En sevdiğim , şiiri bana sevdiren ve göz bebeğim olan yazarın kaleminden okuduğum bir şaheser daha.. :))
Nurullah Genç her incelemem de söylüyorum tekrar söyleyeyim hayran olduğum bir şahsiyettir kendisi..
Nurullah Genç Hocamızın önceki eserlerini de okumuştum.
Gerçekten kalemi benim ruhsal durumuma ve edebî heybeme çok hitap ediyor..
Yağmur eserinde yine Nurullah Genç 'in tasavvufi dili ve süslü anlatımı gözler önüne serilmiş..
Her dizesi ayrı bir anlam taşıyor..
Hele ki Nurullah Genç'in kelime ve lügat genişliği gerçekten beni çok etkiliyor..
Anlamını bilmediğim kelimeler vardı ve hepsini araştırarak şiiri öyle okudum.
Taşlar yerine oturunca daha bi anlam farklılığı oluyor..
Bir sürü Duygu zelzelesi var Eserde..
Bunu yüreğinizin ta iç kısmından hissediyorsunuz okuyunca..
Dini tavır takınıp ilahi sevgiliye giden yol..
Eserde geçen bir dizeye değinmek istiyorum:
"O Mücellâ çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım."
_ Mücellâ burda parlak, cilalı, nurlu anlamında kullanılmış..
Ve o parlak nurlu çehrenin ebedi izleyeni olmak..
Bu dizeye karşı fazla bi hassasiyetim oldu..
Eserde geçen ve çok beğendiğim bir kaç alıntıya da yer vermek istiyorum..
"Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların"
"Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü."
"Bâtılı yıkamak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım"
"Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım..."
Mutlaka her şiir seven okurların en azından bir Nurullah Genç eseri okumasını şiddetle tavsiye ederim..