Psikolojik romanlar okumayı sevmeyen biri olarak ön yargıyla başladığım bir kitap.
Ana karakter ile birlikte bizi bir yolculuğa çıkarıyor yazar. Geçmişimiz tarafından şartlandırılmış alışkanlıklara nasıl hapsolduğumuzu fark ediyoruz okurken.
Egomuzun davranışlarımızı nasıl yönlendirdiğini olaylar zinciri içinde örnekliyor. Başımıza gelen her olayda sorunu başkasında aramanın verdiği ferahlığı gösteriyor.
Bunca yıldır içimize kazınmış yanlış alışkanlıkları , refleks inançları fark etmemizi sağlıyor.
Gerçekten bunlardan kurtulmamız mümkün mü?
Hayatım gerçekten düşüncelerimin bir yansıması mı?
Düşüncelerim değişince hayatımın gidişatı değişebilir mi?
Korkularımı bertaraf edebilir miyim?
Korkularımdan kurtulursam dünyayı ilk defa gören bir çocuk gibi hayata yepyeni bir gözle bakabilir miyim?
Otomatik inançlarım beni bugüne kadar uçuruma mı sürükledi?
.....gibi pek çok soruya cevap arayan bir yolculuk hikayesi.
Evet egomuzun silahı çok güçlü.
Mutsuzum çünkü....diye başlayan binlerce cümle kurabilecek hayatlara sahip yaşıyoruz. Ama sorunu başkasında aramanın konfor alanından çıkar çıkmaz kendimizle yüzleşebilir ve istersek gerçekten kurban rolünden çıkıp, varsayımlardan , yargılamalardan uzaklaşıp daha huzurlu yaşayabiliriz.
Hayattaki olayları değiştiremiyor olabiliriz ama hayata bakışımızı değiştirebilir ve öfkenin esiri olmaktan sıyrılıp sakin bir ruhla elimizdekilerin farkına , en önemlisi kendi değerimizin farkına varabiliriz.
Tercih bize ait.
Değişim dünyasına hazır olan herkese keyifli okumalar.
(Kitabı bitirmemi sağlamak için verdiği motivasyon için Zeynep B. e teşekkürler)