Gönderi

Puan vermedi·516 syf.··
2024 26. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2024 20:02
Okumam epey uzun sürdü ama bunun sebebi kısmen reading slump, kısmen de yaşananları sindirememek olabilir. Ne yaşandı ki sindiremedin diyecek olursanız, aslında 500 sayfalık değil yaşananlar. Bunu beni slumpa sokacağını anladığımda da kendi kendime söylemiştim; 200. sayfadayım ama şimdiye kadar olanları ben olsam 80 sayfada anlatırdım, diye. Sindiremememin sebebi Emma'nın genç kalp ritimlerini kendiminkilere eşlemeye çalışmaktı. Emma neye burnunu soktuysa o şeyin doğal akışı bozuluyor ve işler onun tahmin edemeyeceği şekilde oluyor hep. O da fikirlerinin değişimini gözardı ederek olayla alakasız tavırlar takınıyor. Kendini olduğundan olgun kabul etmesinin ve Harriet'e akıl hocalığı yapma hevesinin sonucu sanki. Tüm süreç boyunca Emma'da kendime benzetebileceğim şeyler gördüm ama o tamamen benim romantik tarafımdı. Rasyonel tarafım da hikayenin başından beri Emma'nın yanında olan Mr. Knightley'in bağırdığı doğrulara denk geliyor. Paylaştığım alıntılardan görebileceğiniz üzere ben hep Mr. Knightley'in tarafındaydım. Bu kitabı üçüncüye okumaya çalıştım (sonunda başardım) ve ilkinde şöyle bir şey not düşmüşüm "elimde olsa knightley'i bi kaşık suda boğarım çok gıcık konuşuyo". Böyle de olgunlaşır işte insanlar. Ayrıca Emma ve Mr. Knightley çatışması bariz sağduyu vurgusunu daha da netleştiriyor. Başlarda hele sürekli sağduyu diye sayıklanmış. Bir fayton bile sayfalarca konuşulunca cidden çok baydı. (SPOILER) Emma aşk para ve serveti arzulamıyor çünkü zaten bunların arasında büyümüş, Harriet'in ise tek amacı bunlara ulaşmak gibi lanse edilmiş. Emma onun bu yönünü saçma bulup onu kendisine değer vermeye yönlendiriyor ve sonra onu kendisine benzetiyor iyice. Bundan da son 100 sayfada yoğun bir pişmanlık duyuyor. Öyle ki Mr. Knightley'in onu tercih etmesi için içten içe duyduğu hasetlik onun yaptığı her şeyden pişmanlık duymasına sebep oluyor.Açıkçası zaten gerçek arkadaş olsalardı Emma ona bir erkek için (üzülerek o erkek Mr. Knightley olsa bile demek zorundayım) çirkin duygular beslemezdi. Kendisi de öncesinde çok kararsızdı, Frank Churchill'in ilgisi hoşuna gitti ama evlenmemekte kararlıydı. Sonra yine değişiverdi. EN sona geldiğimizde gördük ki Emma en başından beri hiçbir şeye dokunmasaymış 100 sayfada seven sevdiğine kavuşurmuş. Fakat bu bir evlilik kurumu eleştirisi olduğundan 500 sayfaya yayılması epey mantıklı. Sonunda da üzülen hiçbir çiftin olmaması yeterince tatmin edici. Affınıza sığınarak biraz Mr. Knightley övgüsüne geçeceğim. Adam ya adam... Hikayenin başından beri Emma'ya gerektiği yerlerde müdahele etti ve hiçbir zaman yanlış anlaşılmaya ortam hazırlayacak bir harekette bulunmadı. Çünkü Emma'yı o kadar iyi tanıyordu ki hareketlerinin onda uyandıracağı hisse göre hareket etmeyi kendine uygun gördü. Onu sevdiğini söylemekte bile gecikmedi bana kalırsa. Etrafındaki akıl karıştıran erkeklerin uzaklaşmasını bekledi. Konuştuğu çoğu kelimede bence Emma ona hak verdi ama 16 yaşındaki küçük asi kızı oynaması ona Austen tarafından emredildiği için ona katılmadı. Mr. Knightley'e ruhen bir aşk ve hayranlık duyduğumu itiraf etmeden bu incelemeyi tamamlayamam.
EmmaJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
·
72 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.