·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Eylül 2024 08:25 POSTANE GÜNLÜKLERİ-VIGDIS HJORTH,167 sayfa
🫎 Norveç edebiyatının güçlü kalemlerinden olan Vigdis Hjorth’un “Miras” romanından sonra okuduğum ikinci kitabı.Her ne kadar Miras kadar sürükleyici olmasa da yazar günümüz insanının bulunduğu ortama yalnızlaşmasını ve yabancılaşmasını çok güzel yansıtmış kitaba.Norveç kültürünü yansıtan kitapta masa başında ömrünü tüketen,yaşamları rutine dönüşen,düş kırıklıkları ve hayat kaygısı taşıyan insanların,daha doğrusu iletişim uzmanı eski gazeteci Ellinor’un hayatını okuyoruz.
Ellinor hayattan elini ayağını çekmiş,günlük tekrarlarından başka yaşamdan fazla beklentisi kalmamış bir kadın.Daha doğrusu yaşam enerjisini kaybetmiş bir kadın.Kendi kelimelerine,ailesine,sevgilisine,yaşadığı dünyaya bile yabancı kalmış.Herkes onu severken görünürde mutsuz olmak için bir sebebi yok ama o hissettiği duygunun mutsuzluk olduğunun bile farkında değil.Peki bu dünyayı yıkmak,daha mutlu bir dünya yapmak mümkün mü?
Her şey indüksiyonlu yeni ocağında kullanılmayan bazı tencerelerini bodruma kaldırırken 2000 yılından kalma günlüğünü bulmasıyla başlar.O dönemde yazdıklarını okuduğunda büyük bir şaşkınlık yaşar ve bir zaman kendisine gelemez.Bunun üstüne birde iş ortağı Dag’in işten ayrılışı ve bir kaç gün sonra diğer ortağı Rolf’un Dag’in intihar ettiğini bildirmesiyle işler çığrından çıkar.
Bu karmaşanın üstüne bir de Posta İşçileri Sendikasının,AB tarafından dayatılan posta reformuna karşı yürütecekleri kampanyayı üstlenirler ve sonra olaylar gelişmeye başlar.Ezberledikleri ,bilindik yöntemlerle bir iletişim kampanyası başlatırlar ama kampanya ilerledikçe ne kadar çok şey bilmediklerini keşfederler.
Gerçek insanların gerçek hayatlarını dinledikçe özellikle Ellinor ,kendine gelmeye,kendi hayatını da değiştirebileceğine inanır.Büyük bir kampanya ile posta çalışanlarının iş hayatında bir reform değişikliğinin yapılması için var güçleriyle çalışmaya başlarlar.Bu çalışmaların amacına ulaşıp ulaşmadığını,Ellinor’un hayatında ne gibi değişiklikler yaptığını veya yapabileceğini kitap sonunda okuyoruz.
“İnsan tutkularını gerçekleştirmediğinde ne tür bir utanç duyuyordu acaba?”
Yazarla tanışmak için önce Miras kitabının okunmasını öneririm.