·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Eylül 2024 12:41 Son dönemi çok güzel özetleyen bu akıcı, sürükleyici ve faydalı kitabı şu alıntıyla çok iyi özetlemiş oluruz herhalde:
"İslamcıların II. Abdülhamid'i kutsaması akla ziyan bir durumdur.
Bunun kaynağı, çok iyi bir şair ama çok kötü bir ideolog olan merhum Necip Fazıl'dır.
Necip Fazıl'ın her zaman duyguları aklının önünde olmuştur.
Bütün hayatı reaksiyonlar üzerine bina edilmiş Necip Fazıl, Kemalizme karşı adeta Hamidizm diyebileceğimiz bir ideolojinin mucididir.
Onun devamında son derece zeki ama bir o kadar da savruk olan merhum Kadir Mısıroğlu özellikle Milli Görüş çevrelerinin tarih şûrunu oluşturan kişi olmuştur.
Adı geçen iki şahsa "üstad" olarak hitap eden bu camia, araştırmalara ve okumalarına dayanarak değil bu iki zatın beyanlarına dayanarak Türkiye'de bir Abdülhamid kült'ü oluşturmuşlardır."
(Sayfa 203)
Kitap benim çocukluğumdan beri savunduğum ilke ve tezleri savunuyor.
Ve kendini dindar olarak tanımlayan ama kim Atatürk ve İslam karşıtı gibi gösterilirse ona tapınan kesimlere hitap eden bir kitap.
Benim açımdan kitabın ve yazarın eleştirilecek yönü ise yazar, tapınmaya, kutsallaştırmaya karşı değil ama Atatürk ve Abdülhamid gibi vasatın da altındaki zorbaların kutsallaştırılmasına karşı.
Yoksa, örneğin "Hz. Muhammed, Said'i Nursi benzeri 'kutsal' şahsiyetler elbette kutsallaştırılabilir!"
Oysa şu kesindir ki, tapınılan bütün şahsiyetlerin Abdülhamid ve M. Kemal'den bir farkı yoktur.
Bütün tapınmaların temeli de insanın acizliği, çaresizliği, cehaleti, korkuları, açlığı ve yoksulluğuna dayanır.
Okuyarak kalın.