''''Gün gelip de eski Milli Eğitim bakanı ve Ali Suavi ve Dönemi adlı doktora tezini numune gösterdiğim akademisyen Hüseyin Çelik'in üzerinden silindir gibi geçmek isteyeceğim aklıma gelmezdi. Sn. Çelik maalesef bu eserde ilim ahlakını biraz ıskalamış. Hüseyin Çelik Bey'in Tayyip Erdoğan ile bir derdi varsa dürüstçe hareket etmeli,laf cambazlığı yapmamalı. Tayyip Bey, Çelik'i görevde tutarken iyiydi de sonradan mı Abdülhamid'e benzedi oysa Tayyip Bey, hep Abdülhamid'i örnek alıyordu.İkbalde yazamadığını idbarda yazmak ayıptır. Çelik, herkesi eleştiriyor ama sıra Said-i Nursi'ye gelince gassalın elindeki meyyit gibi oluyor. Kusura bakmasın, Said-i Nursi için yazdığı "İttihat ve Terakki dönemindeki baskıcı, komitacı uygulamalara sertçe muhalefet etmiş" ifadesi doğru değildir, aksine yalakalık etmiştir. İttihat ve Terakki'yi böyle diyerek harcamaya çalışmak, Bediüzzaman dediği Said-i Nursi'yi de tebcile çalışmak basit bir mürîd ve mutî' tavrıdır. Said-i Nursî, İTC'ye tam bağlılık ile kelleyi kurtarmış biridir. Abdülhamid'in Said-i Nursi'yi tımarhaneye yatırdığı iddiasına gelince, eskiden beri dillendirilen bu iddia bir an için doğru ise helal olsun, aşk olsun Abdülhamid'e. Büyük adammış, "mistik hezeyan" sahibini gözünden tanımış. Malum, İsmet Özel de bir kardinali gözünden tanımıştı. Hüseyin Çelik çok ayıp ediyor, kendisine yakışmıyor, İslamcılığın ne olduğunu; (kimlerin İslamcı olduğunu yazdığı 'Ali Suavi ve Dönemi' kitabına göre de) çok iyi bilmesine rağmen sırf sonradan nükseden Erdoğan alerjisi sebebiyle "Siyasal İslamcı" sakızı çiğnemeye başlamış. Yazık! Kitapta Abdülhamid hakkındaki tespitlerin çoğu doğru iken araya birçok maddî bilgi ve tespit hatası serpiştirmiş, alakasız mukayeseler ve benzetmeler yapmış.
//ESKİ MİLLİ EĞITIM BAKANI VE AKADEMİSYEN HÜSEYİN