·64 syf.····Okunma: 22 Eylül 2024 00:00 Korkudan Yapılmış Hayatlar
İnsan bazen hayatı yaşamaz; ondan saklanır.
Anton Chekhov’un bu üçlemesinde karşımıza çıkan şey tam da budur: korku, alışkanlık ve küçük mutlulukların içine sığınmış hayatlar.
“Belki de bu ürkekliğini, şimdiki zamana karşı olan bu nefretini haklı göstermek için olacak, hep geçmişi, hiç olmamış şeyleri överdi.”
Çehov’un dünyasında insanlar çoğu zaman gerçeğin kendisinden değil, gerçekle yüzleşmekten korkarlar. Bu yüzden kendilerine kılıflar, hayaller ve küçük güvenli dünyalar kurarlar.
“Güzellik mi aşkı doğurur, aşk mı güzelliği?”
Belki de Çehov’un sorduğu asıl soru budur:
İnsan gerçekten sevdiği için mi bağlanır, yoksa hayatın içindeki boşlukları doldurmak için mi?
Ama kitabın en sarsıcı düşüncesi şudur:
“Halinden memnun ve mutlu her kişinin kapısında eli tokmaklı bir adam durmalı ve sürekli vuruşlarla ona, bu dünyada mutsuzlukların da olduğunu hatırlatmalı.”
Çünkü mutluluk çoğu zaman insanı başkalarının acısına karşı sağırlaştırır.
Çehov’un hikâyeleri bağırmaz; sessizce konuşur.
Ama o sessizliğin içinde insan, hayatın en rahatsız edici gerçeğiyle karşılaşır:
İnsan bazen korkularından, bazen de küçük mutluluklarından dolayı hayatı ıskalar.