·118 syf.····Okunma: 23 Eylül 2024 14:35 #Okudum
#KitapYorum
#Mühür
#LeylaİstÖzdemir
#DLSYayınları
#Roman
#117Sayfa
#Papatyakitaplığı
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere DLS Yayınlarından çıkan, Leyla İst. Özdemir'e ait olan "MÜHÜR" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım.
Son zamanlarda okuduğum en güzel aşk romanlarından biri. Herkes kendi hayatından bir parça alıp sol yanına mühürleyebilir çoğu duyguyu. Yarım kalmış insanın içinde yarattığı kocaman boşluğu belki yaşamışsınızdır. O cam kesiği ağrı daima durur. İçli, hisleri derin insanlar zamanın genişliğine, darlığına, imkânsızlığına aldırış etmeden hem de!.. İçinizde biriken, git gide çoğalan, kanayan, bir türlü kabuk bağlamayan, sonuçsuz kalmış aşklar ve ona eşlik eden acınası yalnızlıklar. Ne tarafa dönseniz sevgilinin hayali, belki bir deniz kenarı, belki bir odanın cam kenarı, bir çınar ağacının gölgesi, bir sokağın başı, hep gittiğiniz aynaları maviye çalan o kafe, belki yorgun bakışlı başını okşadığınız masum bir kedi, yanınızdan geçen birinin yasemin kokulu parfümü, duyduğunuz eski bir şarkı, dans ettiğiniz o melodi, içtiğiniz son kadehteki kırmızı şarap, dokunduğunuz fincan, hep solundan yürüdüğünüz o arnavut kaldırımı, yediğiniz pizzanın uzayan kaşarı, gamzelerine gömüldüğünüz o içten gülüş, sarındığınız battaniye... Daha niceleri. Hatırladınız değil mi? Çünkü unutmadık. Unutamadık.
Mühür de bu duyguların hakimiyetinde yarım kalmış aşkları anlatıyor. İçinde neler yok ki!.. Zaman zaman hüznün sisli perdesinde kalıp, güneşin ilk ışıklarıyla hayata dönen Arzu'nun, Eylül'ün, Mehmet'in ve Mert'in hikâyesini okuyorsunuz. Yetimhanede büyüyen, sonrasında birlikte hayat kuran Arzu ve Eylül'ün yaşadıklarına tanık olacağınız bu öykü sizi belki gençlik yıllarınıza geri götürecek. O hisleri bir albümün sararmış fotoğraflarında bulabilirsiniz. Belki geçtiğiniz o sahil yolunda banka oturan iki aşığı seyre dalarken... Artık orası size kalmış. Bu hikâye imkânsızlığın hikâyesi. Bitmemiş, nihayete ermemiş aşkların öyküsü. Aşkın çepeçevre sardığı hayatlarda ölümün ağır kokusunu hissedeceğiniz, kahrolup kadere isyan edeceğiniz yaşamların bozguna uğrayan duyguların savruluşunu, can cana arkadaşlığın aslında kardeşlik bağıyla bağlı olduğunu, sevdalı olan kardeşin ölümüyle gelişen sürpriz ilişkilerin tanıklığında satırları su gibi içeceğiniz bu romanda göz yaşlarınızı tutamayacağınızı düşünüyorum. Velhasılı kelam "MÜHÜR" sizin duygularınızı size mühürlüyor. Bu deneyimi tatmalısınız derim...
Karşılıksız olan bütün duygular acı vermeye mahkûmdu. Sevgi tek taraflı olmazdı, olamazdı. Aşk her zaman değerini bilen, değer gördüğünü bildiğin yerde güzel olacaktı. Aşk kalbimizi ruhumuzu emen; bizi tüketen zindandaymışsın gibi hissettirenle değil de yaşama sevincinin sana geldiğini hissettiğinle güzeldi. (Say. 78)
Ağlarken birinin bizi görmesini istemeyiz. Güçsüz görünmek istemediğinizdendir belki, belki de utanırız. Aslında ağlamak ne güçsüz oluşumuzdan ne zayıf oluşumuzdandır. insan istediği gibi ağlayabilmeli, ağlamak içimize attığımız onca hislerin dışa vurumudur. Bu yüzden ağlamaktan kaçınmayalım ki rahatlayabilelim.