Bir savaş kahramanı düşün; cesur, onurlu ve halkının gözünde bir idol.
Ama bir gün karşısına çıkan üç tuhaf kadın, ona beklemediği bir kehanette bulunuyor.
O ana kadar kontrol altında tuttuğu güç hırsı, bir anda fitili ateşlenmiş bir bomba gibi patlıyor.
İçindeki karanlık dürtüler, yavaş yavaş yüzeye çıkmaya başlıyor.
Bu dürtülerle ilk başta mücadele ediyor gibi görünse de, zafer ve iktidar arzusu yavaşça ruhunu ele geçiriyor.
Vicdanının fısıltısı giderek zayıflarken, içindeki karanlık sesler yükselmeye başlıyor.
Sadece kendisine değil, çevresindeki herkese de zarar vermeye hazır hale geliyor.
Ve bir kez bu karanlık yola adım attığında, geri dönüş olmadığını fark ediyor.
Her hareketiyle daha derine, daha tehlikeli bir girdaba çekiliyor.
Bu yolculuk, insanın kendisiyle olan savaşının ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor.
İktidar, hırs ve ihaneti merkezine alan, karanlık bir trajedi.