyifle okudum. Bir gün kendisinin dersine, bir eğitimine katılmayı çok isterdim. Öğrencisi olmak çok keyifli olsa gerek. Bilmeyenler için kendisi hacettepe'de sinirbilim çalışan bir akademisyendir.
Büluğ devrim yapmayı amaçlayan kendi deyimiyle gençleri yoldan çıkarmayı amaçlayan bir kitaptır. Kitapta eğitimin problemlerinden, ebeveynlerin mavi beyinlere nasıl yaklaşması gerektiğinden falan bahsediliyor. Hatta aşırı beğendiğim bir yöntemi anlatayım kitapta geçen:
Yöntemin temeli anne-babayla açık iletişimde olmayı sağlamak üzerine. Olan biteni saklama eğiliminde olan maviler için taktik şöyle. Ailecek kullanılan ortak bir alana bir kutu koyuluyor ve bizim sevgili ergenimiz bu kutuya sesli dile getirmekte zorlandığı ama içten içe ailesinin bilmesi gerektiğini düşündüğü şeyleri not yazıp atıyor. Sıklıkla kutuyu kontrol eden ebeveynler de çocuğunun hayatında olan bitenden haberdar oluyor ve sadece gerektiğinde müdahale ediyor.
Bunu geleceğim için bir kenara not ettim. Olur da bir gün bir mavi yetiştirirsem kullanacağım.